Aya Nikola Bodrum’un tarihidir; korunsun, bilimsel şartları varsa yeniden ayağa kaldırılsın. Ama Bodrum’dan İstanköy’e uzanan dostluk köprüsünde küçük bir mühendislik problemi var: Biz “Kalispera” diyerek karşı kıyıya gidiyoruz; Bab Gedid’in minaresi ise yaklaşık 90 yıldır camisini bekliyor.
26 Ağustos’ta Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos Bodrum’daydı. Başkan Tamer Mandalinci ağırladı; Aya Nikola’nın maketi gösterildi, proje anlatıldı.
Güzel…
Ama insan sormadan edemiyor:
Maketin yanına Bab Gedid’in bir fotoğrafını koymak kimsenin aklına gelmedi mi?
Aya Nikola hayali bir geçmiş değil. Bodrum’da vardı, 1960’ların ikinci yarısında yıkıldı. Yıllar sonra temel ve duvar izleri yeniden ortaya çıktı.
Şimdi yeniden ayağa kaldırılması gündemde.
İtirazımız yok.
Aya Nikola Yunanistan’ın değil, Bodrum’un tarihidir.
Ama tarih yalnız bizim kıyımızda yaşamıyor.

…
Başkan Mandalinci, İki Yaka Kültür Festivali’nin İstanköy ayağında güzel bir jest yaptı. Kürsüye çıktı ve Yunanca konuştu. Yunan basınında adı “Ταμέρ Μανταλιντζί” biçiminde geçiyor.
Konuşmasının Türkçe yayımlanan mesajı şu:
“Ege bizi ayırmıyor, birleştiriyor. Yaşasın dostluğumuz!”
Yunancaya çevirdiğimizde:
“Το Αιγαίο δεν μας χωρίζει, μας ενώνει. Ζήτω η φιλία μας!”
Alkışlayalım.
Peki İstanköy Belediye Başkanı Theodosis Nikitaras Bodrum’a geldiğinde?
Dostluk mesajları var. Ancak ulaşabildiğimiz kayıtlarda Mandalinci gibi konuşmasını Türkçe sürdürdüğünü açıkça gösteren bir kayıt bulamadık.
Varsa gösterilsin.
Onu da alkışlayalım.
Bizim Yunanca İstanköy’e gidiyor da “Merhaba Bodrum” aynı feribotla geri dönemiyor mu?
Yoksa Yunanca bileti aldı da Türkçe feribotu mu kaçırdı?

…
Dilden tarihe geçelim.
İstanköy’de Bab Gedid, diğer adıyla Yeni Kapı Camii var.
Daha doğrusu:
Cami gitmiş, minare nöbette kalmış.
1933 depreminden sonra ağır hasar gören caminin ana yapısı zamanla ortadan kalktı. Minaresi ise yaklaşık 90 yıldır tek başına ayakta.
Bodrum’da yıkılan Aya Nikola yeniden ayağa kaldırılıyorsa, Bab Gedid için aynı hayali kurmak neden yanlış olsun?
Kimse “Onlar camimizi yapmıyor, biz de kiliseyi yapmayalım” demiyor.
Bu çocukların misket takası değil.
Soru çok daha medeni:
“Biz yapıyoruz komşu, siz de yapar mısınız?”
…
Sayın Mandalinci…
Patrik’e Aya Nikola’nın maketini gösterirken keşke Bab Gedid’in fotoğrafını da gösterip:
“Biz Bodrum’un Rum-Ortodoks geçmişine sahip çıkıyoruz. İstanköy’de Osmanlı-Türk geçmişinin yalnız kalmış bir minaresi var. Gelin onu da hatırlatalım”
deseydiniz.
Ne Patrik üzülürdü ne Ege kabarırdı.
Çünkü komşuluk yalnız komşunun dilini konuşmak değil, hatırasını da hatırlamaktır.
Hatta Bodrum ile İstanköy ortak kültürel miras programı başlatsın.
İlk iki sembol hazır:
Bodrum’da Aya Nikola… İstanköy’de Bab Gedid…
İşte o zaman “Ege bizi birleştirir” sözü kürsüde kalmaz.
Taşa dönüşür.
Birinin çanı yükselirken diğerinin minaresi yalnız kalmasın.
Yoksa Bab Gedid’in minaresi karşı kıyıdan sormaya devam eder:
“Kalispera komşu… Sıra bana ne zaman gelecek?”
Ege’nin iki yakasını birbirine bağlayacak köprünün iki ayağı olur.
Tek ayaklı köprüden karşı kıyıya geçilmez.



























