Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında öğrencilerin hedef alındığı silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanmasının ardından eğitim sendikaları tepki gösterdi.
Eğitim Sen Muğla Şubesi ile Eğitim İş Muğla Şubesi üyeleri, Menteşe Sınırsızlık Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti.
Eğitim Sen Muğla Şube Başkanı Nilüfer Enginsu, Eğitim Sen tarafından hazırlanan açıklamayı okudu.
Muğla’da Eğitimcilerden Okul Saldırısına Tepki: “Güvenli Okul İstiyoruz”
“OKULLARDA ŞİDDETİ SONA ERDİRECEK SOMUT ADIMLAR ACİLEN ATILMALIDIR!”
Enginsu tarafından okunan açıklamada, Turgutlu’da yaşanan saldırının münferit bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde, sabah saatlerinde öğrencileri hedef alan silahlı saldırıda 11 öğrenci yaralanmıştır. Okullarda her geçen gün tırmanan şiddet olayları ve öğrencilerin yaşam hakkını tehdit eden saldırılar, artık münferit vakalarla geçiştirilebilecek basit bir asayiş sorunu olarak görülemez.
Okullarda yaşananlar; eğitim sistemimizin içine sürüklendiği yapısal krizin, derinleşen toplumsal şiddet ikliminin ve öğrencilerin can güvenliğini yok sayan ihmaller zincirinin doğrudan bir sonucudur.”
“ÖNLEYİCİ, KORUYUCU, PEDAGOJİK VE SOSYAL DESTEK MEKANİZMALARI GÜÇLENDİRİLMELİDİR”
Eğitim Sen açıklamasında, okullarda güvenliğin yalnızca güvenlikçi ve polisiye yöntemlerle sağlanamayacağı belirtilerek PDR ve sosyal hizmet uzmanlarının eğitim sürecinde daha etkin şekilde görevlendirilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada, okullarda psikolojik danışman, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesinin her okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik koşulları, öğrencilerin ihtiyaçları ve somut riskler dikkate alınarak planlanması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca kalabalık sınıfların azaltılması, müfredatın öğrencilerin sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını da gözeten bir yapıya kavuşturulması ve kültür, sanat ve spor faaliyetlerinin güçlendirilmesi istendi.
“GÜVENLİ OKUL GÜVENLİ GELECEK”
Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik şu çağrıya yer verildi:
“Eğitim Sen olarak MEB’e sesleniyoruz; Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlandığı, güçlü pedagojik bağların kurulduğu nitelikli ve demokratik okul iklimi inşa etme yönündeki her türlü adım derhal atılmalı, yeni saldırıların önüne geçilmesi için gereken önlemler vakit geçirmeksizin alınmalıdır.”
EĞİTİM İŞ: “OKULLARIN ÇOCUKLARIMIZ AÇISINDAN ‘RİSKLİ ALANLAR’ OLARAK SINIFLANDIRILMASI BAŞLI BAŞINA CİDDİ BİR SORUNDUR”
Eğitim İş Muğla Şube Başkanı Serdar Sargın ise yaptığı açıklamada, saldırının gerçekleştiği okulun güvenlik açısından “1. derece riskli okul” olarak değerlendirilmesine dikkat çekti.
Sargın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşanan silahlı saldırıda 11 öğrencimiz yaralandı. Evlerinden eğitim görmek için çıkan çocuklarımız, daha okul sıralarına ulaşamadan silahlı şiddetin ortasında kaldı.
Yaşananları daha da vahim hale getiren ise bu okulun güvenlik açısından 1. derece riskli okul olarak değerlendirilmiş olmasıdır. Okulların çocuklarımız açısından ‘riskli alanlar’ olarak sınıflandırılmak zorunda kalması başlı başına ciddi bir sorundur.”

“7 BAKANLIK OLARAK KENDİ GÖREV ALANINIZIN HESABINI VERİN”
Sargın, saldırının ardından sorumluluk tartışmasına dikkat çekerek, okul güvenliği konusunda yapılan protokollerin sahadaki karşılığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Sargın, “7 Bakanlık bir protokolün altında yan yana gelebiliyorsa, çocuklarımız vurulduğunda sorumluluğun da arkasında yan yana duracak mıdır?” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti:
“Protokol imzalamak sorumluluğun yerine getirildiği anlamına gelmez. Protokol ancak sahada karşılığı varsa anlamlıdır. Altına kaç Bakanın imza attığı değil, o imzaların kaç çocuğu koruyabildiği önemlidir. 7 imza attınız; şimdi 7 Bakanlık olarak kendi görev alanınızın hesabını verin.”

“BİZ BUNA ÇOCUK GÜVENLİĞİ DİYORUZ”
Muğla’da Eğitimcilerden Okul Saldırısına Tepki: “Güvenli Okul İstiyoruz”
Eğitim İş Muğla Şube Başkanı Sargın, çocukların eğitimden uzaklaşması, sosyal ve psikolojik riskler ile kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine de dikkat çekti.
Sargın, “Mesele, bir çocuğun eline silah geçene kadar devletin hangi mekanizmalarının devrede olduğudur. Eğitimden uzaklaşan çocuğu kimin takip ettiği, sosyal ve psikolojik açıdan risk altındaysa ona kimin ulaştığı, ailesi desteğe ihtiyaç duyuyorsa hangi kurumun o kapıyı çaldığıdır” dedi.
Sargın, açıklamasında “Ve bütün bunların sonunda mesele, bir çocuğun bir ateşli silaha nasıl ulaşabildiğidir. İşte biz buna çocuk güvenliği diyoruz” ifadelerini kullandı.
“GÜVENLİ OKUL YALNIZCA KAPISINDA GÜVENLİK GÖREVLİSİ BULUNAN OKUL DEĞİLDİR”
Okul güvenliğinin yalnızca fiziki güvenlik tedbirleriyle sağlanamayacağını belirten Sargın, PDR uzmanları, çocuk ve ergen psikologları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarının yer aldığı güçlü bir mekanizma kurulması gerektiğini söyledi.
Sargın, kalabalık sınıfların azaltılması, ikili eğitimin sonlandırılması, öğrencilerin ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine erişiminin sağlanması, zorbalık ve sosyal dışlanmayla mücadele programlarının yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
Sargın, “Güvenli okul yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan okul değildir. Çocuğun kendisini ait hissettiği ve geleceğine umutla bakabildiği; öğretmenin saygınlığının ve mesleki güvencesinin korunduğu; zorbalığın ve dışlanmanın görmezden gelinmediği; yardım isteyenin sesinin duyulduğu okuldur” dedi.
“3 GÜN BOYUNCA SİYAH GİYİNECEĞİZ”
Eğitim İş olarak üç gün boyunca siyah giyinerek ve yakalara kokart takarak eylem gerçekleştireceklerini belirten Sargın, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Eğitim-İş olarak eğitimde şiddetin normalleştirilmesine ve okullarımızın şiddetin, korkunun ve suçun adresi hâline getirilmesine karşı ülkenin dört bir yanında alanlardayız.
Çocuklarımızın güvenle eğitim gördüğü, eğitim emekçilerinin can güvenliği kaygısı taşımadan görev yaptığı okullar istiyoruz. Bunun için ‘Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim’ talebimizi yükseltiyor, okullarımızda siyah giyiniyor, üç gün boyunca yakalarımıza kokartlarımızı takıyoruz. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin güvenliği sağlanana kadar bu meseleyi gündemde tutmaya, sorumlulara sorumluluklarını hatırlatmaya devam edeceğiz.”

“ÇOCUKLARIMIZI KORUYAMAYAN BU DÜZENİN SORUMLULARINA ‘İSTİFA’ DİYORUZ”
Sargın, açıklamasının sonunda çocukların okula güven içerisinde gidebilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Hiçbir anne baba çocuğunu okula gönderirken onun silah seslerinin ortasında kalıp kalmayacağını düşünmek zorunda değildir. Hiçbir çocuk okul yolunda kurşunlarla karşılaşmamalıdır.
Sorularımızın cevabını, eksikliklerin giderilmesini ve çocuklarımızı gerçekten koruyacak politikaların hayata geçirilmesini istiyoruz.Bunun takipçisi olacağız.
En büyük erdem sorumluluktur. Çocuklarımızı koruyamayan bu düzenin sorumlularına ‘istifa’ diyoruz!”






























