Akaryakıtta eşel mobil sistemi uygulamasına dair ekonomi yönetiminin uzun süredir üzerinde çalıştığı nihai takvim, yayımlanan Resmî Gazete kararı ile netlik kazandı. Küresel piyasalardaki ham petrol dalgalanmalarını ve döviz kurundaki hareketlilikleri iç piyasaya yansıtmamak adına devreye alınan bu mekanizma, uzun süredir Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ayarlamalarıyla pompa fiyatlarını dengede tutuyordu. Alınan son kararlar doğrultusunda, kamu maliyesi üzerindeki yükün azaltılması ve vergi gelirlerinin yeniden yapılandırılması amacıyla bu koruma kalkanının kademeli olarak gevşetileceği ve sonbaharda tamamen yürürlükten kaldırılacağı ilan edildi. Akaryakıt tüketicilerini ve taşımacılık sektörünü doğrudan etkileyecek olan bu gelişme, enerji piyasalarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Hükümetin enflasyonla mücadele ve bütçe disiplini hedefleri doğrultusunda şekillendirdiği yeni planlamaya göre, akaryakıt ürünlerindeki fiyat artışlarının ÖTV’den karşılanma oranları iki aşamalı olarak düşürülecek. Bu durum, önümüzdeki aylardan itibaren uluslararası piyasalardaki en ufak bir maliyet artışının doğrudan doğruya tabela fiyatlarına yansıyacağı anlamına geliyor.
Adım Adım Kademeli Geçiş Takvimi Nasıl İşleyecek?
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni mevzuat uyarınca, geçiş süreci keskin bir fiyat şokunu engellemek adına zamana yayıldı. Belirlenen takvime göre, 31 Temmuz tarihine kadar mevcut uygulamanın sürdürülmesi kararlaştırıldı. Bu döneme kadar yurt içi rafineri çıkış fiyatlarında meydana gelebilecek olası artışların yüzde 50’lik kısmı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ÖTV indirimiyle göğüslenmeye devam edecek.
Ancak Ağustos ayı itibarıyla sistemdeki destek seviyesi yarı yarıya azaltılacak. 1 Ağustos – 30 Eylül tarihleri arasında uygulanacak ikinci aşamada, maliyet artışlarına karşı sağlanan devlet desteği yüzde 25 seviyesine çekilecek. Takvimin son halkası olan 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla ise akaryakıtta eşel mobil sistemi tamamen sona erdirilecek. Bu tarihten sonra rafineri fiyatlarındaki değişimler herhangi bir sübvansiyon mekanizmasına takılmadan doğrudan pompaya yansıyacak. Öte yandan kararda yer alan tersine mekanizma uyarınca, rafineri fiyatlarında bir düşüş yaşanması durumunda, indirim tutarı kadar ÖTV oranı yukarı çekilerek devletin vergi kaybı telafi edilecek.
Son Zamların Milyonlarca Liralık ÖTV Faturası Ortaya Çıktı
Sistemin bugüne kadar sürücülerin bütçesine sağladığı katkının boyutu, özellikle bu hafta içerisinde üst üste gelen dev zam dalgasıyla çok daha net bir şekilde görüldü. Hafta içinde benzine 2 lira 69 kuruş, motorine ise 3 lira 12 kuruş seviyesinde büyük bir maliyet artışı yansıdı. Eğer yürürlükteki bu dengeleme sistemi olmasaydı, bu rakamların tamamı doğrudan tüketiciye fatura edilecekti. Sistemin çalışması sayesinde maliyet artışının yaklaşık yarısı ÖTV feragatiyle eritildi.
Yapılan sektörel hesaplamalara göre, 50 litrelik standart bir depoya sahip olan binek araçlarda motorin kullanan bir vatandaş, bu sistem sayesinde depo başına yaklaşık 156 liralık bir ek yükten kurtulmuş oldu. Benzinli araç sahipleri için ise depo başına sağlanan muafiyet avantajı yaklaşık 135 lira olarak hesaplandı. Türkiye genelindeki günlük toplam akaryakıt tüketim verileri dikkate alındığında, devletin sadece bu hafta feragat ettiği ÖTV tutarının günlük karşılığı yaklaşık 240 milyon lira gibi devasa bir bütçeye ulaştı. Ekim ayından itibaren bu devasa sübvansiyonun kalkmasıyla birlikte, hem bireysel araç sahiplerinin hem de lojistik sektörünün maliyet haritalarını yeniden çizmesi gerekecek.































