4 Ekim 2026’da gerçekleştirilecek Bodrum Ticaret Odası (BODTO) seçimleri yaklaşırken, odanın 21 yıllık kurumsal hafızasını taşıyan başkan adayı İbrahim Akkaya, kentin giderek karmaşıklaşan ekonomik yapısına karşı liyakat, şeffaflık ve teknoloji odaklı yeni bir vizyon ortaya koydu. Turizmden denizciliğe 11 farklı sektörün dinamiklerini “beyaz pusula” etrafında birleştirmeyi hedefleyen Akkaya, “Güçlü kurumlar kişilerle değil, sistemlerle yönetilir” diyor.

Bodrum, artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli turizm ve cazibe merkezlerinden biri olmanın ötesinde, dev bir ekonomik ekosisteme dönüştü. Ancak kentin yaşadığı bu hızlı büyüme, altyapı ve kamu hizmetleri ile ekonomik hacim arasındaki makası da giderek açıyor.

Seçim çalışmalarını hızlandıran Bodrum Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Adayı Yüksek Mimar İbrahim Akkaya, kentin temel meselelerine analitik bir yaklaşımla ayna tutarken, tespitlerini doğrudan sahanın gerçekleriyle temellendiriyor. Bodrum’un mevcut tablosunu özetlerken, “Bugün Bodrum artık yalnızca önemli bir turizm merkezi değil; yüz binlerce insanın yaşadığı, çok farklı sektörlerde ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü, Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kentlerinden biri. Ancak Bodrum’un ekonomik büyüklüğü ile altyapısı, planlama kapasitesi ve aldığı kamu hizmetleri arasında giderek büyüyen bir mesafe var.” ifadelerini kullanan Akkaya, artan maliyetler, finansmana erişim, personel barınma krizi ve su sorununun rekabet gücünü doğrudan etkilediğini vurguluyor.

Akkaya, 21 yıllık deneyimle göreve talip
Odada geçirdiği 21 yıllık tecrübeyi değişimin bir kılavuzu olarak konumlandıran Akkaya, rutin hizmetlerle yetinen bir oda anlayışının miadını doldurduğunu savunuyor. Ekonomisi ve küresel rekabet koşulları tamamen değişen çağdaş Bodrum’un, yeni bir reflekse ihtiyacı olduğunun altını çizen başkan adayı, “Odanın masasında 21 yıl oturdum; neyin kurumsal kapasiteyle çözüldüğünü de, neyin yıllardır aynı yerde durduğunu da gördüm. Yapılanları sahipleniyorum, eksik kalanların sorumluluğundan da kaçmıyorum. Bu 21 yıl bana yalnızca neyin çalıştığını değil, artık neyin değişmesi gerektiğini de gösterdi.” sözleriyle özeleştiri mekanizmasını da çalıştırarak köklü bir dönüşümün sinyalini veriyor.

Şahıslara değil, sisteme dayalı bir Bodrum Ticaret Odası
Önerilen yeni yönetim modelinin omurgasını ise şahıslara değil, sisteme dayalı bir işleyiş oluşturuyor. Meslek komitelerinin kâğıt üzerinde kalmayıp karar mekanizmalarına doğrudan yön verdiği, siyasetin değil üyenin gündemiyle çalışacak bir yönetim anlayışı kurgulanıyor. Kararların akıbetinin şeffaf bir takip sistemiyle üyeye açılacağını belirten Akkaya, bu yapısal dönüşümü hayata geçirecek kadronun seçiminde liyakati tek kriter olarak belirliyor:
“İnsanları kim olduklarına, nereli olduklarına, hangi çevreye yakın ya da ‘kimin adamı’ olduklarına göre değil; bilgilerine, yeteneklerine, sektörlerinde karşılık bulup bulmadıklarına ve Bodrum’a ne katabileceklerine göre değerlendiriyorum. Çünkü Bodrum’un yeni bir yönetim kültürüne ihtiyacı var. Sorunları yalnızca konuşan değil; veri üreten, ölçen, çözüm geliştiren ve sonuçlarını takip eden bir Oda olacağız.”

İbrahim Akkaya’nın manifestosundaki en dikkat çekici ve Türk oda sisteminde nadir rastlanan unsur ise görev süresine getirdiği katı sınır. Makamı sürekli elde tutmayı reddederek, başkanlık görevine 2026-2030 yılları arasını kapsayan tek bir dönem için talip olduğunu ilan eden Akkaya, bu kararının gerekçesini şu iddialı sözlerle açıklıyor: “Kurumlarda yenilenmenin ve görev devrinin bir kültür hâline gelmesi gerektiğine inanıyorum. Tecrübenin değeri, makamı sürekli elde tutmakta değil; birikimi kuruma aktarmakta ve zamanı geldiğinde yeni insanlara alan açmaktadır. Benim için bu adaylık ulaşılacak bir makam değil; bugüne kadar edindiğim birikimi BODTO’nun geleceğine aktarma sorumluluğudur.”

Akkaya ve ekibinin pusulası Beyaz!
Tarımdan yat imalatına, konaklamadan inşaata kadar 11 farklı meslek grubunun her birini ayrı bir renk olarak tanımlayan ve bu renklerin bir araya gelerek “beyazı” oluşturacağını ifade eden hareket, 4 Ekim’deki seçimlere “Beyaz Pusula” ile giriyor. İş dünyasına sandık öncesi seslenen İbrahim Akkaya, seçmenin rasyonel karar alma mekanizmasına tarihi bir çağrıda bulunarak süreci özetliyor: “Odayı yönetecek kurul bu Meclisten çıkacak. Bu yüzden oyunuzu verirken adayların kendisine, kadrolarına ve ortaya koydukları yönetim anlayışına bakın. ‘Kim kazanır?’ diye değil, ‘Kim daha iyi yönetir?’ diye sorun. Kendi kararınızın sahibi olun.”






























