MUĞLA’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı ve çevresindeki yaşam alanlarını korumak için yıllardır mücadele eden İkizköylüler, bu kez Ankara’ya gidiyor. 679 parsel tarım arazisinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davanın 16 Eylül’de Danıştay’da görülecek duruşmasına katılacak olan köylüler, Türkiye’nin dört bir yanındaki yaşam savunucularına da dayanışma çağrısı yaptı.
İKİZKÖYLÜLER 16 EYLÜL’DE DANIŞTAY’DA: “KAMU YARARI ŞİRKETİN ÇIKARI DEĞİLDİR”
MUĞLA’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı ve çevresindeki yaşam alanlarını korumak için yıllardır mücadele eden İkizköylüler, bu kez Ankara’ya gidiyor. 679 parsel tarım arazisinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan davanın 16 Eylül’de Danıştay’da görülecek duruşmasına katılacak olan köylüler, Türkiye’nin dört bir yanındaki yaşam savunucularına da dayanışma çağrısı yaptı. İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık ise duruşma öncesi yaptığı açıklamada mücadelenin yalnızca Akbelen Ormanı için olmadığını belirterek, “Akbelen’de savunduğumuz yalnızca orman değil. Aslında savunduğumuz şey kamu yararının kendisidir” dedi.
ANKARA’DA KÖYLÜLER BULUŞACAK
Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan 679 parsel tarım arazisi, 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile kömür madeni faaliyetleri için acele kamulaştırma kapsamına alınmıştı.
Köylüler karara karşı 96 ayrı dava açarken, Danıştay 6. Dairesi 28 Nisan 2026’da Cumhurbaşkanı Kararı’nın yürütmesinin durdurulmasına karar vermişti. Davanın duruşması ise 16 Eylül Çarşamba günü Danıştay’da görülecek.
İkizköy Çevre Komitesi tarafından yapılan çağrıda, maden ve enerji projelerinin kıyısında yaşayan köylüler ile yöre halklarının Ankara’da buluşacağı belirtildi.
Duruşma öncesinde MAPEG önünde “köylü kürsüsü” kurulacağı, ardından Cemal Süreya Parkı’nda dayanışma buluşması gerçekleştirileceği duyuruldu.
Köylüler, “Sesimizi duyup samimiyetimize inanan, köyleri, memleketi için mücadele eden herkesi dayanışmaya çağırıyoruz” sözleriyle çağrıda bulundu.
NEJLA IŞIK: “ÇOK KRİTİK BİR EŞİKTEYİZ”
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık, 16 Eylül’de görülecek dava öncesinde yaptığı açıklamada Akbelen mücadelesinin kritik bir aşamaya geldiğini söyledi.
Işık, kamu yararı ve enerji arz güvenliği söylemleriyle topraklarına bir şirketin çökmeye çalışıldığını savunarak, Danıştay’ın acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurduğunu ve 16 Eylül’de iptal süreciyle ilgili davanın görüleceğini hatırlattı.
Işık, kamu yararının yalnızca elektrik üretimi veya bir santralin çalışmaya devam etmesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek şöyle dedi:
“Kamu yararı, bir şirketin çıkarının adı olamaz. Kamu yararı toplumun ortak yararıdır.”
Işık’a göre insanların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşaması, ormanların, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve zeytinliklerin korunması da kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor.
“ÖNCE TOPLUMUN ÖDEYECEĞİ BEDEL HESAPLANMALI”
Nejla Işık, yıllardır çalışan santrallerin daha ne kadar süre çalışmasının gerekli olduğunun ortaya konulması gerektiğini belirterek, alternatif enerji kaynaklarının, çevresel etkilerin, sağlık maliyetlerinin, tarımsal üretimin ve bölge halkının geçiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Işık, “Bir şirket faaliyetini sürdürecek diye toplumun tamamı uzun yıllar boyunca bunun bedelini ödemek zorunda bırakılamaz” dedi.
Kömürden elde edilen ekonomik değer ile bunun topluma yüklediği maliyetin birlikte hesaplanması gerektiğini belirten Işık, hava kirliliği, sağlık sorunları, tarım alanlarının kaybı, su kaynaklarının zarar görmesi ve doğanın tahrip edilmesinin de hesaba katılması gerektiğini ifade etti.
“KÖMÜRÜN ÖMRÜ VAR, ZEYTİNİN DEĞERİ KUŞAKLAR BOYU SÜRER”
Zeytinliklerin bölge halkı için yalnızca ekonomik değil, kültürel ve yaşamsal bir değer taşıdığını vurgulayan Işık, “Zeytin sadece bir ağaç değildir. Bir ailenin geçimidir, emeğidir, toprağıdır” dedi.
Işık, kömürün belirli bir ömrü olduğunu, buna karşın zeytin ağacının, toprağın ve suyun değerinin kuşaklar boyunca devam ettiğini söyledi.
“BİZ SADECE BİRKAÇ AĞACI SAVUNMUYORUZ”
Akbelen mücadelesinin yalnızca bir çevre mücadelesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Nejla Işık, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Biz burada sadece birkaç ağacı savunmuyoruz. İnsanların yaşam alanlarını, toprağını, suyunu, geçimini ve geleceğini savunuyoruz.”
Işık açıklamasını, “Akbelen’de savunduğumuz yalnızca orman değil. Zeytinlikleri, tarım alanlarını, suyu, yaşam alanlarını ve insanların geleceğini savunuyoruz. Aslında savunduğumuz şey kamu yararının kendisidir” sözleriyle tamamladı.
GÖZLER 16 EYLÜL’DE
Akbelen’de yıllardır devam eden mücadelede gözler şimdi 16 Eylül’de Ankara’da görülecek Danıştay duruşmasına çevrildi.
İkizköylüler, acele kamulaştırma kararının iptal edilmesini isterken, Ankara’da hem hukuki mücadelelerini sürdürecek hem de Türkiye’nin farklı bölgelerindeki yaşam alanı mücadeleleriyle dayanışma mesajı verecek.






























