Gümbet Asarlık Adnan Menderes Caddesi’nde kazı sırasında eski uygarlıklara ait olduğu değerlendirilen kalıntılar çıktı. Alan korumaya alındı, yolun yarısı kapandı. Aylar geçti; saclar yerinde, dubalar nöbette, sürücüler “Sen geç, ben geçeyim” diye birbirine giriyor. Kalıntı korunuyor ama çözüm hala kazıdan çıkmadı!
Bodrum’un toprağından tarih çıkmasına şaşırmıyoruz.

Asıl şaşırdığımız, aylardır çözüm çıkmaması!
Kazı sırasında ortaya çıkan kalıntılar nedeniyle çalışma durmuş, alan saclarla çevrilmiş. Elbette tarih korunacak. Bodrum’un binlerce yıllık geçmişinin üzerinden asfalt silindiri geçirecek değiliz.
Ama aylar geçmiş…
Sac yerinde, duba yerinde, 30 kilometre tabelası yerinde.
Bir tek çözüm yerinde değil!
Yol öyle daralmış ki karşılıklı iki araç geldiğinde trafik yönetmeliği rafa kalkıyor, mahalle diplomasisi başlıyor:
“Sen çekil!” “Ben önce geldim!” “Sen geri git!” “Ben niye gideyim?”
Önce korna, sonra camlar açılıyor, ardından sesler yükseliyor.
Aşağıda eski uygarlığın kalıntıları, yukarıda uygarlık kavgası!
Fotoğraftaki 30 kilometre hız tabelası da işin ironisi. İki araç karşılaşınca hız zaten sıfıra düşüyor.
Hız sorununu arkeoloji çözmüş; sıra belediyenin yol sorununu çözmesinde!
Peki bu saclar daha kaç ay burada nöbet tutacak?
Kalıntı bulundu, tamam. Koruma altına alındı, ona da tamam. Peki sonrası? Bodrum’un en hareketli bölgelerinden birinde yolun yarısını kapatıp “arkeoloji çıktı” demek çözüm mü?
Arkeoloji çıktı da belediyecilik nereye gömüldü?
Aylar geçmiş. Vatandaşın bilmediği çok şey var ama bildiği bir şey kesin: Yol yarım, trafik keşmekeş, sürücüler birbirine giriyor.
Koruma Kurulu karar verecekse verdirin, inceleme yapılacaksa hızlandırın, yol değişecekse değiştirin, kontrollü geçiş gerekiyorsa yapın. Bir kurum diğerine, diğeri ötekine bakıp durmasın.
Bodrum Belediyesi’nin görevi sac çekip beklemek değil, çözümün peşine düşmek.
“Yetki bizde değil” denilecekse onu da baştan söyleyelim: Vatandaş hangi kurumun mührü bastığını değil, yolunun neden aylardır yarım olduğunu merak ediyor.
Çünkü böyle giderse belediyenin çözemediğini halk çözecek…
Önce biri çıkacak:
“Burada eskiden bir dede varmış…”
Bir başkası düzeltecek:
“Dede değil, şeyhmiş!”
Sonra biri saclara bez bağlayacak.
Ertesi gün üç bez…
Bir hafta sonra elli bez…
Adnan Menderes Caddesi olacak Gümbet Türbesi!
Rivayet de hazır:
“Çocuğu olmayan bir kadın bez bağlamış, ikiz doğurmuş!”
Ondan sonra görün siz trafiği!
Bugün araç kuyruğu var, yarın dilek kuyruğu olur.
Tur otobüsleri durur, rehber mikrofonu eline alır:
“Sağ tarafınızda antik kalıntılar… Sol tarafınızda belediyenin aylardır bulamadığı çözüm…”
Belediye biraz acele etsin.
Bugün kalıntı, yarın dede, öbür gün şeyh, haftaya türbe!
Sonra yolu açmaya kalktığınızda vatandaş karşı çıkarsa şaşırmayın:
“Aman dokunmayın… Daha geçen hafta bez bağlayan ikiz doğurdu!”
İşte o zaman yolu açmak için Koruma Kurulu yetmez…
Bir de dededen izin almak gerekir!





























