İddia ediyorum: Bodrum’da satılan kokoreçlerden habersiz ve yeterli sayıda numune alınsın, mikrobiyolojik tahlilleri yapılsın, sonuçları da kamuoyuna açıklansın… Ortaya çıkacak tablo pek sevimli olmayabilir.
…
Yanlış anlaşılmasın; “Bodrum’daki kokoreçler sağlıksızdır” demiyorum. Bunu söylemek için elimizde Bodrum’a ait laboratuvar sonuçlarının olması gerekir.
Zaten bütün mesele de burada:
Şüpheyi gidermenin yolu tartışmak değil, tahlil etmektir.
…
Turizm sezonunun en yoğun günlerinde, farklı mahallelerden, farklı saatlerde ve önceden haber vermeden numune alın.
Çiğ üründen, pişmiş kokoreçten, baharattan; gerektiğinde bıçaktan, kesme tahtasından ve tezgahtan…
E. coli, Salmonella, Bacillus cereus ve mevzuatın gerektirdiği diğer mikrobiyolojik kriterler incelensin.
Sonuç tertemiz çıkarsa ilk alkışı işini düzgün yapan kokoreççiye verelim.
Ama tabağa kekikle birlikte bakteri de geliyorsa, alkışı bırakıp hesabını soralım.
…
Çünkü 2025 yılında Türkiye’de yayımlanan bilimsel araştırmada çiğ kokoreç örneklerinin %36’sında E. coli tespit edildi. Pişmiş-baharatlı ürünlerde bile E. coli ve Bacillus cereus bulundu.
Bu verilerden sonra Bodrum’da tahlil istemek felaket tellallığı değil.
Kokoreç şişi ateşte döner; bilim rakamın etrafında dönmez.
…
Bodrum sıradan bir yer değil. Yazın nüfus katlanıyor, gece hayatı sabaha kadar sürüyor. Kokoreç de gecenin en sevilen lezzetlerinden.
Şişler dönüyor, bıçaklar çalışıyor, müşteriler sıraya giriyor.
Peki denetim?
Müşteri kuyruğu uzarken denetim kuyruğun gerisinde kalıyorsa, orada yalnız kokoreç değil soru işareti de büyür.
…
Bir gece Bodrum genelinde ciddi bir kokoreç denetimi yapılsın.
Ama gerçekten habersiz.
Önceden telefon açılmasın.
“Yarın uğrayacağız” denilmesin.
Esnaf denetçiyi beklerken tezgâha bayram temizliği yapmasın.
Ürün müşteriye nasıl veriliyorsa numune de öyle alınsın.
Çünkü haberli denetimin şöyle küçük bir kusuru var:
Mikrop bile denetçinin geleceğini bilse herhalde o gün izin kullanır.
…
Sonra sonuçlar açıklansın:
Kaç işletme denetlendi? Kaç numune alındı? Kaçı uygun, kaçı uygunsuz çıktı?
İsim açıklamaya mevzuat engelse isim açıklanmasın; ama Bodrum’un genel tablosu vatandaşın önüne konsun.
Çünkü “denetledik” demek kolay.
Denetimin gerçek karnesi, kaç kapı çalındığı değil laboratuvardan ne çıktığıdır.
…
Belki yanılırım.
Hatta yanılmış olmayı isterim.
Bütün sonuçlar tertemiz çıksın; işini hakkıyla yapan Bodrum esnafının da hakkını teslim edelim.
Ama bunu öğrenmenin yolu şişe uzaktan bakıp:
“Vallahi güzel kızarmış” demek değil.
Laboratuvara götürmektir.
…
Kokorecin üzerine kekik serpilir.
Kimyon serpilir.
Acı basılır.
Biraz domates, biraz biber de isteyen olur.
Ama bir şeyin üzeri örtülmesin:
Laboratuvar sonucu.
Çünkü baharat kokuyu değiştirebilir.
Gerçeğin tadını değiştiremez.
…
Burada mesele kokoreççiyi karalamak değil. Tam tersine işini düzgün yapan esnafı, yapmayandan ayırmak.
Denetim bunun için var.
Yoksa tabelaya “meşhur”, “ünlü”, “efsane”, “usta işi” yazmak kolay.
Bakterinin bunlardan pek etkilendiğini sanmıyorum.
Gıda güvenliğinde şöhret değil, tahlil konuşur.
…
Bodrum’da kokoreç güvenliyse belgeleyelim, gönül rahatlığıyla yiyelim.
Değilse de görmezden gelmeyelim.
Çünkü konu yarım ekmek kokoreçten büyük:
Bir kentin ne yediğini bilme hakkı.
…
O halde hodri meydan:
Numuneleri alın.
Tahlilleri yaptırın.
Sonuçları açıklayın.
Tertemiz çıkarsa afiyetle yiyelim.
Çıkmazsa şişi değil, sistemi çevirelim.


























