Kamu kurumlarında kreş açılması işlemlerini önemli ölçüde kolaylaştıran yeni yönetmelik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanarak Resmi Gazete’de yayımlandı ve resmen yürürlüğe girdi. Başta Muğla olmak üzere Türkiye genelindeki binlerce çocuklu kamu personelini yakından ilgilendiren bu düzenleme, bürokratik engelleri ve asgari sınırları esneterek kamuda çocuk bakımevi sayısını artırmayı hedefliyor. Eski mevzuatta yer alan ve uygulamayı zorlaştıran pek çok katı madde, çalışan annelerin ve babaların iş hayatı ile aile yaşantısını dengeleyebilmesi adına yeniden revize edildi. Yapılan bu stratejik hamleyle birlikte, çocuk sahibi devlet memurlarının en büyük sorunlarından biri olan güvenli ve ekonomik bakım hizmetine erişim sorunu kökten çözüme kavuşturulmuş olacak.
Asgari Çocuk Sayısı Sınırı 50’den 30’a Düşürüldü
Yeni yasal düzenlemenin getirdiği en somut kolaylıkların başında, bir idari binada veya yerleşkede bakımevi kurulabilmesi için aranan çocuk sayısının aşağı çekilmesi geliyor. Daha önceki yıllarda uygulanan mevzuata göre 0-6 yaş grubuna dahil çocuklara yönelik bir bakımevi kurulabilmesi için en az 50 çocuğun bulunması şartı aranıyordu. Bu yüksek kota nedeniyle pek çok taşra teşkilatında ve küçük ölçekli devlet dairesinde kreş kurulumu imkansız hale geliyordu. Yeni yönetmelikle birlikte bu sınır 30’a indirildi. Üstelik aynı idari yapı bünyesinde görev yapan en az 30 kamu görevlisinin yazılı olarak resmi talepte bulunması durumunda, ilgili idari kurum çocuk bakımevi açmakla yasal olarak yükümlü tutulacak. Bu durum, sendikal haklar ve çalışan memnuniyeti açısından da idarelerin üzerinde yapıcı bir yaptırım gücü oluşturacak.
Türkiye Genelinde Mevcut Çocuk Sayısı ve Kreş İstatistikleri
Resmi makamlardan elde edilen güncel verilere göre, Türkiye’de 0-6 yaş grubunda yer alan 7 milyondan fazla çocuk bulunuyor. Buna karşın, ülke genelindeki tüm kamu kurumları bünyesinde faaliyet gösteren çocuk bakımevi sayısının yalnızca 349 olduğu görülüyor. Bu mevcut kurumsal bakımevlerinden ise şu an için sadece yaklaşık 24 bin çocuk aktif olarak yararlanabiliyor. Nüfusa ve çalışan anne sayısına oranla oldukça düşük kalan bu istatistikler, kamu kurumlarında kreş açılması politikasının neden bu denli radikal bir değişikliğe ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koyuyor. Özellikle Muğla gibi memur nüfusunun yoğun olduğu ve çalışma sahasının geniş coğrafyaya yayıldığı illerde, mevcut kapasitenin artırılması bölgesel istihdam verimliliğini de doğrudan yukarı taşıyacaktır.
Hizmet Kalitesi ve Deprem Güvenliği Standartları Yükseliyor
Yönetmelik sadece niceliksel bir artış yani kreş sayısının çoğalmasını amaçlamıyor; aynı zamanda çocuklara sunulacak olan hizmetin niteliğinin ve fiziki güvenliğinin de en üst seviyeye çıkarılmasını şart koşuyor. Alınan kararlar doğrultusunda, bakımevlerinin faaliyet göstereceği binaların deprem güvenliği başta olmak üzere tüm yapı güvenliği kriterlerini eksiksiz karşılaması yasal bir zorunluluk haline getirildi. İlgili binaların dayanıklılık raporları olmadan hiçbir surette kreş açılış onayı verilmeyecek. Bunun yanı sıra, çocukların yaş gruplarına ve gelişimsel ihtiyaçlarına göre yeterli sayıda profesyonel bakım personeli, okul öncesi öğretmeni ve çocuk gelişim uzmanı görevlendirilecek. Böylece okul öncesi bakım hizmetlerinin çok daha nitelikli, bilimsel standartlara uygun ve güvenli bir zeminde sunulması garanti altına alınacak.
Vardiyalı Çalışan Sağlık ve Güvenlik Personeline 7/24 Esnek Kreş
Düzenleme içerisinde yer alan ve sosyal devlet anlayışını en iyi yansıtan maddelerden biri de vardiyalı çalışan kamu personeline yönelik atılan adım oldu. Hastanelerde gece nöbeti tutan doktor ve hemşire gibi sağlık çalışanları, emniyet müdürlüklerinde veya jandarma komutanlıklarında 12/36 ya da 24/48 usulü görev yapan polis ve asker gibi güvenlik güçleri ile diğer nöbet usulü çalışan personelin mesai saatleri standart düzene uymuyordu. Bu personelin yaşadığı büyük çocuk bakım krizini bitirmek amacıyla, 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz hizmet verebilecek esnek çocuk bakımevleri kurulabilecek. Bu sayede, gece nöbetine gitmek zorunda olan bir anne ya da baba, çocuğunu gözü arkada kalmadan çalıştığı kurumun güvenli bakımevine emanet edebilecek.
Yüksek Rekolte Verimliliği İçin Sosyal Altyapı Desteği
Ekonomi ve çalışma hayatı uzmanları, kamu kurumlarında kreş açılması yönündeki bu hafifletilmiş şartların, kadın iş gücünün kamuda kalıcı olmasını destekleyeceğini ifade ediyor. Özellikle kreş ücretlerinin özel sektörde yüksek seyrettiği bu dönemde, devlet kurumlarının kendi bünyesinde 30 çocukla bu hizmeti başlatabilmesi memur ailelerin bütçesine doğrudan katkı sunacaktır. 31 Ağustos ve sonrasındaki süreçte kurumların hızla bütçe planlaması yaparak bu talepleri toplaması beklenirken, ilk takvim yılı içerisinde mevcut kamu kreşi sayısının iki katına çıkabileceği öngörülüyor. Türkiye’nin ve yerel idarelerin sosyal altyapı gücünü artıracak olan bu yeni nesil yönetmelik, modern çalışma hayatının en büyük reformlarından biri olarak değerlendiriliyor.
































