Kredi kartından habersiz ücret çeken uygulamalar, sosyal medyadaki ücretsiz deneme tuzaklarıyla binlerce liralık haksız fatura çıkarırken zorlu abonelik iptali süreçleri tüketiciyi mağdur ediyor.
Sosyal medya platformları üzerinden film, dizi, oyun, spor ve sağlık gibi alanlarda sunulan “ücretsiz deneme” sürümleri, son dönemde tüketiciler için ciddi birer finansal tuzak haline geldi. Bir pazarlama takniği olarak lanse edilen ve kullanıcıları cezbeden bu deneme kullanımları, arka planda kredi kartı ekstrelerine ekstra maliyet olarak yansıyor. Durumu fark etmeyen binlerce vatandaş, telefonlarından sildikleri halde kullanmadıkları dijital servislerin bedellerini aylarca ödemek zorunda kalıyor.
Vatandaşlar ücretsiz deneme süresi sonunda aboneliği kapatacağını düşünerek sisteme giriyor ancak ay sonu ekstrelerinde binlerce liralık faturaları gördüklerinde büyük bir şok yaşıyor. Üstelik bu platformlarda üyelik iptali işlemleri günler, hatta bazen aylar sürdüğü için ciddi mağduriyetler oluşuyor. Çaresiz kalan tüketiciler, uğradıkları haksızlığı Tüketici Hakem Heyetleri, CİMER ve çeşitli şikayet platformlarına taşıyarak acil bir çözüm formülü bekliyor.
Sosyal Medyadaki “Ücretsiz Deneme” Tuzağı Nasıl İşliyor?
Sistem, internet kullanıcılarının arama geçmişleri ve ilgi alanları üzerinden akıllıca kurgulanıyor. Bir kişi internette diyet listesi aradığında, spor salonlarını araştırdığında ya da oyun, film ve dizi gibi içerikleri sorguladığında, sosyal medya hesaplarında anında bu konularla ilgili sponsorlu içerikler önerilmeye başlıyor. Bu reklamlar genellikle “Bir ay ücretsiz dene” veya “Ücretsiz indir, bir hafta test et” şeklinde cezbedici sloganlarla kullanıcıların karşısına çıkıyor.
“Nasılsa ücretsiz, beğenmezsem kullanmam” diyerek uygulamayı indiren vatandaşların, kurulum aşamasında kredi kartı bilgilerini girmesi zorunlu tutuluyor. En büyük yanılgı ise bu noktada başlıyor; kullanıcılar deneme süresi bitmeden uygulamayı telefonlarından sildiklerinde ücret ödemeyeceklerini varsayıyor. Ancak uygulamayı silmek aboneliği sonlandırmadığı için otomatik üyelik sistemi devreye giriyor ve kartlardan düzenli olarak para kesilmeye başlanıyor.
Muhatap Yok: Mobil Uygulama Abonelik İptali Neden Zor?
Kredi kartlarına yansıyan bazı abonelik ücretleri ilk etapta küçük meblağlar olduğu için ekstrelerde gözden kaçabiliyor ve kesintiler aylarca sinsice devam ediyor. Durumu aylar sonra fark eden tüketiciler ise mobil uygulama abonelik iptali için adeta bir hukuk ve bürokrasi savaşı vermek zorunda kalıyor. Söz konusu ürünlerin dijital panellerinde üyelikten çıkış butonları gizleniyor veya işlemler ekstra çaba gerektirecek şekilde zorlaştırılıyor.
Daha da vahimi, bu uygulamaların önemli bir kısmının yurt dışı merkezli yazılım şirketleri tarafından geliştirilmiş olması. Türkiye’de yasal bir temsilciliği, çağrı merkezi ya da fiziksel bir muhatabı bulunmayan bu şirketlere ulaşmak imkansız hale geliyor. Süreci sonlandıramadığı için aylarca iptal mücadelesi veren pek çok mağdur, çareyi kredi kartlarını tamamen kapatmakta buluyor.
Yaşanan bu küresel mağduriyetin en somut örneklerinden birini ise aile hekimi E. Ö. özetliyor: “İnternette evde spor teknikleri araştırdıktan sonra karşıma çıkan bir uygulamanın 1 aylık ücretsiz deneme sürümünü indirdim. İçeriği beğenmeyip 1-2 saat sonra telefonumdan sildim. Ancak 6 ay sonra fark ettim ki uygulamayı silmeme rağmen kartımdan her ay düzenli para çekilmiş. Kullanmadığım sistem için 5 bin TL’nin üzerinde para ödedim ve Türkiye’de karşımda hiçbir muhatap bulamadım.”





























