Türk zeytinyağı İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen özel bir gastronomi diplomasisi etkinliğiyle dünya sahnesine çıktı. İngiliz gazeteciler, saygın gastronomi yazarları, dünyaca ünlü şefler, halkla ilişkiler profesyonelleri, sanatçılar ve iş dünyasının seçkin temsilcilerinden oluşan özel bir davetli grubu, Anadolu’nun 2 bin 600 yıllık köklü zeytin kültürüne ilk kez yakından tanıklık etti. Muğla’nın Milas ilçesinde üretilen yüksek kaliteli zeytinyağları ile İzmir Urla bölgesinin natürel sızma ürünlerinin vitrine çıktığı gecede, Türk tarımının ve mutfak kültürünün küresel standartlardaki kalitesi uluslararası kanaat önderlerine uygulamalı olarak aktarıldı.
Londra’da Türk mutfağını ve özellikle Muğla coğrafyasının lezzetlerini başarıyla temsil eden Zahter Restaurant’ta gerçekleştirilen bu özel organizasyon, Türkiye’nin zeytin mirasını uluslararası gastronomi çevreleriyle buluşturan en önemli kültürel adımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Urla’nın binlerce yıllık tarihi birikimi, Muğla Milas’ın Avrupa Birliği tescilli uluslararası başarı hikayesi ve Zahter’in zeytinyağına dayanan özgün mutfak konsepti aynı sofrada buluştu. Geceye katılan seçkin konuklar, farklı natürel sızma zeytinyağlarını tek tek deneyimleyerek Anadolu’nun sağlıklı yaşam felsefesini yakından inceleme şansı yakaladı.
Uluslararası Uzmanlar ve Türk Zeytinyağı Kalitesi
Etkinlik, gazeteci, uluslararası zeytinyağı eğitmeni ve sommelier Aynur Tattersall ile İngiltere’nin en saygın medya kuruluşlarından The Times gazetesinin yazarı ve aynı zamanda zeytinyağı sommelieri olan Giulia Crouch’un ev sahipliğinde organize edildi. Giulia Crouch ve Aynur Tattersall, profesyonel zeytinyağı tadım aşamalarını birlikte yöneterek katılımcılara yüksek kaliteli bir natürel sızma zeytinyağının nasıl ayırt edilmesi gerektiğini uygulamalı yöntemlerle gösterdi. Tadım esnasında zeytinyağında aranan meyvemsilik, acılık ve yakıcılık gibi temel kalite kriterleri tek tek açıklandı. Gerçek natürel sızma zeytinyağını tanımanın hem insan sağlığı hem de gastronomi dünyası açısından taşıdığı kritik önem katılımcılara aktarıldı. Tadım menüsünde Muğla coğrafyasının gururu Oro di Milas ve Köstem Çiftliği Organik Zeytinyağları yer alarak katılımcılardan tam not almayı başardı.
Muğla Milas’ın Uluslararası Başarı Hikayesi
Etkinliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri de Muğla’nın Milas ilçesinde yetişen ve bölgenin karakteristik işareti olan Memecik zeytininden üretilen natürel sızma zeytinyağlarının tanıtımı oldu. Yüksek polifenol içeriği, belirgin meyvemsi aroması, dengeli acılığı ve boğazı yakan o eşsiz yakıcılığıyla dünya çapında ödüller toplayan Milas zeytinyağının önemi konuklara anlatıldı. Milas zeytinyağının, Avrupa Birliği’nden Protected Designation of Origin (PDO) yani Korumalı Menşe Adı tescili almayı başaran ilk Türk zeytinyağı olduğu önemle hatırlatıldı. Bu uluslararası tescilin sadece nihai ürünün kalitesini değil, Muğla topraklarının coğrafi zenginliğini ve yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan üretim kültürünü de küresel düzeyde tescillediği ifade edildi. Türkiye’nin ve özellikle Muğla bölgesinin son yıllarda dünyanın en büyük zeytin ve zeytinyağı üreticileri arasındaki stratejik konumunu daha da güçlendirdiğine dikkat çekildi.
Anadolu’nun 2 Bin 600 Yıllık Kadim Mirası
Sunumlarda Türkiye’nin ve Ege Bölgesi’nin zeytincilik tarihinin binlerce yıl öncesine dayanan kökleri tarihsel verilerle paylaşıldı. Ege kıyısında yer alan Urla’daki Klazomenai Antik Zeytinyağı İşliği’nin, milattan önce 6. yüzyıla tarihlenen yapısıyla dünyanın bilinen en eski zeytinyağı üretim tesislerinden biri olduğu bilgisi aktarıldı. Antik çağ insanlarının geliştirdiği bu gelişmiş sıkım sistemlerinin ve zeytinyağı teknolojilerinin bugün hala incelenebiliyor olması, Anadolu topraklarının üretimdeki öncü rolünü gözler önüne serdi. Katılımcılara zeytinyağının sadece bir yemek malzemesi ya da ticari bir gıda ürünü olmadığı; binlerce yıldır Akdeniz medeniyetlerini, farklı kültürleri ve sağlıklı yaşam biçimini şekillendiren en değerli sıvı altın olduğu vurgulandı.

Zahter Restaurant ve Muğla Esintili Lezzetler
Profesyonel tadım seansının hemen ardından davetlilere Londra’daki Zahter Restaurant’ın Anadolu mutfağından ilham alan ve şef dokunuşlarıyla zenginleştirilen özel menüsü ikram edildi. Restoranın birbirinden özel yemekleri, Muğla ve Urla bölgelerinden gelen yüksek kaliteli natürel sızma zeytinyağlarıyla buluştuğunda Türk mutfağının özgün karakterini en doğal haliyle ortaya koydu. Zahter Restaurant’ın yöneticisi Yasemin Mutlu, zeytinyağının hem profesyonel mutfak operasyonlarında hem de kendi kişisel yaşamlarında vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu ifade etti. Mutlu, “Bizim mutfağımıza zeytinyağından başka bir yağ asla giremez. Restoranımızdaki tüm sıcak ve soğuk yemekleri natürel sızma zeytinyağıyla hazırlıyoruz. Evimizde de sadece zeytinyağı tüketiyoruz. Çünkü zeytinyağı bizim için basit bir malzeme değil; Muğla’dan Urla’ya uzanan kültürümüzün, sağlıklı yaşam anlayışımızın ve Türk mutfağının ana temel taşıdır” sözleriyle zeytinyağına olan bağlılıklarını dile getirdi.

Yüksek Rekolte Döneminde Gastronomi Diplomasisi
Muğla ve genel Ege bölgesi genelindeki sektör temsilcileri, önümüzdeki yeni sezonda Türkiye’de oldukça yüksek rekolteli bir zeytin hasadı beklendiğini müjdeledi. Sahada artacak olan bu büyük üretimin dünya pazarlarında hak ettiği ekonomik ve prestij değerini bulabilmesi adına, bu tür uluslararası tanıtım faaliyetlerinin her zamankinden çok daha kritik bir rol üstlendiği belirtildi. Londra’da gerçekleştirilen bu üst düzey buluşmanın, Türk tarımını dünyada konumlandırmak adına en başarılı gastronomi diplomasisi örneklerinden biri olduğu vurgulandı. Etkinlik, Türk zeytinyağı ürünlerinin uluslararası gastronomi arenasındaki gücünü pekiştirirken, Türkiye’nin artık sadece ham üretici olmakla kalmayıp bu kadim kültürü güçlü bir küresel markaya dönüştürmesi gerektiği mesajıyla başarıyla tamamlandı.


























