Türk müziğinin önemli gitarist, besteci ve aranjörlerinden Cengiz Coşkuner, tatil için gittiği Muğla’nın Datça ilçesinde aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Yaşadığı solunum sıkıntısı nedeniyle tedavi altına alınan 76 yaşındaki usta sanatçının durumunun ciddiyetini koruduğu ve yoğun bakım ünitesinde entübe edildiği bildirildi.
Cengiz Coşkuner Öldü mü? Sağlık Durumu Nasıl?
Coşkuner’in hastaneye kaldırılmasının ardından “Cengiz Coşkuner öldü mü?” sorusu hayranları ve müzikseverler tarafından yoğun şekilde araştırılmaya başlandı. 27 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yapılan açıklamalarda, usta sanatçının hayatını kaybettiğine dair bir bilgi bulunmuyor. Usta müzisyenin tedavisine hastanenin yoğun bakım ünitesinde entübe olarak devam edilmektedir.
Edinilen bilgiye göre, Datça’da tatilini sürdürdüğü sırada aniden solunum güçlüğü çekmeye başlayan Cengiz Coşkuner’e ilk müdahale Datça Devlet Hastanesi’nde yapıldı. Buradaki müdahalenin ardından sağlık durumunun ciddiyeti üzerine önce Marmaris’e, ardından Bodrum’daki özel bir hastaneye sevk edilen sanatçı, yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı.
Cengiz Coşkuner’in Hastalığı Ne?
Usta sanatçının aniden hastaneye kaldırılması sonrasında rahatsızlığının kaynağı da merak konusu oldu. Coşkuner’in yaşadığı rahatsızlığın kesin nedeni ve teşhisine ilişkin sağlık ekipleri veya yakınları tarafından henüz resmi bir hastalık adı açıklanmadı.
Mevcut bilgilere göre 76 yaşındaki müzisyenin yalnızca aniden solunum sıkıntısı yaşadığı ve bu duruma bağlı olarak tedavisinin entübe şekilde sürdürüldüğü öğrenildi. Sanatçının sağlık durumundaki gelişmeler doktorları ve yakınları tarafından yakından takip ediliyor.
Cengiz Coşkuner Kimdir ve Kaç Yaşında?
5 Nisan 1950 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Cengiz Coşkuner, Türk müziğine gitarist, besteci ve aranjör olarak yıllarca hizmet etmiş önemli isimler arasında yer alıyor. Müzik yolculuğuna keman sanatçısı olan babası Hüseyin Coşkuner’den aldığı derslerle başlayan sanatçı, daha sonra gitara yöneldi.
Şişli Terakki Lisesi’ndeki eğitimi sırasında öğretmeninin yönlendirmesiyle konservatuvara giren Coşkuner, o dönemde gitar bölümü olmaması sebebiyle trompet, kontrbas ve piyano alanlarında eğitim gördü. Eğitim yıllarında düğün salonlarında çalışarak başlayan profesyonel müzik yaşamını ilerleyen yıllarda Cengiz Coşkuner Orkestrası ile sürdürdü.
Maksim Gazinosu’nda uzun yıllar gitaristlik yapan usta isim, elektro gitarı Türk müziğine uyarlayarak komalı sesleri gitarıyla verebilme tekniğiyle hafızalarda yer edindi. 1970 ile 1986 yılları arasında Zeki Müren, Neşe Karaböcek, Coşkun Sabah, Selami Şahin, Gülden Karaböcek, Yıldırım Gürses ve Bülent Ersoy gibi efsane isimlerin albümlerinde aranjör ve müzisyen olarak görev aldı.
Besteci kimliğiyle de Türk müziğinde silinmez izler bırakan Coşkuner, özellikle Cengiz Kurtoğlu’nun yorumladığı “Duvardaki Resim”, “Gelin” ve “Unutulan” gibi unutulmaz eserlerin bestecisidir. 1986 yılından sonra enstrümantal albüm çalışmalarına ağırlık veren sanatçı, müzik kariyerini başarıyla sürdürmüştür.






























