Datça’daki hazine arazilerinin özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösteren CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “23 yıldır sattıkları yetmedi” diyerek iktidara yüklendi. Uzun, yüz binlerce metrekarelik halk arazisinin satışa çıkarılmasına karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti.
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Muğla’nın Datça ilçesindeki hazine arazileri özelleştirme kapsamına alındı. Karara sert tepki gösteren CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, “Özelleştirme adı altında Datça’nın en güzel koylarından birinde yüz binlerce metrekarelik halk arazisi satışa çıkarıldı. Bu anlayışa da, bu yağmaya da sessiz kalmayacağız” dedi.
Datça Koylarındaki Hazine Arazileri Özelleştirme Kapsamında
Cumhurbaşkanı Kararı’na göre; mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan muhtelif taşınmazlar özelleştirme kapsam ve programına alındı. Karar doğrultusunda söz konusu arazilerin satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli veya işletme hakkının verilmesi yöntemleriyle özelleştirilmesi ve bu işlemlerin 31 Aralık 2028 tarihine kadar tamamlanması hükme bağlandı.
“23 Yıldır Sattıkları Yetmedi”
Kararın yürürlüğe girmesinin ardından yazılı bir açıklama yapan CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, iktidarın ekonomi ve çevre politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Uzun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“23 yıldır sattıkları yetmedi. Bu gece alınan kararla, özelleştirme adı altında Datça’nın en güzel koylarından birinde yüz binlerce metrekarelik halk arazisi satışa çıkarıldı. Bu ülkenin kıyıları, koyları ve doğal güzellikleri birkaç ayrıcalıklı yatırımcının değil, 86 milyonun ortak mirasıdır.”
“Geriye Talan Edilmiş Kıyılar ve Betonlaşmış Doğa Kalıyor”
Kamu arazilerinin elden çıkarılmasının kalkınma olarak sunulmasını eleştiren Uzun, bu tür adımların geri dönülmez çevre tahribatlarına yol açtığını vurguladı. CHP’li vekil, “İktidar, yıllardır kamuya ait ne varsa elden çıkarmayı kalkınma diye pazarlıyor; geride ise talan edilmiş kıyılar, betonlaşmış doğa ve halkın erişemediği yaşam alanları bırakıyor. Datça’nın koyları satışa çıkarılacak emlak değil, gelecek kuşaklara bırakılması gereken doğal mirastır.” dedi.



























