Başkan Tamer Mandalinci Yakaköy’ü gezdi; muhtarı dinledi, esnafla konuştu, kahveye uğradı, Türkmen mevkiinde inceleme yaptı. Fotoğraflar güzel… Ama belediyenin açıklamasında Yakaköy’ün yıllardır kanayan yarası kaçak yapılaşmaya ilişkin tek kelime yok. İyi de Başkanım; Yakaköy’de bunu konuşmayacaksınız da nerede konuşacaksınız?
Başkan yakışıklı… Siyah gömlek, siyah pantolon, güneş gözlüğü; boy pos yerinde. Fotoğrafçı arkadaş da işini biliyor. Tamer Mandalinci’nin adımını öyle güzel yakalamış ki Yakaköy sokaklarında değil, podyumda yürüyor sanki. Fotoğrafçıya hakkını teslim edelim.
Ama karizma kaçak yapılaşmayı çözmüyor Başkanım.
…
Burası Yakaköy. Belediyenin yıllardır bildiği, mühürlediği, yıkım ekipleri gönderdiği; buna rağmen kaçak yapılaşma tartışmasının bitmediği mahallelerden biri. Başkan muhtarı dinlemiş, esnafı gezmiş, vatandaşla oturmuş. Hepsi güzel. Fakat açıklamada kaçak yapılaşmaya ilişkin tek cümle görünmüyor. Üstelik ziyaretin sonunda Türkmen mevkiine kadar gidiliyor.
Türkmen’e gidip kaçak yapılaşmayı konuşmamak, deniz kenarına gidip denizi görmeden dönmek gibi.
…
Üstelik Başkan sorunu bilmiyor değil. Mayıs 2025’te Türkmen mevkiinin durumunu kendisi anlatmıştı: İmar yok, altyapı yok, yol yok, kaldırım yok. Bazı parsellerde arsanın yüzde 200’üne varan yapılaşmadan söz etmiş, numarataj verilmediğini; aksi halde kaçak yapılara elektrik ve su bağlanmasının önünün açılacağını söylemişti. Kaçak yapılaşmanın Gürece sırtlarına kaydığına dikkat çekip şu uyarıyı da yapmıştı:
“İkinci Türkmen Mahallesi oluşmasın.”
Çok doğru Başkanım.
Peki birinci Türkmen ne oldu?
İkincisinin oluşmasından korkuyorsanız, birincisinin nasıl oluştuğunu da anlatmak gerekmez mi? Kaç yapı mühürlendi, kaçı mühürden sonra büyüdü, kaçı yıkıldı, kaçı hâlâ ayakta?
Birinci Türkmen’in hesabını vermeden ikinci Türkmen’den korkmak biraz tuhaf değil mi?
…
Hem bu dosya Mandalinci ile başlamadı. 2023’te dönemin Belediye Başkanı Ahmet Aras aynı bölgeye gitmişti. Basına yansıyan açıklamalarda tarım arazisi üzerindeki 56 dairelik yapılaşmadan, başlayan yaklaşık 10 yapıdan, mühürlerden, zabıta nöbetinden ve savcılığa yapılan suç duyurularından söz ediliyordu.
Aras’ın o gün söylediği cümle ise Yakaköy dosyasının özeti gibiydi:
“Mühürledik ama durmuyor.”
İyi de mühür durdurmuyorsa ne durduracak?
Mühür var, zabıta var, encümen var, belediye var, yıkım kararı var…
Bir tek kaçak yapılaşmanın freni yok!
…
Aradan yıllar geçti. Yıkım ekipleri geldi, gerginlikler yaşandı, bazı yıkımlar yargı kararlarına takıldı. Başkan değişti, yönetim değişti, fotoğraflar değişti ama Yakaköy dosyası kapanmadı.
O nedenle artık “mücadelemiz sürüyor” demek yetmez. Bugün Yakaköy’de kaç kaçak yapı var? Kaçı mühürlü? Kaçında mühür fekki tespit edildi? Kaç kesinleşmiş yıkım kararı bekliyor? Kaçı gerçekten yıkıldı?
Mücadele devam ediyor da kaçak neden devam ediyor?
…
Şimdiki ziyarette Başkan’ın yanında başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve ilgili müdürler var. Maşallah kadro tamam. Muhtarla görüşülüyor, mahalle dolaşılıyor, Türkmen’e çıkılıyor.
Peki Başkan, Muhtar Gülcan Aygün’e “Mahallenizde kaçak yapılaşma devam ediyor mu? Belediyeye kaç kez bildirdiniz? Mühürden sonra devam edenleri ihbar ettiniz mi?” diye sordu mu?
Sorduysa cevaplarını da açıklayın.
Sormadıysa Yakaköy’de neyi konuşacağız Başkanım; çiçeklerin sulanmasını mı?
…
Ve işin artık mizah kaldırmayan tarafı: deprem.
Başkan’ın kendi anlatımına göre yolun, kaldırımın, altyapının olmadığı bir yerleşimden bahsediyoruz. O halde bu gece büyük bir deprem olsa ne olacak? Ambulans hangi yoldan girecek, itfaiye enkaza nasıl ulaşacak? Ruhsatsız yapıların statiğini kim kontrol etti, betonunu kim denetledi, demirini kim gördü, zemin hesabını kim yaptı?
Yoksa bazı binaların yapı denetim firmasının adı “Allah korusun A.Ş.” mi?
Depremden sonra “Bina mühürlüydü, yıkım programındaydı, hukuki süreç devam ediyordu” demenin enkaz altındaki insana faydası olmayacak.
Deprem belediyenin yıkım takvimini beklemiyor.
Kolona bakıyor, demire bakıyor, betona bakıyor; hesabı birkaç saniyede kesiyor.
…
Bir soru da Ahmet Aras’a: 2023’te bölgeye gittiniz, kaçakları gördünüz, mühürlerden ve suç duyurularından söz ettiniz. O gün mühürlenen yapıların kaçı bugün ayakta? Kaçı yıkıldı? Savcılık dosyalarından ne çıktı?
Başkanlık koltuğu değişince dosyanın hafızası da mı siliniyor?
…
Yakaköy’ü gezmek, vatandaşla tokalaşmak, kahvede oturmak güzel. Fotoğrafçı iyiyse hepsi daha da güzel. Ama belediyecilik biraz tatsız iştir: denetleyeceksiniz, mühürleyeceksiniz, gerekiyorsa yıkacaksınız. Belki oy kaybedeceksiniz ama insan kaybetmeyeceksiniz.
Başkan Mandalinci, “İkinci Türkmen Mahallesi oluşmasın” demişti.
Aynı fikirdeyiz Başkanım.
İkincisi oluşmasın.
Ama önce açıklayın:
Birinci Türkmen’i ne yapacağız?
Siyahlar yakışmış, gözlük olmuş, yürüyüş karizmatik…
Ama deprem karizmaya bakmıyor. Karizma kolon tutmuyor.
Yakaköy’ün artık güzel fotoğraftan çok, açık bir imar hesabına ihtiyacı var.



























