Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde ekim ayı sanat etkinlikleri, üç farklı üretim pratiğini bir araya getiren sergilerle başladı. Seramikten resme uzanan çalışmaların yer aldığı üç kişisel sergi, 3 Ekim Cumartesi günü saat 18.00’de düzenlenen açılışla eş zamanlı olarak sanatseverlerin ziyaretine sunuldu.
Aziz Baha Örken, Pervin Karslı ve Tarık Kartal’ın eserlerinden oluşan sergiler, sanatçıların kendi üretim alanları ve düşünsel yaklaşımları doğrultusunda Dibeklihan’ın farklı sergi mekânlarında yer alıyor.

Aziz Baha Örken’den “Toprağın Belleği”
Aziz Baha Örken’in “Toprağın Belleği” başlıklı sergisi, geçmişten günümüze teknolojik, siyasi ve beşerî alanlarda yaşanan dönüşümlerin sanat ve yaşam biçimleri üzerindeki etkisinden hareket ediyor. Sanatçı, ekonomik, çevresel ve kültürel koşulların biçimlendirdiği arayışını, yaşadığı coğrafyanın izlerini taşıyan figüratif çalışmalar üzerinden sürdürüyor.
Örken’in farklı dönemlerde ürettiği eserlerde figür, yalnızca biçimsel bir unsur olarak değil; deneyimlerin, sorgulamaların ve kültürel birikimin aktarıldığı bir alan olarak öne çıkıyor. Kadim medeniyetlerden günümüze ulaşan izler; mekân, sınır, var olma ve baskılanma kavramlarıyla yan yana geliyor.

Dibeklihan’da üç farklı sergi sanatseverlerle buluştu
Serginin çıkış noktasını anlatan Örken, çalışmalarında toprağın taşıdığı belleğin yanı sıra kendi zihnindeki belleğin de önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
“Buraya ‘Toprağın Belleği’, daha doğrusu kendi zihnimdeki belleğin toprağa aksetmiş halini işlediğim çalışmalarla bir sergi açmaya geldim.”
Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim görevlisi olduğunu belirten Örken, 2000 yılında Anadolu Üniversitesi’nden mezun olduğunu ve Hacettepe Üniversitesi’nde sanat alanında yüksek lisans eğitimini tamamladığını ifade etti.
1978 yılında Konya’da doğan Aziz Baha Örken, 1993-2000 yılları arasında Prof. Dr. Tankut Öktem’in atölyesinde birçok anıtsal heykel projesinde sanatçının asistanlığını yaptı. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nden 2000 yılında mezun olan Örken, 2010 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Seramik Ana Sanat Dalı’nı tamamladı. 2025 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü’nde seramik alanında sanatta yeterliğini aldı.
Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda karma sergi ve sempozyuma katılan sanatçının beş eseri ulusal düzeyde başarı ödülüne değer görülürken, altı eseri uluslararası müze koleksiyonlarına alındı. Örken, çalışmalarını Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak sürdürüyor.

Pervin Karslı’nın “Seyr-i Turnalar” sergisi
Pervin Karslı’nın “Seyr-i Turnalar” adlı kişisel sergisinin merkezinde, sanatçının resimlerinde uzun süredir yer verdiği turna figürü bulunuyor. Doğa ile insanın iç dünyası arasındaki ilişkiyi araştıran Karslı, turnayı özgürlük, yolculuk, sadakat, umut ve ruhsal dönüşüm kavramlarıyla birlikte ele alıyor.
Sanatçının çocukluğunda Karadeniz doğasında gözlemlediği turnalarla başlayan kişisel ilişki, zaman içerisinde resimlerinin görsel dilini belirleyen unsurlardan birine dönüşüyor. Türk ve Japon kültürlerinde farklı anlam katmanları taşıyan turna figürü, Karslı’nın çalışmalarında doğa ve insan arasındaki ilişkinin de taşıyıcısı oluyor.
Pervin Karslı, 25 yıllık resim öğretmeni olduğunu ve yaklaşık 10 yıldır profesyonel anlamda resim sanatıyla ilgilendiğini belirtti. Sanat üretimini eğitimcilik kimliğiyle birlikte sürdüren Karslı’nın sergisinde 39 eser yer alıyor.
Turna figürünün eserlerindeki yerini anlatan Karslı, kendisine en sık yöneltilen sorulardan birinin “Neden turnalar?” olduğunu belirtti.

Karslı, turna figürüne ilişkin, “En çok gelen sorulardan biri ‘Neden turnalar?’ oluyor. Turnalar bolluk, bereket, şans ve uğurun simgesi olarak biliniyor. Japon kültüründe de Türk kültüründe de çok önemli bir yeri var. Aynı zamanda özel hayatlarına da çok dikkat ediyorlar. Bu nedenle turnalar benim için çok önemli.” dedi.
Lirik soyutlama, soyut ekspresyonizm ve çağdaş figüratif anlatımı bir araya getiren sanatçı; akışkan boya teknikleri, katmanlı yüzeyler ve hareketli renk geçişleri kullanıyor. Figürlerin kimi zaman yüzeyin içinden beliriyormuş izlenimi verdiği çalışmalar, “Seyr-i Turnalar” başlığı altında bir araya geliyor.
1977 yılında Yomra/Trabzon’da doğan Karslı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim aldı. Sanatçı bugüne kadar dokuz kişisel sergi açarken, Türkiye genelinde düzenlenen sanat fuarları, etkinlikler ve karma sergilerde yer aldı.
Tarık Kartal’dan “EMERGENCE – Belirme”
Tarık Kartal’ın “EMERGENCE – Belirme” başlıklı sergisi ise tekil parçaların birbirleriyle kurduğu temas sonucunda ortaya çıkan bütüne odaklanıyor.
Üçgen, daire ve çizgi gibi kendi başına soyut olan formlar, yan yana geldiklerinde figürlere, yüzlere ve ritmik desenlere dönüşüyor. Kartal için “belirme”, parçaların basit bir toplamından çok, aralarında kurulan ilişkinin ortaya çıkardığı yeni yapıyı ifade ediyor. Formun yanı sıra yüzey hareketleri ve renk de bu ilişkinin bir parçası haline geliyor.
Uzun süredir Bodrum’da yaşadığını belirten Kartal, daha önce duvar panoları ve duvar üzerinde kullanılan mimari seramikler üzerine çalıştığını söyledi. Bu kez farklı bir üretim yaklaşımıyla çalışmalarını sergilemeye karar verdiğini belirten sanatçı, Dibeklihan’daki serginin ikinci kişisel sergisi olduğunu ifade etti.
Kartal, sergide ağırlıklı olarak modüler panellerle çalıştığını belirterek, “EMERGENCE – Belirme” isminin de bu çalışmaların parçaların bir araya gelerek bütünü oluşturması fikrinden ortaya çıktığını anlattı.
Kartal, sergisinin temel düşüncesini şu ifadelerle anlattı:
“Buradaki paneller aslında parçalar. Birbirleriyle kurduğu bağlarla, ilişkilerle bir bütün haline geliyor. Bunun üzerine biraz çalışma yaptım. Bu konu biraz kendi kişiliğimle de ilgili. Parça-bütün ilişkisi aslında hepimizi insan olarak ilgilendiren; parça olmak, tek olmak, toplum olmak konularını da içine alan bir konu. Ben de böyle bir konuyu seçtim.”
1973 yılında Almanya’da doğan Tarık Kartal, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini 2003 yılında tamamladı. Seramik çalışmalarını Bodrum’un Gürece köyündeki atölyesinde sürdüren sanatçı için çamur, sonucu önceden belirlenmiş bir malzemeden çok, sürekli denemeye ve keşfetmeye açık bir üretim alanı olarak öne çıkıyor.
Geometrik tasarımlar, renk ve farklı yüzey teknikleri üzerine çalışan Kartal’ın estetik dünyasında Bauhaus’un yalın çizgileri, 1970’lerin tasarımları ile İspanya ve Portekiz’in seramik geleneği yer alıyor.
Üç sergi 22 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek
Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde 3 Ekim Cumartesi günü saat 18.00’de açılan üç kişisel sergi, 22 Ekim 2026 tarihine kadar sanatseverleri ağırlayacak.
Farklı sanat disiplinlerini ve üç ayrı sanatçının üretim anlayışını bir araya getiren “Toprağın Belleği”, “Seyr-i Turnalar” ve “EMERGENCE – Belirme” adlı sergiler, pazartesi günleri hariç her gün 11.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Sergiler; Aziz Baha Örken’in bellek ve toprak ilişkisini, Pervin Karslı’nın turna figürü üzerinden doğa ve insan arasındaki bağa yaklaşımını, Tarık Kartal’ın ise parçaların ilişkisiyle ortaya çıkan bütün fikrini sanatseverlerle buluşturuyor.






























