Koruduk dediler… Koruna koruna yok olduk!
…
SİT alanlarını koruya koruya SİT’lik yer bırakmadık… Kum zambaklarını koruya koruya zambak bırakmadık!
Bodrum’da korumacılıkta yeni bir çağ açıldı!
Koyları betonla, kıyıları işletmelerle, yeşili villalarla tanıştırdık.
Korudukça eksildik, korudukça kaybettik!
Sırada Akyarlar Ali Hoca Burnu’ndaki kum zambakları vardı.
Ne yazık ki onları da koruma altına aldık!
Önce vatandaşı uyardık:
“Koparmanın cezası 699 bin 245 liraya kadar!”
Sonra etrafını demirle çevirdik.
“Dokunmayın, koruyoruz” dedik.
Demirler çürüdü. Çöpler birikti. Kum zambakları yok oldu.
Koruma alanı duruyor… Korunan yok!
…
İşin şakası bir yana…
Yaklaşık 5 metrekare!
Ne hektarlar ne kilometrelerce sahil…
Birkaç kum zambağının yaşadığı küçücük bir alan.
Onu bile yaşatamadınız.
5 metrekareyi koruyamayan Bodrum’u nasıl koruyacak?
Hiç mi yüzünüz kızarmadı?
…
Akyarlar’daki manzara aslında Bodrum’un küçük bir fotoğrafı.
Önce bir kıyı, sonra bir koy, ardından bir tepe…
SİT sınırları değişti. Planlar geçti. Ruhsatlar çıktı.
Yeşil azaldı, kum kayboldu, beton çoğaldı.
Damlaya damlaya göl olur derler; Bodrum’da damlaya damlaya beton oldu!
Sonra soruyoruz:
“Bodrum neden eski Bodrum değil?”
Eski Bodrum’u koruya koruya bitirdik!
…
Kum zambağı yalnızca güzel bir beyaz çiçek değil.
Pancratium maritimum, kıyı kumullarının hassas bitkilerinden. Yapılaşma, turizm ve kumulların bozulması yaşam alanlarını daraltıyor.
Onun kaybolması kumsalın ihbarı:
“Ben gidiyorsam, arkamdan kumsal da geliyor!”
…
Dünyada ise başka türlü korunuyor.
İspanya’da kumullar restore ediliyor, doğal bitkiler yeniden dikiliyor.
Yunanistan’da çitler yenileniyor, çöpler kaldırılıyor, alanlar denetleniyor.
Onlar “koruma” deyince gerçekten koruyor.
Biz?
Demiri diktik.
Tabelayı koyduk.
Arkamızı döndük.
Allah rahmet eylesin; çok iyi korunuyordu!
…
Bir de çevre temizliği etkinliklerini pek seviyoruz.
Gönüllülerin eline çöp torbası veriliyor.
Kameralar çekiyor.
Fotoğraflar paylaşılıyor.
Basın bültenleri dağıtılıyor.
Maşallah, çevrecilik objektife pek güzel çıkıyor!
Gönüllülere sözümüz yok.
Sözümüz, onların emeğini başarı vitrini yapanlara:
Vatandaş çöp toplasın, siz fotoğraf mı toplayacaksınız?
Koruma altındaki küçücük alanın çöpünü bile temizleyemiyorsanız, bu gösterinin ne anlamı var?
Fotoğraf değil, sonuç gösterin!
…
Vatandaş kum zambağını koparırsa 699 bin 245 liraya varabilen ceza ile karşılaşabiliyor.
Doğru.
Koparmasın!
Peki korumakla görevli olanlar koruyamazsa?
Ceza vatandaşa, sorumluluk kime?
Çiçeği koparmanın ceza cetveli var.
Koruyamamanın hesap cetveli nerede?
…
Size Bodrum emanet edildi.
Fotoğraf çektirmek için değil;
görev yapmanız için…
Şimdi açıklayın:
Akyarlar’daki alandan kim sorumlu?
En son ne zaman kontrol edildi?
Kaç kum zambağı vardı, kaçı kaldı?
Bodrum’daki güncel kum zambağı envanteri nerede?
Bilmiyorsanız ayıp, biliyor ve koruyamıyorsanız daha büyük ayıp!
…
Akyarlar’daki küçücük alan, koca Bodrum’un aynası.
Yeşilini, kumunu, kıyısını kaybeden Bodrum ile kum zambaklarını kaybeden Bodrum’un hikâyesi aynı.
Büyük kayıplar küçük ihmallerle başlar.
Hiç mi yüzünüz kızarmadı?
5 metrekareyi koruyamadınız… Koca Bodrum’u nasıl koruyacaksınız?
Hâlâ buna “korumacılık” diyorsanız…
Yuh olsun böyle korumacılığa!




























