Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2026 yılında Türkiye Kültür Yolu Festivali durakları arasına Muğla’nın da eklendiğini müjdeleyerek şehri sanatın başkenti yapacaklarını duyurdu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyanın en kapsamlı kültür sanat projelerinden biri olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 rotasını açıkladı; Muğla, festivalin en gözde duraklarından biri olmaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin marka değerini artırmak ve kültürel mirası modern sanatla buluşturmak amacıyla başlatılan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında Muğla ve ilçelerinde sanatseverlerle buluşacak. Bakan Ersoy, festivalin kapsamının her geçen yıl genişlediğini belirterek, Muğla’nın tarihi dokusu ve eşsiz doğasıyla bu organizasyona ev sahipliği yapacak olmasının heyecan verici olduğunu ifade etti.

Muğla’nın Tarihi Mekanları Sanatla Şenlenecek
Festival kapsamında Bodrum Kalesi’nden Knidos Antik Kenti’ne, Menteşe’nin tarihi sokaklarından Fethiye’deki Amintas Kaya Mezarları’na kadar pek çok nokta dev etkinliklere sahne olacak. Konserler, sergiler, tiyatro gösterileri ve dijital sanat enstalasyonları, Muğla’nın kültürel zenginliğini dünya vitrinine taşıyacak. Bakan Ersoy, “Muğla sadece deniz, kum ve güneşten ibaret değil; antik kentleri ve kültürel derinliğiyle bu festivalin en güçlü halkalarından biri olacak” dedi.
Turizm Sezonu Kültürle Taçlanacak
Festivalin Muğla ayağının, bölgedeki turizm hareketliliğini sadece yaz aylarıyla sınırlı kalmayıp tüm yıla yayılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Yerli ve yabancı binlerce turistin ilgi göstermesi beklenen etkinlikler, bölge esnafı ve konaklama tesisleri için de büyük bir ekonomik canlılık getirecek. Bakanlık yetkilileri, Muğla etabının tarihlerini ve detaylı programını önümüzdeki günlerde paylaşacak.

Sürdürülebilir Kültür ve Sanat Hamlesi
Bakan Ersoy, Kültür Yolu Festivali’nin bir “şehir festivali” olmanın ötesinde, şehirlerin kültürel altyapısını güçlendiren bir model olduğunu vurguladı. Muğla’da gerçekleştirilecek yatırımlar ve restorasyon çalışmalarıyla festivale hazırlanan mekanların, organizasyon sonrasında da yaşayan birer sanat merkezi olarak kalması hedefleniyor.
































