Cumhuriyet Donanması’nın ilk dalgıç gemisi olan “Deniz Büyücüsü” nün müze gemi olması için gemi sahibi ve müze yetkilileri çağrıda bulundu. Gemiyi yaklaşık 40 yıl boyunca büyük emekle koruyan merhum Aydoğan Acarer’in en büyük arzusu olan tarihi mirasın öğrenciler, araştırmacılar ve ziyaretçilere açık yaşayan bir deniz müzesi olarak gelecek kuşaklara aktarılması ve Bodrum’un deniz mirasına katkı sunmak olduğu belirtilirken, bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlardan destek bekleniyor.
“Deniz Büyücüsü Bodrum’un Kültürel Mirası Haline Geldi”
Bodrum Limanı’nda bulunan ve Cumhuriyet Donanması’nın ilk dalgıç gemisi olma özelliğini taşıyan Deniz Büyücüsü, yalnızca denizcilik tarihinin değil, Bodrum’un da önemli simgelerinden biri olarak görülüyor. Gemiyi uzun yıllar büyük bir titizlikle restore ederek koruyan merhum Aydoğan Acarer, vefatından önce en büyük isteğinin geminin müze olarak yaşatılması olduğunu dile getirmişti.
Deniz Büyücüsü’nün korunarak yaşayan bir müzeye dönüştürülmesi yönündeki çağrılar, Acarer’in vefatının ardından yeniden gündeme taşındı.

“Bu Tip Gemilerin Korunması Çok Değerli”
Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu, geminin Türkiye denizcilik tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi:
“Deniz Müzesi’nde bulunan bu gemi, 1937 Alman yapımı ve Cumhuriyet Donanmamızın ilk dalgıç gemisi. Aydoğan Acarer çocukluğunu bu gemide geçiriyor ve geminin yaklaşık elli yıllık görev süresi boyunca onu takip ediyor. 1940’lı yıllarda yangın gemisine dönüştürülüyor. Görevi 1987 yılında sona erdiğinde Aydoğan Bey gemiyi satın alıyor. Restorasyon eğitimi aldığı için gemiyi kendi elleriyle restore etmeye başlıyor ve geçen yıl vefat edene kadar her gün en küçük parçasına kadar büyük bir titizlikle koruyor.

Dünyada bu ölçekte koruma örnekleri çok kıymetli. Ülkemizde ise çok daha değerli çünkü benzer örneklerimiz oldukça az. Tarihi gemilerimizin büyük bölümü ya söküldü ya da işlevleri değiştirildi. Bu nedenle bu geminin korunmasını çok önemsiyoruz.
Biz bu geminin müze gemi olarak topluma kazandırılmasını istiyoruz. Geminin sahibinin de vasiyeti buydu. Yaşadığı dönemde de öğrencilerin, araştırmacıların ve turistlerin ziyaret edebileceği yaşayan bir müze olmasını çok arzuluyordu.”
“Bodrum’a Ait Değil Tartışması Yerine Nasıl Koruyacağımızı Konuşmalıyız”
Deniz Büyüsü’nün Bodrum’da müze olması fikrine zaman zaman “Bodrum’da zaten gulet ve tırhandil var, Bodrum’a ait olmayan bir gemi neden müze olsun?” yönünde eleştiriler getirildiğini belirten Çambazoğlu, kültürel mirasın doğduğu yerle değil, taşıdığı tarihsel değerle anlam kazandığını vurguladı.
“Bu tarihi geminin Bodrum’da bulunmasını aslında büyük bir şans olarak değerlendirmeliyiz” diyen Çambazoğlu, şöyle devam etti:
“Bu miras doğru bir vizyonla ele alındığında yalnızca korunacak bir eser değil; eğitim, kültür ve turizm açısından ülkemize değer katacak yaşayan bir merkeze dönüşebilir. ‘Yurt dışında olsaydı…’ demek yerine kendi mirasımıza sahip çıkmalıyız. ‘Bodrum’a ait değil’ tartışmaları yerine bu tarihi gemiyi nasıl koruyabileceğimizi ve gelecek nesillere nasıl aktarabileceğimizi konuşmalıyız.”
“Aydoğan’ın En Büyük Hayali Buydu”
Aydoğan Acarer’in eşi Aynur Genç ise eşinin hayatını bu gemiye adadığını belirterek duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Aydoğan bu geminin korunması için yıllarca büyük emek verdi. Deniz Büyüsü onun göz bebeğiydi. Tarihe bir miras olarak gelecek nesillere taşınmasını çok istiyordu. En büyük hayali deniz müzesi olmasıydı. Biz elbette özel mülkiyet olarak kalmasını tercih ederiz ama bundan da gurur duyuyoruz. En önemlisi bu tarihi değerin gençlerin, öğrencilerin ve turistlerin ziyaret edebileceği şekilde yaşatılması. Umarım ilgili kurumlar bu konuda gerekli adımları atar ve Deniz Büyüsü hak ettiği değeri görür.”
Cumhuriyet’in denizcilik vizyonunun önemli tanıklarından biri olan Deniz Büyüsü’nün müze gemiye dönüştürülmesi halinde, hem Bodrum’un kültürel yaşamına hem de Türkiye’nin denizcilik mirasının korunmasına önemli katkı sağlayacağı belirtiliyor.
KAYNAK: XBODRUM

































