Menteşe’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla düzenlenen yürüyüş nedeniyle aralarında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın da bulunduğu 26 kişi hakkında yürütülen soruşturmada, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla CHP Muğla İl Başkanlığı önünde yapılan basın açıklamasının ardından Muğla Adliyesi’ne gerçekleştirilen yürüyüşe ilişkin yürütülen soruşturmayı tamamladı.
Aralarında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, dönemin CHP Muğla İl Başkanı Zekican Balcı’nında bulunduğu 26 şüpheli hakkında, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet kapsamında “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçundan yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Verilen kararda, CHP İl Başkanlığı önünde yaklaşık 700 kişinin katıldığı basın açıklamasının ardından grubun Muğla Adliyesi’ne doğru yürüyüşe geçtiği, adliye önünde güvenlik tedbirleri alındığı ve kısa süreli hareketliliğin ardından grubun herhangi bir olay yaşanmadan yeniden parti binası önüne dönerek dağıldığı belirtildi.
Soruşturma kapsamında kolluk tutanakları, kamera kayıtları ve şüpheli ifadeleri birlikte değerlendirildi. Kararda, şüphelilerin güvenlik güçlerine yönelik herhangi bir fiziki müdahalede bulunmadığı, kolluk tarafından yapılan ihtarlara rağmen alanda kalmakta ya da dağılmamakta ısrar ettiklerine ilişkin somut ve yeterli delil elde edilemediği ifade edildi.
Şüphelilerin ifadelerinde ise eylemin demokratik ve barışçıl bir protesto niteliğinde olduğu, yürüyüş sırasında yapılan uyarıları duymadıkları ve kolluk kuvvetlerine herhangi bir direnç göstermedikleri yönünde beyanda bulundukları kaydedildi.
Savcılık kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi, Anayasa hükümleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına da yer verilerek, şiddet içermeyen barışçıl toplantı ve gösterilerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Kararda ayrıca, 2911 sayılı Kanun kapsamında suçun oluşabilmesi için kolluk tarafından yapılan “dağılın” ihtarının kişilere ulaşması, makul süre tanınmasına rağmen kişilerin dağılmamakta ısrar etmesi gerektiği belirtildi. Yapılan değerlendirmede, adliye önündeki anonslardan sonra şüphelilerin eylemlerini sürdürdüklerine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı, bu nedenle isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ifade edildi.
Bu gerekçeler doğrultusunda Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, 26 şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verdi.
































