1985’te Karaada için 80–100 milyon dolarlık dev bir proje ortaya çıktı. 3 bin 870 yatak, oteller, villalar, spor tesisleri ve kumarhane… Projenin arkasında Batı Almanya bağlantılı KES Karaada Enterprise and Services Corp. vardı. Peki kimdi bu KES?
…
Birinci yazıda Alman W. Bensch’in 1983’te başlayan Karaada macerasını anlattık.
İki yıl sonra ortaya çok daha büyük bir proje çıktı.
Milliyet, Londra merkezli ekonomi yayını MEED’in Türkiye’deki yabancı turizm yatırımları haberini aktarıyor.
Tarih 4 Kasım 1985.
Şirket:
KES Karaada Enterprise and Services Corp.
Yatırım:
80–100 milyon dolar.
Hem de 1985’in parasıyla!
…
Şirketin adı var, kendisi nerede?
İşin en ilginç tarafı bu.
Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım açıklanıyor ama KES’in ortaklarını, yöneticilerini, sermaye yapısını ve başka büyük yatırımlarını ortaya koyan sağlam bir şirket geçmişine ulaşmak mümkün değil.
Üstelik şirketin isminde doğrudan “Karaada” yazıyor.
Özellikle bu proje için mi kurulmuştu?
Almanya’daki merkezi neredeydi?
Türkiye’deki ortağı kimdi?
Finansmanı kim sağlayacaktı?
100 milyon dolarlık proje var; şirketin izi sislerin içinde.
…
Karaada’ya küçük bir şehir
KES yalnız otel düşünmemişti.
3 bin 870 yatak, lüks villalar, spor tesisleri ve kumarhane…
Yaklaşık 40 yıl önce Karaada için hazırlanan uluslararası yatırım projesinde kumarhane açıkça yer alıyordu.
Demek ki Bodrum’da kumar turizmi tartışması yeni değil.
Kırk yıl önce Karaada için düşünülmüş.
…
Üç gün sonra ne oldu?
KES projesinin basına yansıması:
4 Kasım 1985.
Karaada’nın 3 bin yatak kapasiteli Turizm Merkezi ilan edilmesi:
7 Kasım 1985.
Arada sadece üç gün!
Karar yalnız Karaada’yı değil başka turizm merkezlerini de kapsıyordu. Bu nedenle KES için çıkarıldığını söylemek doğru değil.
Ama tesadüf sorduruyor:
KES projesi hazırlanırken Karaada’nın Turizm Merkezi ilan edileceği biliniyor muydu?
Şirketin Turizm Bakanlığı’nda yatırım dosyası var mıydı?
Kimlerle görüşülmüştü?
Tahsis talep edilmiş miydi?
…
Kumarhane neden önemli?
Türkiye’de kumarhaneler bugün yasak.
Ama dünyada kumar turizmini sıkı devlet denetimi, ağır vergi ve sosyal koruma tedbirleriyle turizm ekonomisinin parçası yapan ülkeler var.
Bodrum ise marina, mega yat, lüks otel, gastronomi ve gece hayatıyla zaten yüksek gelir grubundaki yabancı turiste hitap ediyor.
O halde tartışmak neden yasak olsun?
Türkiye bir gün kumarhane politikasını değiştirecekse Bodrum, yabancı turist ağırlıklı ve çok ağır denetlenen bir kumar turizmi modelini tartışamaz mı?
Yerli vatandaşın erişiminin yasaklandığı veya ciddi biçimde sınırlandığı, kara para denetiminin ağır, lisans sayısının sınırlı olduğu bir model…
Bugünkü mevzuat buna izin vermiyor.
Mesele bugün kumarhane açmak değil;
turizm politikasını tartışmak.
Çünkü Bodrum artık sadece “Kaç turist geldi?” diye değil,
“Gelen turist ne kadar para bıraktı?” diye de sormalı.
…
Karaada’nın doğal ve arkeolojik koruma değerleri var.
Bu nedenle “Karaada’ya kumarhane yapılsın” demiyoruz.
Tam tersine, başka bir soruyu büyütüyoruz:
Karaada’ya otel düşünülmüş, villa düşünülmüş, kumarhane düşünülmüş…
Peki deniz güvenliği neden aynı heyecanla düşünülmemiş?
Bu soruya dördüncü yazıda döneceğiz.
…
KES gitti, 3 bin yatak kaldı
KES projesi gerçekleşmedi ama Karaada için 3 bin yatak rakamı kaybolmadı.
1991’de sahnede bu kez Cengiz Bektaş ve Zeytinoğlu vardı.
Yüzlerce pafta çizildi.
Peki KES’e ne oldu?
Hakları devredildi mi?
Zeytinoğlu dosyası tamamen bağımsız mıydı?
Bunları birbirine bağlayan kesin belge henüz yok.
Şirketler değişiyor ama Karaada üzerindeki iştah değişmiyor.
…
Yarın: Yüzlerce paftalık Karaada… Zeytinoğlu, Cengiz Bektaş ve adanın altındaki sıcak servet.
….






























