Bodrum’da yaşayan bilir…
Kahvaltının tadı başka olur bu yarımadada.
Hele bir de sabah erken kalkılmışsa…
Güneş daha tepeleri yeni aşıyorsa…
Deniz çarşaf gibiyse…
İşte o zaman,
demli bir çayın kıymeti daha iyi anlaşılır.
Eskiden Bodrum’da kahvaltılar gösterişli değildi.
Şimdiki gibi metrelerce serpme masalar da yoktu.
Ama lezzet vardı.
Bahçeden kopmuş domates…
Kırma zeytin…
Köy ekmeği…
Tulum peyniri…
Bir de közde demlenmiş çay…
Yetiyordu.
Çünkü o sofralarda samimiyet vardı.
Komşu uğrardı.
Tanıdık selam verirdi.
Masaya bir tabak daha konurdu.
Şimdi bakıyorsunuz;
kahvaltılar büyüdü,
masalar büyüdü,
fiyatlar büyüdü…
Ama eski tadı arayan çok.
Çünkü Bodrum’un gerçek kahvaltısı manzaradan önce huzurdu.
Eskiler iyi bilir…
Bitez’de,
Yahşi’de,
Yalıkavak’ta,
Gümüşlük’te…
Sabah kahvaltısı aceleyle yapılmazdı.
İnsan çayını içer,
gazetesini okur,
denize bakar,
günü öyle başlatırdı.
Şimdi hayat hızlandı.
Telefon masada…
Bir yandan mesaj,
bir yandan sosyal medya…
Ama yine de Bodrum sabahlarının başka bir tarafı var.
Bir yerde mutlaka börek kokusu gelir.
Bir yerde simit sesi duyulur.
Bir yerde çay bardakları tokuşur.
Ve insan anlar:
Bodrum’da kahvaltı sadece karın doyurmak değildir.
Bir yaşam biçimidir.
Belki de bu yüzden,
Bodrum’a gelen birçok kişi önce denizi hatırlar,
ama en çok da sabahlarını özler.
Çünkü bazı şehirlerde sabah telaşla başlar.
Bodrum’da ise güzel bir kahvaltıyla…


































Bodrum’da mandalina bahçesinde güzel kahvaltı sabahları için Kuytu Bahçe’yi tavsiye ederiz.