Bir ev düşünün…
Salonunuza misafir çağırıyorsunuz.
En güzel koltukları alıyorsunuz…
Duvarları boyuyorsunuz…
En şık avizeyi takıyorsunuz.
Sonra salonun tam ortasına da bir çöp konteyneri koyuyorsunuz.
Misafir “Bu ne?” diye sorunca da…
“Algı yapmayın…” diyorsunuz.
İşte Ortakent’teki manzara tam da buna benziyor.
…
Burası Bodrum’un arka mahallesi değil.
Burası Bodrum’un vitrini…
Üniversitenin hemen yanı…
Otellerin, sitelerin, yaşam alanlarının ortası…
Birkaç dakika sonra denize gireceğiniz plajların yanı başı…
Ve bu bölgenin tam kalbinde bir katı atık depolama alanı.
Üstelik zaman zaman çıkan yangınlarla bütün Bodrum’un gökyüzünü siyah dumana boyayan bir tesis.
Buna gerçekten şehircilik mi diyeceğiz?
…
Dünyanın gelişmiş turizm kentleri, bu tür tesisleri bilimsel kriterlerle planlıyor.
Yer seçimini çevreye, hâkim rüzgâra, yerleşim alanlarına ve gelecekteki kent gelişimine göre yapıyor.
Biz ise yıllardır aynı soruyu soruyoruz:
Ortakent’e gerçekten burası mı yakıştı?
…
Daha düşündürücü olan ise şu…
Hemen karşı tarafta Bodrum’un önemli yeşil alanlarından Ali Kelle Ormanı bulunuyor.
Böylesine değerli doğal alanların ve yoğun yaşam bölgelerinin yakınındaki risklerin en aza indirilmesi, modern şehircilik anlayışının temel sorumluluklarından biridir.
…
Sonra birileri çıkıp “algı” diyor.
Oysa algı dediğiniz şey gözle görülmez.
Buradaysa görünen bir gerçek var.
Yükselen siyah duman…
Vatandaşın endişesi…
Turistin şaşkınlığı…
Ve yıllardır çözülemeyen bir planlama tartışması.
…
Şehircilik, sorun ortaya çıktıktan sonra itfaiye göndermek değildir.
Şehircilik, o sorunun hiç yaşanmamasını sağlayacak planlamayı yapmaktır.
Yangın çıktıktan sonra söndürmek başarı değildir.
Başarı, yangının çıkma riskini en aza indirecek sistemi kurabilmektir.
…
Bodrum dünyanın en önemli turizm markalarından biri olmak istiyorsa, vitrinine de ona göre bakmalıdır.
Çünkü bir kentin kalitesi, yalnızca yaptığı marinalarla, lüks otellerle ya da milyon dolarlık villalarla ölçülmez.
En zor işi nasıl yönettiği ile ölçülür.
Atığını nasıl yönettiği ile…
Doğasını nasıl koruduğu ile…
İnsanına nasıl bir yaşam sunduğu ile…
Ve bugün Ortakent’te yükselen o siyah duman, ne yazık ki Bodrum’un hak ettiği şehircilik fotoğrafı değildir.































