Muğla’nın tarihi evleriyle özdeşleşen ve kentin mimari sembollerinden biri haline gelen Muğla bacası, yüzyıllardır kullanılan özgün yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle yağışlı ve rüzgârlı iklim koşullarına göre şekillenen baca sistemi, geleneksel konutlarda hem yağmur suyunun içeri girmesini engellemek hem de dumanın daha sağlıklı şekilde dışarı atılmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir mimari çözüm olarak öne çıkıyor.
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Muğla’nın Türkiye’nin en çok yağış alan illerinden biri olduğunu belirterek, poyrazla karışan yağmurun her yönden yağmasının halkın ihtiyacına uygun bir baca tipi geliştirilmesinde etkili olduğunu söyledi.

Muğla Bacası, Kentin Mimari Kimliğinin Parçası
Şehircilik ve yerel mimaride önemli bir yere sahip olan bacaların tarihsel kökenine dikkati çeken Aras, Muğla’nın geçmişte Rumlar ile Türklerin birlikte yaşadığı bir bölge olduğunu belirtti.
Rum evlerinin önemli özelliklerinden birinin, Rum ustalar tarafından yapılan Muğla bacaları olduğunu ifade eden Aras, Muğla bacasının Menteşe Belediyesi logosunda da yer aldığını söyledi.
Aras, Muğla bacasının dört tarafının açık olduğunu ve yapımında 28 yağlı kiremit kullanıldığını belirterek, bu özelliğin bacaların kısa sürede yapılmasını ve kolay şekilde onarılmasını sağladığını ifade etti.
“Baca gazı zehirlenmesi vakası yaşanmadı”
Muğla bacasının kent estetiğiyle tam bir uyum içinde olduğunu vurgulayan Aras, tasarımın can güvenliği açısından da önemli bir özellik taşıdığına işaret etti.
Kış aylarında Türkiye’nin farklı illerinde karbonmonoksit kaynaklı baca gazı zehirlenmesi vakalarının yaşandığına dikkat çeken Aras, Muğla’da uzun yıllardır baca gazı zehirlenmesi kaynaklı ölüm vakası duyulmadığını belirtti.
Aras, “Uzun yıllardan bu yana Muğla evlerinde baca gazı zehirlenmesinden kimsenin öldüğü duyulmamıştır, böyle bir vaka yaşanmamıştır. Muğla bacasının 4 tarafının açık olması riski azaltmaktadır. Bu sistemin ülke genelinde uygulanması halinde, zehirlenme vakalarının da önüne geçilebilir” dedi.
Aras, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Muğla bacasının yapılmasını teşvik ettiklerini söyledi.

Toprak Damdan Kiremitli Çatıya Geçiş
Yüksek Mimar Ertuğrul Aladağ, Muğla bacasının kentin yakın çağ mimarisinin bir ürünü olduğunu belirterek, sistemin Muğla’da kiremitli çatıların kullanılmaya başlanmasıyla ortaya çıktığını ifade etti.
Aladağ’a göre Muğla’da daha önce toprak damlı yapılar yaygındı. Bu yapılarda kullanılan baca biçimleri ise ters çevrilmiş küp ya da “keleter” olarak adlandırılan sepet biçimindeydi.
Kiremitli çatıların kullanılmaya başlanmasıyla birlikte baca sistemi de değişti. Aladağ, Muğla bacasının bir anlamda haçvari tonozun kiremitlerle oluşturulmuş stilize biçimi olduğunu belirtti.
Bacanın büyüklüğüne göre kullanılan kiremit sayısının değiştiğini aktaran Aladağ, geleneksel yapımda ana gövdede yaklaşık 16 kiremit bulunduğunu, köprü ve kırık kiremitler de hesaba katıldığında toplam sayının 26-28’e ulaşabildiğini söyledi.
Dört Tarafının Açık Olması En Önemli Özelliklerinden
Muğla bacasının en dikkat çekici özelliklerinden biri ise dört tarafının açık olması.
Aladağ, iki tarafı açık baca sistemlerinde rüzgârın ters yönden gelmesi halinde çekişin durabileceğini belirterek, Muğla bacasının dört yönden hava akımına izin verdiğini söyledi.
Bu yapının Muğla’nın geçmişteki yoğun yağış ve rüzgâr koşullarına uygun olarak geliştiğini ifade eden Aladağ, kiremitlerin saçaklarının da yağmur suyunun baca içerisine girmesini engellediğini aktardı.
Böylece sistem, bir yandan bacanın hava akışını sürdürmesine olanak sağlarken diğer yandan yağmur suyunun içeri girmesini sınırlandırıyor.

Kalın Taş Duvarlar Çekişi Destekliyor
Muğla bacalarının bir diğer özelliğinin ise kalın taş duvarlardan yapılması olduğunu belirten Aladağ, bunun baca içerisindeki ısının korunması açısından önemli olduğunu söyledi.
Aladağ, ince duvarlı bacaların daha hızlı soğuyabildiğini ve soğuyan bacalarda çekişin olumsuz etkilenebileceğini belirterek, geleneksel Muğla bacasının kalın taş yapısının ısının korunmasına katkı sağladığını ifade etti.
Baca içerisinde dumanın yukarı doğru ilerlerken kademeli olarak daralan bir sistemle dışarı atılmasının da önemli olduğunu anlatan Aladağ, doğru tasarlanmış bir bacada dumanın çıkışını engelleyecek ani genişleme ve daralmaların bulunmaması gerektiğini vurguladı.
Eski Muğla Evlerinde Taze Hava Akışı da Sistemin Parçasıydı
Geleneksel Muğla evlerinin yalnızca bacalarıyla değil, genel mimari yapısıyla da hava akışını desteklediğini belirten Aladağ, geçmişte sofaların açık olduğunu, kapı, pencere ve kepenklerden eve doğal hava girişi sağlandığını söyledi.
Bu doğal hava akışının ocakta oluşan yanmanın devamlılığı açısından da önemli olduğunu belirten Aladağ, sonradan sofaların kapatılması veya yapıların çevresinde yüksek binaların yükselmesiyle bazı bacaların yeterli hava akımı bulamadığını ifade etti.
Bu tür durumlarda ocak veya sobanın bulunduğu bölüme dışarıdan hava girişi sağlayacak ek çözümler uygulandığını aktaran Aladağ, bunun baca çekişini güçlendirmeye yardımcı olduğunu söyledi.
Muğla Bacası, Mimari Geleneğin Ürünü
Muğla bacasının ortaya çıkışını yalnızca bir baca çözümü olarak değerlendirmemek gerektiğini belirten Aladağ, sistemin Ege adaları, Kuzey Yunanistan ve Balkanlar üzerinden gelen mimari etkilerin Muğla’da gelişerek özgün bir biçim kazanmasının sonucu olduğunu ifade etti.
Muğla’daki tarihi yapılarda çalışan ustaların bu mimari anlayışın gelişmesinde önemli rol oynadığını belirten Aladağ, kentte çok sayıda önemli yapının inşasında görev alan ustalara da dikkat çekti.
Aladağ, Muğla bacasının zaman içerisinde kentin iklimine, yapı karakterine ve yaşam biçimine uyarlanarak kendine özgü bir mimari unsur haline geldiğini söyledi.
Bacanın Doğru Çalışması Zehirlenme Riskini Azaltıyor
Muğla bacasının temel işlevlerinden birinin, ocak ve sobadan çıkan dumanın uygun hava akışıyla dışarı atılmasını sağlamak olduğunu belirten Aladağ, dört yönden hava alabilen, yağmur suyunu içeri sokmayan, kalın duvarlı ve doğru ölçülerde yapılan bacaların baca tütmesi ve dumanın geri tepmesi riskini azaltabildiğini ifade etti.
Ancak uzman görüşüne göre bu sistemin sağlıklı çalışması için yalnızca baca biçimi yeterli değil. Sobanın doğru kurulması, baca temizliğinin yapılması, baca ve bağlantılarının uygun durumda olması ile evin yeterli şekilde havalandırılması da büyük önem taşıyor.
Muğla bacası ise tüm bu geleneksel özellikleriyle, geçmişte kentin yoğun yağış ve rüzgâr koşullarına karşı geliştirilmiş işlevsel bir mimari çözüm olmasının yanı sıra Muğla’nın kültürel kimliğinin önemli parçalarından biri olarak varlığını sürdürüyor.






























