Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, Hollanda Büyükelçiliği Matra Toplumsal Dönüşüm Programı kapsamında hazırladıkları ve hibe almaya hak kazanan “Kadınların Adalete Erişimini Güçlendirmek için Yerel Hukuki Destek ve Dayanışma Ağı Projesi”nin, Baro Yönetim Kurulu tarafından reddedildiğini açıkladı. Komisyon üyeleri toplu olarak istifa ettiklerini duyurdu.
Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, Hollanda Büyükelçiliği Matra Toplumsal Dönüşüm Programı kapsamında hazırladıkları projenin Baro Yönetim Kurulu tarafından reddedilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Komisyon tarafından yapılan açıklamada, Şubat 2026’dan itibaren yaklaşık 7 ay süren çalışma sonucunda hazırlanan “Kadınların Adalete Erişimini Güçlendirmek için Yerel Hukuki Destek ve Dayanışma Ağı Projesi”nin, Muğla Barosu Başkanı Av. Levent Akgün’ün onayı ve imzasıyla Hollanda Büyükelçiliği’ne sunulduğu ve hibe almaya hak kazandığı belirtildi.
Açıklamada, 1 Eylül 2026 tarihinde başlaması planlanan projenin, Muğla Barosu Yönetim Kurulu’nun 7 Eylül 2026 tarihli toplantısında oy çokluğuyla reddedildiği öne sürüldü.
“Baro yönetimi süreçten haberdardı”
Komisyon, yönetimin projeden habersiz olduğu yönündeki değerlendirmelere tepki göstererek, sürecin resmi kararlar, yazışmalar ve Baro Başkanı’nın imzasıyla yürütüldüğünü savundu.
23 Şubat 2026 tarihli komisyon toplantısında Matra Programı’na başvuru yapılmasına ve projenin komisyon tarafından yürütülmesine karar verildiği belirtilen açıklamada, proje teklif dosyası, faaliyet planı, risk analizi, etik ilkeler taahhütnamesi ve bütçe tablosunun Baro Başkanı Av. Levent Akgün tarafından imzalandığı ve baronun resmi e-posta adresinden Hollanda Büyükelçiliği’ne gönderildiği ifade edildi.
Komisyon, projenin kabul edilmesinin ardından Baro Başkanı’nın projeyi sahiplendiğini, lansman planlaması yaptığını ve kamu kurumlarıyla iş birliği kurulmasına onay verdiğini de ileri sürdü.
Açıklamada ayrıca 14 Ağustos 2026 tarihinde Muğla Barosu’nun resmi sosyal medya hesabından projeye ilişkin paylaşım yapıldığı ve 21 Ağustos’ta Hollanda Büyükelçiliği tarafından imzalanan sözleşmenin baroya ulaştığı belirtildi.

“Proje mali yük getirmeyecekti”
Komisyon, projenin reddedilmesinde öne sürüldüğünü belirttiği “mali risk” gerekçesine de itiraz etti.
Projenin Hollanda Krallığı Büyükelçiliği tarafından yüzde 100 karşılıksız hibe şeklinde finanse edileceği ve Muğla Barosu bütçesinden herhangi bir eş finansman ya da harcama öngörülmediği savunuldu.
Komisyon, projenin 15 ay boyunca 13 ilçede uygulanmasının planlandığını belirterek, kırsal mahallelerde yaşayan kadınlara 6284 sayılı Kanun, aile hukuku ve miras hakları konusunda bilgilendirme yapılacağını aktardı.
Proje kapsamında ayrıca bir şiddet hattı oluşturulması, şiddet mağduru kadınlara bire bir hukuki danışmanlık verilmesi ve bu hizmetlerin proje bütçesinden karşılanmasının planlandığı ifade edildi.
13 ilçede kadınlara hukuki destek hedefleniyordu
Açıklamaya göre proje kapsamında Bodrum, Milas, Dalaman, Datça, Fethiye, Kavaklıdere, Köyceğiz, Marmaris, Menteşe, Ortaca, Seydikemer, Ula ve Yatağan ilçelerinde çalışma yürütülmesi planlandı.
Komisyon, projenin hedefleri arasında 1.300 kadına ulaşılması ve 468 kadına bire bir hukuki danışmanlık verilmesinin bulunduğunu açıkladı.
Projede görev alacak avukatlara kadına yönelik şiddetle mücadele, 6284 sayılı Kanun uygulamaları, mağdur görüşme teknikleri, aile ve miras hukuku alanlarında eğitim verilmesinin de planlandığı belirtildi.
“Gönüllü çalışma gerekçesi kabul edilemez”
Komisyon, yönetimin “bu faaliyetlerin zaten gönüllü olarak yürütüldüğü” yönündeki gerekçesine de tepki gösterdi.
Kadın avukatların yıllardır gönüllü olarak kadınların adalete erişimi için çalıştığını belirten komisyon, projenin amacının bu çalışmaları ücretlendirmekten ziyade mevcut gönüllü emeği kurumsal bir yapıya dönüştürmek ve daha fazla kadına ulaştırmak olduğunu savundu.
Açıklamada, “Gönüllü emeğin varlığı, kurumsal sorumluluğu ortadan kaldırmaz” ifadelerine yer verildi.
Komisyon ayrıca proje koordinatörünün komisyon içerisinden seçilmesine yönelik itirazların da projenin reddedilmesinde gerekçe olarak kullanıldığını öne sürdü.
“Ret kararını tanımıyoruz”
Komisyon üyeleri, Baro Yönetim Kurulu’nun 7 Eylül tarihli ret kararını kabul etmediklerini açıkladı.
Açıklamada, “Kadınların adalete erişim hakkı masada bırakılamaz” denilirken, projenin reddedilmesinin kırsal bölgelerde yaşayan kadınların hukuki desteğe erişimini olumsuz etkileyeceği savunuldu.
Komisyon, Muğla Barosu Yönetim Kurulu ile çalışmayı reddettiklerini ve açıklamayı imzalayan komisyon üyelerinin dönem sonuna kadar komisyon görevlerinden toplu olarak istifa ettiklerini duyurdu.
Komisyon üyeleri, “Komisyon bizim, emek bizim, mücadele bizim” ifadeleriyle kadın hakları alanındaki çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.
Geçmişteki bir adli yardım başvurusu da gündeme getirildi
Açıklamada ayrıca geçmişte 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri talep eden bir kadınla ilgili adli yardım sürecine ilişkin de iddialar yer aldı.
Komisyon, söz konusu kadının adli yardım başvurusunun reddedildiğini ve daha sonra şiddet nedeniyle hayatını kaybettiğini ileri sürdü. Komisyon, bu olayın kadınların adalete erişiminde yaşanan bürokratik sorunların bir örneği olduğunu savundu.
Muğla Barosu Yönetim Kurulu’nun Matra projesine ilişkin ret gerekçelerinin hukuki ve mali açıdan dayanaktan yoksun olduğunu ileri süren komisyon, kararın kamuoyunda tartışılması çağrısında bulundu.
Açıklamada ret oyu kullandığı belirtilen Yönetim Kurulu üyeleri ise Av. Ayşem Tekin Kök, Av. Ergin Çelik, Av. Rasim Mıstık, Av. Yavuz Özsan, Av. Halil Can Kanar ve Av. Aylin Kuzgun olarak sıralandı.


























