Bodrum’da bazı şeylerden vazgeçmek zordur; denizinden, güneşinden, mandalinasından… Bir de anlaşılan BODTO Başkanlık koltuğundan. Bodrum’da şezlonglar her sezon değişiyor; bu koltuk maşallah kök salmış begonvil gibi. Sulayanı da eksik olmuyor.
Mahmut Serdar Kocadon yaklaşık 21 yıldır Bodrum Ticaret Odası’nın başında. Bir çocuk doğar, büyür, üniversiteyi bitirir. Dünya değişir, Türkiye değişir, Bodrum değişir. Mandalina bahçeleri azalır, kiralar uçar, esnafın beli bükülür… BODTO’da başkan değişmez. İnsan sormadan edemiyor: 21 yıl yetmedi mi? Atalar “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır” demiş; belli ki BODTO binasına uğramamışlar.
…
Şimdi seçim geliyor. “Değişim”, “şeffaflık”, “katılımcılık”, “üyeye yakınlık” sözleri havada. Maşallah seçim yaklaşınca sözlük de yenileniyor. Yalnız ufak bir pürüz var: Değişim isteyen aday zaten yıllardır aynı başkanın yardımcısı. Aynı tencere, aynı kepçe; yalnız aşçı önlüğünü değiştirmeye hazırlanıyor.
O halde soralım: Başkan yardımcısıyken yapamadığınızı başkan olunca nasıl yapacaksınız? Başkan kalkacak, yardımcısı oturacak, tabelaya “değişim” yazılacak. İyi de at aynı at, meydan aynı meydan… Değişen yalnızca eyerse bunun adına yenilik denir mi?
…
BODTO’nun 10 bin 500 üyesi var. Büyük güç. İnternet sitesindeki indirim anlaşmalarına bakıyorsunuz; yaklaşık 25 kuruluş… Dişçi, özel okul, otomobil, lastik, çikolata… Yüzde 10, yüzde 15, yüzde 20…
Allah bereket versin.
Ama 10 bin 500 kişilik ordudan söz ediyoruz; eldeki ganimete bakınca insanın aklına “Dağ fare mi doğurdu?” sorusu geliyor.
Bir de bu indirimlerin kaçı gerçekten BODTO sayesinde? Aynı kapıdan BODTO kartı olmadan giren vatandaş biraz pazarlık yaptığında benzer indirimi alıyor mu? Kaç üye yararlandı, toplam kaç lira tasarruf edildi?
Davul büyük… Tokmağın sesi neden bu kadar cılız?
…
Evine ekmek götürmekte zorlanan esnafa pahalı özel okulda yüzde 10 indirim ne yazar? Yeni otomobil alamayan üyeye otomobil indirimi ne kadar dokunur?
Esnafın derdi yeni otomobil değil, elindeki otomobilin deposunu doldurmak. Özel okul indirimi değil, dükkânın kirasını çıkarabilmek.
Esnaf yangın yerine dönmüş…
Biz çikolataya indirim konuşuyoruz.
Kel başa şimşir tarak demeyelim de ne diyelim?
İndirim güzel…
Ama önce indiremediğiniz esnafın yüküne bakın.
…
10 bin 500 üyeniz varsa bankanın kapısını tekmelemeye gerek yok; kapıyı çalmanız yeter, sesiniz zaten duyulur. “Arkamda 10 bin 500 işletme var” deyin. POS komisyonunu, ticari krediyi, elektriği, sigortayı, akaryakıtı konuşun.
Bodrum’un artık deniz manzarasından daha nefes kesici hale gelen işyeri kiralarını araştırın. Kaç işletme açıldı, kaçı kapandı, kaçı borca battı ortaya koyun.
10 bin 500 üyeyi yalnızca aidat zamanı hatırlamayın; pazarlık masasında da hatırlayın.
Çünkü oda güçlü, üye güçsüzse ortada bir gariplik vardır.
Terazi sağlam olabilir ama kefenin biri boşsa tartının ne kıymeti var?
…
Üyeye hizmet konusunda önümüzde düşündürücü bir örnek de var. Bir firmanın aktardığına göre 15 yılı aşkın süredir TÜRKPATENT’te tescilli markası, ismi ve logosu bulunuyor. Firma geliyor, yıllardır sahibi olduğu tescilli markasını ticaret unvanında kullanmak istiyor.
Talebi kabul edilmiyor.
Gerekçe olarak aynı ibareyi kullanan dört şirket gösteriliyor. Firmanın iddiasına göre bunlar kendisinden yıllar sonra kurulmuş ve söz konusu isim üzerinde marka tescilleri de bulunmuyor.
Yani iddia doğruysa ortaya tuhaf bir durum çıkıyor:
Ev sahibi kapıda kalıyor, sonradan gelenler içeride oturuyor.
Marka ile ticaret unvanının hukuken farklı olduğunu biliyoruz. Mahkemenin görevini BODTO’ya yüklemiyoruz.
Ama ticaret odası da üyesine “git mahkemede çöz” demekle yetinmemeli.
Oda dediğin üyeye duvar örmez, kapı açar.
Aidat zamanı adresi şaşırmıyorsanız…
Üyenin derdi olduğunda da yolu şaşırmayacaksınız.
…
Gelelim Bodrum esnafının haline… Kira yüksek, kredi pahalı, personel maliyeti ağır, sezon kısa, müşteri azalıyor. Yunan adaları müşteri çekiyor; su, elektrik ve trafik işletmeciyi bezdiriyor.
BODTO kaç üyesinin kepenk kapattığını biliyor mu? Kaçı icralık? Kaçı krediye ulaşamıyor? Kaçı gelecek sezonu göremeyecek?
Biliyorsanız açıklayın.
Bilmiyorsanız:
Davul sizin boynunuzda ama esnafın hangi havaya oynadığını bilmiyorsunuz demektir.
10 bin 500 üyenin aidatını bilip derdini bilmemek…
Defteri tutup hesabı kaçırmaktır.
…
Seçim öncesinde artık faaliyet listesi değil, sonuç listesi istiyoruz.
Kaç toplantı yaptınız değil, neyi çözdünüz? Kaç protokol imzaladınız değil, üyenin cebinde ne bıraktınız? Kaç kez Ankara’ya gittiniz değil, Ankara’dan Bodrum esnafı için ne getirdiniz?
Çünkü esnaf artık fotoğrafa değil faturaya bakıyor.
Kurdele kesmek kolay; mesele esnafın önündeki düğümü çözmek.
…

Ve mevcut başkana da, yıllardır yanında oturup şimdi koltuğuna talip olanlara da aynı soruyu soralım:
Neden yine siz?
Bodrum’un denizi yerinde, güneşi her sabah doğuyor, mandalinası hâlâ direniyor. Ama başkanlık koltuğunun Bodrum Kalesi gibi asırlarca aynı yerde durması gerekmiyor.
21 yıl…
Dile kolay.
Sonra yardımcısı…
Dere aynı dere, köprü aynı köprü; yalnız geçecek kişinin adı mı değişecek?
Bodrum’da 10 bin 500 üye var.
Biraz da başkaları yapmasın mı?
Esnaf BODTO’ya aidat verdi, munzam aidat verdi, hizmet bedeli verdi, yetki verdi…
Sabır da verdi.
Ama sabrın da bir aidat dönemi vardır.
Şimdi BODTO’nun ödeme zamanı:
Siz bu esnafa ne verdiniz?
Sandığın üzerine de küçücük bir not bırakalım:
Koltuk eskidiyse döşemeciyi değil… oturanı değiştirmeyi denemek gerekmez mi?































