Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi sınırları içindeki Akbelen Ormanı, köylülerin ve yaşam savunucularının direnişiyle ülke gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Kesimlerin üçüncü yılında dün bölgede geniş katılımlı bir dayanışma etkinliği gerçekleştirildi. Kamuoyunda “Maden ve Talan Yasası” olarak bilinen 7554 sayılı kanunun Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin tam birinci yılına denk gelen 24 Temmuz tarihindeki buluşmaya ilgi oldukça yoğundu.
Bodrum’dan yoğun bir kalabalığın akın ettiği Akbelen’e; İkizköy Muhtarı Nejla Işık, köylüler, Birgi, Kemalpaşa, Fatsa ve İzmir gibi Türkiye’nin birçok farklı noktasından yurttaşlar katıldı. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da dayanışmaya güç kattı. HKP İzmir İl Örgütü ve Halkçı Doğa ve Hayvanseverler Komitesi gibi oluşumlar alanda yer alarak köylülerin kırsal yaşamı, üretimi ve doğayı koruma mücadelesine destek verdiklerini belirttiler.
“Köyümüzü, Zeytinimizi, Toprağımızı Kaybettik”
Yıllardır süren direnişin sembol isimlerinden Esra Işık, buluşmada yaptığı duygu yüklü konuşmada bölgedeki tarımsal üretimin ve doğal bereketin adım adım nasıl yok edildiğine dikkat çekti. Işık, yurttaşlara seslenerek, bugün neden orada olduklarını anlamak için köylerine kadar dayanan maden sahasına bakmanın yeterli olacağını ifade etti. Seneler içerisinde pek çok köyün, ormanın, asırlık zeytin ağaçlarının ve bereketli toprakların kaybedildiğini vurgulayan Işık, maden şirketinin yedi yıl önce yuttuğu bir köyün ardından şimdi kendi yaşam alanlarına ve çevre köylere göz diktiğini dile getirdi.
“Kamu Biziz, Ranta Karşı Sonuna Kadar Direneceğiz”
Köylü kürsüsünde okunan ortak basın açıklamasında ise bir yıl önce yürürlüğe giren 7554 sayılı yasanın tarıma, üretime ve kırsal yaşama vurduğu darbeye işaret edildi. Açıklamada, köylülerin topraklarını ve geçim kaynaklarını savunmak için günlerce TBMM yakınlarındaki Cemal Süreya Parkı’nda tuttukları nöbetler hatırlatıldı. “Kamu yararı” adı altında meraların, zeytinliklerin ve ormanların maden ve enerji faaliyetlerine kurban edildiği, köylülerin yüz yıllardır yaşadıkları topraklardan göçe zorlandığı belirtildi.
Geride kalan bir yıl içerisinde yüzlerce ihale yapıldığına ve binlerce hektarlık alanın şirketlere tahsis edildiğine dikkat çeken yurttaşlar, doğa koruma yasalarının ve eşit yurttaşlık ilkesinin çiğnendiğini vurguladı. Açıklamada, Muğla’dan Ordu’ya, Çanakkale’den Hatay’a, Artvin’den Manisa’ya kadar ülkenin dört bir yanında toprağını ve üretimini savunan köylülerin dayanışmayı büyüteceği ifade edilerek direniş kararlılığı yinelendi.
Anayasa Mahkemesi’ne Net Çağrı
Buluşmada, köylülerin, çiftçilerin ve doğa savunucularının ortak talepleri de net bir dille kamuoyuna duyuruldu. Geri dönüşü olmayan yıkımlar ve tahribatlar yarattığı belirtilen 7554 sayılı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’nde açılan davanın bir an önce görülmesi ve yürütmenin acilen durdurulması talep edildi. Ayrıca, kırsal kesimde tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi, köylerde güvenli yaşam hakkının tesisi ve ormanlar ile zeytinliklerin bereketinin güvence altına alınması için doğayı merkeze alan yeni bir yasanın derhal çıkartılması gerektiği vurgulandı. Etkinlik, “Maden Yasası Hükümsüzdür” sloganları eşliğinde, mücadeleden asla vazgeçilmeyeceği mesajıyla sona erdi.































