Bodrum’da artık kaçak yapı haberleri sıradanlaştı.
Öyle ki;
bir yerde mühürlenen inşaatın birkaç gün sonra yeniden çalışmaya başlaması kimseyi şaşırtmıyor.
Kaçak kat…
Kaçak villa…
Tarım arazisine yapılan yapı…
Kıyıya çöken işletmeler…
Ruhsata aykırı büyütülen oteller…
Hepsi herkesin gözü önünde.
Asıl soru şu:
Bu kadar kaçak yapı nasıl oluyor da yıllarca fark edilmiyor?
Bodrum’da vatandaş artık şuna inanıyor:
“İsteyen istediğini yapıyor.”
Çünkü kurallara uyan vatandaş aylarca ruhsat beklerken,
bazıları dağa, tepeye, zeytinliğe, koy kenarına inşaat dikiyor.
Sonra bir gün göstermelik mühür vuruluyor.
Ardından sessizlik…
İnşaat devam ediyor.
Bodrum’u asıl çürüten de tam olarak bu duygu:
Devletin bazı yerlere baktığı,
bazı yerlere ise bakmadığı düşüncesi.
Bugün Bodrum’un boğulduğu problemlerin önemli kısmının temelinde kontrolsüz yapılaşma var.
Su yetmiyor.
Elektrik yetmiyor.
Yollar kaldırmıyor.
Trafik kilitleniyor.
Arıtmalar zorlanıyor.
Deniz kirleniyor.
Sonra herkes sonucu konuşuyor,
ama kimse sebebe dokunmuyor.
Çünkü Bodrum’da artık yapılaşma planlamaya göre değil,
rant baskısına göre ilerliyor.
Bir zamanların beyaz Bodrum’u,
betonun gölgesinde nefes almaya çalışıyor.
Üstelik mesele sadece görüntü kirliliği de değil.
Kaçak yapı demek;
daha fazla su tüketimi,
daha fazla kanalizasyon yükü,
daha fazla elektrik ihtiyacı,
daha fazla trafik,
daha fazla hafriyat,
daha fazla doğa tahribatı demek.
Yani bugün insanların şikayet ettiği hayat pahalılığı kadar,
gürültü kadar,
su kesintisi kadar,
trafik kadar gerçek bir mesele bu.
Ama ortada ciddi bir denetim iradesi görülmüyor.
Vatandaşın gördüğünü kurumlar görmüyor mu?
Herkesin bildiği kaçak yapılar yıllarca nasıl büyüyor?
Bodrum’da insanlar artık kaçak yapıların değil,
kaçak yapıların korunuyor görüntüsünün öfkesini yaşıyor.
Çünkü bu düzen devam ederse,
kaybedilen sadece birkaç zeytinlik ya da birkaç koy olmayacak.
Bodrum’un kendisi kaybolacak.
Ve o gün geldiğinde,
geriye denizi kirlenmiş,
trafiği kilitlenmiş,
altyapısı çökmüş,
kimliğini kaybetmiş dev bir şantiye kalacak.
İnsanlar hâlâ “Bodrum neden bu hale geldi?” diye soracak.
Cevap ise yıllardır herkesin gözünün önünde duruyor olacak.

































