Bodrum’da 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni, Bodrum Adliyesi önünde gerçekleştirildi. Çok sayıda avukatın katıldığı tören, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı ve adliye binası önündeki Atatürk büstüne Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilciliği adına çelenk sunuldu. Daha sonra Muğla Barosu Bodrum İlçe Temsilcisi Avukat Onursal Özbek basın açıklaması yaptı.
Özbek, konuşmasının başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatan uğruna hayatını kaybedenleri, adalet, hukuk ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren yargı mensuplarını andı. Geçtiğimiz adli yıl içerisinde hayatını kaybeden avukat ve hukukçuları da rahmetle yad eden Özbek, onların bıraktığı adalet mücadelesinin sürdürüleceğini söyledi.
“Eski Dertlerimiz Çözülmedi”
Yeni bir adli yılın başlamasına rağmen geçmişten kalan sorunların çözüme kavuşmadığını belirten Özbek, yargıdaki sorunların büyümeye devam ettiğini söyledi. Her yıl aynı sorunları dile getirmekten kendisinin de yorulduğunu belirten Özbek, sorunların kanıksanmaması için bunların gündemde tutulması gerektiğini vurguladı.
Özbek, son bir yılda yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayı, başka bir muhalefet partisinin genel başkanı ile farklı partilerden çok sayıda belediye başkanı ve parti yöneticisinin tutuklu bulunmasına dikkat çekti. İktidarın hoşuna gitmeyen seslerin kısılmaya çalışıldığını savunan Özbek, hukukun siyasete alet edildiğini söyledi.
Osman Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen tahliye edilmediğini de dile getiren Özbek, uluslararası anlaşmaların ve hukukun uygulanması gerektiğini ifade etti.
Yaşam Tarzı ve İfade Özgürlüğü Eleştirisi
Yaşam tarzı ve seküler hayata yönelik kısıtlamaların arttığını savunan Özbek, Manifest grubu ve kurucusu hakkında gündeme gelen müstehcenlik suçlamalarını, Mabel Matiz hakkında açılan soruşturmayı ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle verilen cezaları örnek gösterdi.
Özbek, bu uygulamalarla birlikte televizyon ekranlarında mafya ve kabadayıların kahraman olarak sunulduğunu, silah, kan, şiddet ve ölümün olağanlaştırıldığını belirterek tepki gösterdi.
“Yargıya Güvenilmeyen Yerde Mafyalar Türer”
Adaletin teminatının bağımsız ve tarafsız yargı olduğunu vurgulayan Özbek, hâkimlerin siyasi erkin etkilerinden uzak olması ve coğrafi teminata sahip bulunması gerektiğini söyledi.
Vatandaşların adalete erişiminin ekonomik açıdan giderek zorlaştığını belirten Özbek, ağır KDV ve gelir vergisi yükünün yanı sıra harç ve yargılama masraflarının da vatandaşları zorladığını ifade etti. Yargıya erişimin bir lükse dönüşmemesi gerektiğini söyleyen Özbek, “Yargıya güvenilmeyen yerde mafyalar türer” dedi.
Avukatların Sorunlarına Dikkat Çekti
Avukatların kamu kurumlarından bilgi ve belge toplama yetkisinin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gerekçe gösterilerek fiilen engellendiğini savunan Özbek, özellikle Tapu Müdürlüklerinde avukatların yaşadığı sorunların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
Kamu avukatlarının makam tazminatı ve özlük hakları konusunda yaşadığı sorunların devam ettiğini belirten Özbek; genç avukatlar, stajyerler ve bağlı çalışanların güvencesizliğine, CMK tarifelerine ve emekli avukatların ekonomik durumuna da dikkat çekti.
“Savunmanın Yok Sayıldığı Bir Sistemde Adil Yargılama Olmaz”
Mesleki faaliyetleri, üstlendikleri vekâlet görevleri veya savunma hakkını kullanmaları nedeniyle soruşturma, gözaltı ve tutuklama süreçleriyle karşı karşıya kalan avukatları da gündeme getiren Özbek; Selçuk Kozağaçlı, Oya Aslan, Can Atalay, Mehmet Pehlivan, Doğa İncesu, Ezgi Önalan, Yunus Emre Işık ve Barkın Timtik’in durumlarına dikkat çekti.
Avukatın özgür olmadığı bir düzende yurttaşın hak arama hürriyetinden söz edilemeyeceğini belirten Özbek, “Savunmayı baskı altına almak; adil yargılanma hakkını ve doğrudan hukuk devletini yok saymaktır. Savunmanın yok sayıldığı bir sistemde adil yargılamadan da bahsedilemez” dedi.
Özbek, yargı bağımsızlığının zedelendiğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını savunarak toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, basın özgürlüğü ve ifade hürriyetinin korunması gerektiğini söyledi.
Muğla Barosu ve avukatlar olarak hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve insan haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Özbek, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, savunmanın dokunulmazlığı, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
Özbek, yeni adli yılın savunma hakkına, avukatlık mesleğine ve adaletin tecellisine hak ettiği değerin verildiği bir yıl olması temennisinde bulundu.
































