Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan İkizköy’de, kömür madeni faaliyetlerine karşı verilen mücadele 7. yılını geride bıraktı. Bölgenin simge ismi haline gelen İkizköy Muhtarı Nejla Işık, Akbelen Tepesi’nden yükselen sesiyle hem geçmişin emeğine sahip çıkıyor hem de geleceğin ekolojik dengesi için uyarılarını yineliyor. Işık, bölgedeki zeytinliklerin korunması adına yürütülen çalışmaların, şirketlerin iddialarının aksine, büyük bir yıkımla karşı karşıya olduğunu vurguluyor.

Geçmişin Emeği ve Yok Edilen Zeytinlikler
Nejla Işık, zeytin ağaçlarının sadece birer ekonomik değer değil, aynı zamanda bölge halkının atalarından kalan birer miras olduğunu belirtiyor. Köylülerin, yıllar boyunca büyük fedakarlıklarla, pınarlardan su taşıyarak büyüttüğü ağaçların bugün maden sahası uğruna sökülmesinin yarattığı tahribata dikkat çekiyor. Işık’ın ifadelerine göre, bölgede yaklaşık 5 bin zeytin ağacı sökülmüş durumda. Bu durum, yüzyıllardır zeytincilikle uğraşan bölge halkı için sadece bir ağaç kaybı değil, aynı zamanda kültürel bir hafızanın da silinmesi anlamına geliyor.

Şirketlerin İddiaları ve Gerçekler
Şirketlerin “zeytin ağaçlarını taşıyoruz” söyleminin gerçeği yansıtmadığını savunan Muhtar Işık, mahkemelere sunulan görsellerin göstermelik olduğunu ifade ediyor. Taşınan ağaçların yaşama şansının düşük olduğunu ve meyve verimlerinin uzun yıllar boyunca durduğunu belirten Işık, köylülerin bu sürece dair ciddi şüpheleri olduğunu dile getiriyor. Şirketin, köylüye zeytinyağı sağladığına dair iddialarını da kesin bir dille reddeden Işık, bölge halkının onurlu bir duruş sergileyerek bu tür yaklaşımları kabul etmediğini belirtiyor.
Akbelen’de Cumhuriyet Vurgusu
Cumhuriyet Bayramı’nda yüreği buruk bir şekilde açıklamalarda bulunan Nejla Işık, Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözüne atıfta bulunarak, topraklarına olan bağlılıklarını bir kez daha vurguladı. Işıkdere’nin haritadan silinmiş olmasına rağmen, Akbelen ve çevresindeki diğer köylerin direnişinin devam ettiğini belirtti. Işık, mücadelenin sadece İkizköy için değil, Türkiye’nin genel ekolojik geleceği için kritik bir öneme sahip olduğunu savunuyor.

Geleceğe Dair Kararlılık
Bölgedeki maden faaliyetlerinin durdurulması için hukuki ve sosyal mücadele süreci kararlılıkla devam ediyor.
Doğal kaynakların korunması, yerel halkın en temel talebi olarak öne çıkıyor.
Akbelen’in bir “cehennem çukuruna” dönüşmemesi için dayanışma çağrısı yapılıyor.
Nejla Işık, bu süreçte köylülerin “bir avuç fakir” olarak nitelendirilerek sindirilmeye çalışılmasına karşı, birlik ve beraberlik içinde duracaklarını ifade ediyor. Toprağını, ormanını ve zeytinini koruma konusunda kararlı olan İkizköy halkı, bu mücadelenin memleketin genel kaderini belirleyeceğine inanıyor. Topraklarının maden çukurlarına kurban edilmemesi için bedenlerini ve ruhlarını ortaya koyan köylüler, geri adım atmadan mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini belirtiyor.































