Bodrum’da iki yıl önce sahillerin işgaline karşı STK’lar ve vatandaşlar tarafından başlatılan Kıyılar Halkındır Halkın Kalacak eylemi bu yıl Gümüşlük sahilinden başladı. Sahilde işgal edilen halk plajında toplanan yaklaşık 100 kişi kamuya açık kıyıların otel, motel restoran ve kafeteryalar tarafından masa, sandalye şezlong ve şemsiye konularak vatandaşa kapatılmasına tepki gösterdi.
İŞGAL ALTINDAKİ SAHİLDE EYLEM YAPTILAR
Muğla’nın Bodrum ilçesinde iki yıl önce sahillerin işgaline karşı STK’lar ve vatandaşlar tarafından başlatılan Kıyılar Halkındır Halkın Kalacak eylemi bu yıl Gümüşlük sahilinden başladı. Gümüşlük Forumu’nun halka açık ancak işgal edilen plajda yaklaşık 100 kişi ile düzenlediği “Kıyılar Halkındır “eylemine tatilcilerde alkışlarla destek verdi.
Ellerinde Kıyılar Halkındır,Halk Plajı Halkındır, Halk Plajı Sermaye Değildir, Gümüşlüğe Dokunma yazılı döviz taşıyan eylemciler sık sık “Kıyılar Halkındır Halkın Kalacak”, “Doğama Suyuma Havama Dokunma” “Sahildeki İşgalleri Sonlandırın” sloganları attı.
HALK PLAJLARI; ŞEZLONGLAR, ŞEMSİYELER, MASA VE SANDALYELERLE DOLDURULARAK BİZLERİN KULLANIM ALANI OLMAKTAN ÇIKARILMAKTADIR
Gümüşlük forumu adına açıklama yapan Ferhun Erbir şunları söyledi:
“Bugün Gümüşlük’teki plajlarımızla ilgili önemli bir hakkımızı tekrar hatırlatmak ve haklı ve yasal taleplerimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşmak için toplandık.
Hepimizin bildiği gibi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu açıkça belirtmektedir ki; kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, herkesin eşit ve serbestçe yararlanmasına açıktır.
Kıyılar Halkındır! Buna rağmen kıyılarımızın doğal yapısının bozulmasına göz yumulmakta ve halkın bu kıyıları serbestçe kullanım hakkı çok çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıya kalmaktadır. Halk plajları; şezlonglar, şemsiyeler, masa ve sandalyelerle doldurularak bizlerin kullanım alanı olmaktan çıkarılmaktadır. Oysa kıyılar yalnızca coğrafi alanlar değil; ortak yaşam kültürümüzün alanları ve çocuklarımızın da mirasıdır.”
Açıklamanın devamında şu görüşlere yer verildi:
“Bizler, Gümüşlük halkı olarak;
Kıyılarla ilgili yasal haklarımızın bizlere özgürce kullandırılmamasına,
Kıyılarımızda bariyerler, engeller ve tel örgülere,
Kıyılara erişimimizin rant kaygılarıyla kısıtlanmasına,
Kıyılardaki doğal yaşamın kirletilerek tahrip edilmesine karşıyız.
Geçen yıl yaz döneminde iki ay boyunca Çayıraltı Halk Plajı’nda yaptığımız ‘plajımızı geri istiyoruz’ eylemi sonucu elde ettiğimiz kazanımlarımızı yok sayılmak istenmesi, bizlerin ‘hakını çok sayılması’ anlamına gelecektir. Buna sessiz kalmamız asla mümkün değildir.
Kıyılara geçen yıl yaşananları ve gelinen noktayı bir kez daha hatırlatmak adına bu basın açıklamasını yapma zorunluluğu doğmuştur. Şimdi buradan tüm yetkilileri ciddiyetle göreve davet ediyor, görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz.
Kıyılar bir avuç sermaye grubunun değil, tüm halkın ortak malıdır. Biz hakkımızı ve kıyılarımızı, halk için vardır. Kurumlar haklarımızı yeterince korumaz veya yasalara rağmen haksız ve mesnetsiz kısıtlamalar getirirse, bizim olanı istemek ve korumak için idari ve hukuki yollardan mücadele etmek de bizim en doğal ve yasal hakkımızdır.
Bizler; kıyılarımızda özgürce yürümek, denize girerek serinlemek, kumla, güneşle ve doğayla buluşmak istiyoruz. Hakkımız olanı elde etmek, kazanımlarımızı kaybetmemek ve gelecek nesillere tertemiz ve özgür kıyılar bırakmak için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Yürekten inanıyoruz ki çocuklarımız, torunlarımız da yasal hakları kısıtlanmadan bu güzel, doğal ve özgür kıyılarda birlikte büyüyecekler.
‘Denizler bizim, kıyılar bizim!’
‘Kıyılar geleceğimizdir!’
‘Kıyılar halkın, engeller kalksın!’
‘Kıyılar halkındır, halkın kalacak!’”
Eyleme katılanlar sessizce dağıldı.






































