Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Bayır Mahallesi ile Yatağan ilçesine bağlı Deştin Mahallesi sınırında yapılması planlanan entegre çimento fabrikasına karşı bölge halkının mücadelesi sürüyor.
Projeye karşı çıkan köylüler, yargı sürecine ilişkin itirazlarını kamuoyuyla paylaşmak ve adil bir yargılama talebiyle Muğla İdare Mahkemesi önünde adalet nöbeti başlattı.
Nöbetin bundan sonra her perşembe günü Muğla İdare Mahkemesi önünde sürdürüleceği belirtildi.
“Havamız, suyumuz, toprağımız ve geleceğimiz için nöbetteyiz”
Deştin köylüsü İsmail Şener, nöbetin ilk gününde yaptığı açıklamada, “Bugün yine bir Perşembe günü, Muğla İdare Mahkemesi önünde, havamız, suyumuz, toprağımız ve geleceğimiz için başlattığımız adalet nöbetindeyiz” dedi.
Deştin ve Bayır sınırında yapılması planlanan entegre çimento fabrikasına karşı yürüttükleri mücadelenin devam ettiğini belirten Şener, hukukun üstünlüğüne ve adaletin tecellisine inandıklarını söyledi.
Şener, yargı sürecinde ortaya çıkan son gelişmelerin ise kendilerinde ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu.

Bilirkişi raporuna ilişkin iddialar
Şener, çimento fabrikası projesine karşı açılan davada mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunun önceki raporlardan farklı bir değerlendirme içerdiğini belirterek, raporun bilimsel ve tarafsız olmadığı yönündeki itirazlarını dile getirdi.
Şener ayrıca, basına yansıyan ve şirket danışmanlarından birinin bilirkişi raporunun hazırlanmasında rol aldığı yönündeki iddialara dikkat çekti.
Bu durumun yargı sürecine duyulan güven açısından araştırılması gerektiğini savunan Şener, söz konusu iddiaların bağımsız makamlar tarafından incelenmesini istedi.
Mahkemeye dilekçe sundular
Adalet nöbetinin yanı sıra vatandaşlar tarafından Muğla İdare Mahkemesi’ne dilekçe de sunuldu.
Dilekçede, 6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, “Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir” hükmüne dikkat çekildi.
Dilekçede, bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olmasının ve son olarak basına yansıyan iddiaların yargılama faaliyetine gölge düşürdüğü savunuldu.
Ayrıca şirket danışmanı tarafından hazırlandığı ileri sürülen bir belgenin bilirkişi kurulu raporu olarak mahkeme dosyasına sunulduğu iddiasının araştırılması talep edildi.

“Bağımsız bilirkişi heyetiyle yeniden keşif yapılsın”
Muğla 3. İdare Mahkemesi’nin 2026/962 esas sayılı dosyasına ilişkin sunulan dilekçede, mevcut bilirkişi raporuna dayanılarak verilecek kararların adalet duygusunu ve yargıya güveni zedeleyebileceği öne sürüldü.
Dilekçede, “adil yargılanma hakkı” ve “hukuki dinlenilme hakkı” kapsamında yeni ve bağımsız bir bilirkişi heyeti oluşturulması istendi.
Başvuruda, bağımsız ve tarafsız uzmanlardan oluşacak yeni bilirkişi heyetiyle bölgede yeniden keşif yapılması talep edildi.
Vatandaşlar ayrıca süreçte yaşandığını ileri sürdükleri hukuksuzlukların, çıkar ilişkilerinin ve görevi kötüye kullanma şüphelerinin bağımsız yargı mercileri tarafından araştırılmasını istedi.
“Çimento fabrikası yapılmayacak”
Adalet nöbetinde konuşan İsmail Şener, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Bizler hileli raporlarınıza, sermaye oyunlarınıza teslim olmayacağız. Haklıyız, kazanacağız” dedi.
Şener, açıklamasının sonunda, “Çimento fabrikası yapılmayacak, Deştin bizim kalacak. Muğla karanlık sermayeye teslim olmayacak” ifadelerini kullandı.
Bölge vatandaşları, çimento fabrikası projesinin tamamen iptal edilmesini ve yargı sürecinde bağımsız ve tarafsız bir değerlendirme yapılmasını talep ediyor.





























