Bodrum Yalıçiftlik mevkisinde yer alan Hapimag Resort Sea Garden Otel’de, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması ve işverenin uzlaşmaz tavrı üzerine alınan grev kararı, yarımadada büyük bir dayanışma dalgası yarattı. Türkiye Otel, Lokanta, Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası (TOLEYİS) öncülüğünde 24 Nisan’da başlayacak olan büyük iş bırakma eylemine, Bodrum’da faaliyet gösteren emek örgütlerinden yağmur gibi destek yağıyor. Turizm işçilerinin yalnız olmadığını vurgulayan sendika temsilcileri, bu onurlu hak arayışının tüm Bodrum emekçilerinin ortak mücadelesi olduğunun altını güçlü bir şekilde çiziyor.
Eğitim-Sen: Omuz omuza mücadeleye varız!
Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eğitim Sen Bodrum Temsilcisi Şükriye Akengin, turizm işçilerinin sergilediği kararlı duruşun amasız fakatsız yanında olduklarını ifade etti. Sendikalı olmanın ve hak aramanın yasal bir güvence olduğunu hatırlatarak başlatılacak greve Eğitim Sen Bodrum Temsilciliği olarak tam destek verdiklerini belirten Akengin, bu haklı mücadelenin, işçi haklarını hiçe sayan ve emeği değersizleştiren yönetimlerin tüm adaletsizliklerine karşı verilmiş en net cevap olduğunu vurguladı. Akengin, hakkın ancak onu almak için omuz omuza mücadele edenlerin olacağını dile getirerek direnişe güç kattı.
SES Bodrum’dan tam destek
Turizm emekçilerinin yükselttiği bu sese bir diğer güçlü omuz ise sağlık çalışanlarından geldi. Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Bodrum Temsilcisi Murat Baydoğdu, Bodrum’da filizlenen bu anlamlı emek mücadelesini saygıyla selamladıklarını ve açık dayanışma dileklerini ilettiklerini kaydetti. Hayatın her alanında büyük fedakarlıklarla görev yapan sağlık emekçilerinin, zorlu ekonomik ve fiziksel şartlar altında çalışan turizm emekçilerini bu kritik süreçte asla yalnız bırakmayacağını belirten Baydoğdu, grev boyunca omuz omuza olacaklarının mesajını verdi.
Büro Emekçileri: Dayanışma ağı öreceğiz
Bodrum yarımadasındaki direniş ateşinin sadece bir tesise veya bir sektöre sığmayacak kadar derin bir anlam taşıdığını ifade eden Büro Emekçileri Sendikası Bodrum Temsilcisi Salih Turan ise meselenin temelinde insanca bir yaşam talebi olduğuna dikkat çekti. Turizm işçilerinin yaktığı bu grev ateşinin, insanca yaşayacak bir ücret ve insanca çalışma koşulları talep eden bütün emekçilerin ortak eylemi olduğunu vurgulayan Turan, sermaye tarafından işçilere giydirilmek istenen yoksulluk gömleğinin ancak emekçilerin sarsılmaz birliğiyle yırtılıp atılabileceğini söyledi. Bu onurlu direniş boyunca üzerlerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getireceklerini belirten Turan, yarımadadaki tüm büro emekçilerine bu haklı davayı anlatarak büyük bir dayanışma ağı öreceklerini ifade etti.
DİSK Emekli-Sen’den Anayasa vurgusu
Giderek büyüyen bu tarihi sınıf dayanışmasına en anlamlı desteklerden biri de DİSK Dev Emekli-Sen Bodrum Şubesi’nden geldi. Bodrum gibi Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birini ayakta tutan asıl gücün, yıllardır görünmez kılınan turizm emekçilerinin alın teri olduğuna dikkat çeken sendika yönetimi, bu mücadelenin yalnızca bir işyerinin sorunu değil, ülkenin turizm anlayışının da büyük bir sınavı olduğunu vurguladı. Uzun yıllardır Bodrum’da turizm büyürken, oteller dolup taşarken ve gelirler artarken, bu büyümenin gerçek sahipleri olan emekçilerin haklarının ertelendiği ve yaşam koşullarının göz ardı edildiği belirtildi. Toplu iş sözleşmesinin yalnızca bir ücret pazarlığı değil; insanca yaşam, güvenceli çalışma, adaletli paylaşım ve onurlu bir gelecek talebi olduğunun altını çizen DİSK Dev Emekli-Sen, işverenin uzlaşmaz tutumu karşısında grev kararının anayasal bir hak olduğunu hatırlattı. Emeğin olmadığı yerde turizmin, hakkın verilmediği yerde ise sürdürülebilir bir geleceğin kurulamayacağını belirten sendika yetkilileri, Bodrum’un geleceğinin betonla değil, emekle ve adaletle inşa edileceğini vurgulayarak turizm emekçilerinin onurlu mücadelesini sonuna kadar destekleyeceklerini kamuoyuna duyurdu.

































