Antik çağda kentlerin kalbi agoralardı.
İnsanlar burada buluşur, alışveriş yapar, kentin sorunlarını konuşur, bayramlarını kutlar, sanatla ve ticaretle iç içe yaşardı.
Romalılar ise aynı anlayışı forumlarla sürdürdü.
Çünkü büyük kentler önce meydanlarını inşa etti, sonra medeniyetlerini…
…..
Bugün Bodrum’un da belki en çok ihtiyaç duyduğu şey; nefes alacak büyük bir kent meydanı.
Son günlerde Belediye Meydanı ve çevresindeki bazı yapıların, kafelerin, barların, bankaların ve iş yerlerinin ileride başka alanlara taşınabileceği, ortaya çok daha geniş bir meydan çıkabileceği konuşuluyor.
Bugün için bunu doğrulayan resmi bir proje açıklanmış değil.
Ancak böyle bir fikir gerçekleşirse, Bodrum belki de son yılların en önemli şehircilik dönüşümünü yaşayabilir.
Çünkü mesele sadece meydanın üstü değil…
Altı da…
Bugün Belediye Meydanı’nın altında bulunan otopark, doğru planlanırsa Bodrum’un kronik otopark sorununu büyük ölçüde çözebilecek potansiyele sahip.
Ancak otoparka giren birçok vatandaşın dikkatini çeken görüntüler de var.
Bazı noktalarda yaz-kış tavandan süzülen sular…
Nemli beton yüzeyleri…
Yer yer beton dökülmeleri…
Bütün bunlar tek başına yapının güvensiz olduğu anlamına gelmez.
Yeraltı yapılarında su yalıtımı ve drenaj kaynaklı sorunlar yaşanabilir.
Ancak vatandaşın aklındaki soru değişmiyor:
“Bu yapı en son ne zaman kapsamlı teknik kontrolden geçti?”
Deprem performansı güncel yönetmeliklere göre değerlendirildi mi?
Su yalıtımı ve taşıyıcı sistem düzenli olarak kontrol ediliyor mu?
….
Üstelik işin bir de ekonomik tarafı var.
Otoparkın çıkışındaki ücret tarifesinde 24 saatlik park ücretinin 2.500 TL olarak yer aldığı görülüyor.
Bu rakamı gören birçok kişi ister istemez hesap yapıyor.
“Neredeyse 50-60 avro…”
Bu paraya yakın bir bedelle otelde konaklamak, sabah kahvaltısını yapmak ve otelin otoparkından yararlanmak bile mümkün olabiliyor.
Vatandaş hem yüksek bir ücret ödüyor hem de tavandan akan suları görünce ister istemez kendi kendine soruyor:
“Bu kadar para veriyorum… Acaba bu yapı düzenli olarak kontrol ediliyor mu?”
İşte bu nedenle cevapları söylentiler değil, mühendislik raporları vermelidir.
Çünkü insanlar sadece park yeri satın almaz.
Aynı zamanda güven satın alırlar.
….
Eğer bir gün Belediye Meydanı yeniden düzenlenecek ise, bu yalnızca yeni bir meydan projesi olmamalıdır.
Bu proje, Bodrum’un yıllardır çözülemeyen otopark sorununu da kökten çözecek bir fırsata dönüştürülmelidir.
Mevcut otopark, güncel mühendislik hesapları, zemin etütleri ve deprem performans analizleriyle değerlendirilmeli; teknik olarak uygun görülmesi hâlinde kapasitesi artırılmalı veya çağdaş standartlara göre yeniden planlanmalıdır.
Üstelik yeni otopark sadece büyük değil…
Ulaşılabilir de olmalıdır.
Vatandaşın rahatça kullanabileceği makul ücret politikası uygulanmalıdır.
Çünkü otoparktan elde edilen gelir kadar, çarşıya gelen insanların bıraktığı ekonomik hareket de önemlidir.
İnsan gelirse ticaret gelir.
Ticaret gelirse esnaf kazanır.
Esnaf kazanırsa Bodrum kazanır.
….
Otoparkın üzerinde, araçlar değil insanlar olmalıdır.
Konserlerin düzenlendiği…
Festivallerin yapıldığı…
Sanatın sokaklara taştığı…
Esnafın nefes aldığı…
Turistin saatlerce vakit geçirmek istediği büyük bir kent meydanı…
İşte antik agoraların ruhu da buydu.
….
Belki de Bodrum’un geleceği yeni binalar yapmakta değil…
İnsanlara yeniden buluşacakları bir meydan kazandırmaktadır.
Böyle bir proje sadece beton dökmek değildir.
Şehrin ekonomisini canlandırmaktır.
Esnafı güçlendirmektir.
Turizme yeni bir çekim merkezi kazandırmaktır.
Ve Bodrum’u yeniden insanların vakit geçirmekten keyif aldığı bir kent merkezine dönüştürmektir.
İşte bu yüzden yeni bir meydan, sadece estetik bir meydan olmamalıdır.
Altında bilimsel olarak değerlendirilmiş, güvenliği düzenli olarak denetlenen, modern, yeterli kapasiteli ve makul ücretlerle hizmet veren bir otopark bulunmalıdır.
Üstünde ise konserlerin düzenlendiği, sanatın ve ticaretin iç içe geçtiği, insanların buluştuğu yaşayan bir Bodrum…
Eğer böyle vizyoner bir proje, bilimsel veriler ışığında, şeffaf bir süreçle ve Bodrum’un geleceği düşünülerek hayata geçirilirse, bunun kazananı sadece belediye olmayacaktır.
Esnaf kazanacaktır.
Vatandaş kazanacaktır.
Turizm kazanacaktır.
En önemlisi Bodrum kazanacaktır.
….
Böylesine kalıcı bir şehircilik projesini başarıyla tamamlayan bir belediye başkanı, yalnızca görev yaptığı dönemle değil, Bodrum’a kazandırdığı eserle hatırlanır.
Çünkü bazı hizmetler bir dönemi değiştirir…
Bazıları ise bir kentin kaderini…
Belki de Bodrum’un bugün ihtiyacı olan şey tam da budur.
Antik agoraların ruhunu çağdaş şehircilikle buluşturan; altında güven veren ve ulaşılabilir bir otoparkı, üstünde yaşayan bir kent meydanını Bodrum’a kazandıracak büyük bir vizyon…
































