Takımadalar Deniz Koruma Enstitüsü üyelerinin “Triton” adlı araştırma gemisiyle gerçekleştirdiği sefer sırasında kaydedilen görüntülerde, dev balinanın su yüzeyine çıkarak nefes aldığı ve ardından derin sulara doğru etkileyici bir dalış yaptığı anlar anbean kameraya yansıdı.
DENİZLERİN BİLİNMEYEN OTOBANI: İKARİA ÇUKURU
Görüntülerin kaydedildiği ve uluslararası çevre örgütleri için büyük önem taşıyan İkaria Çukuru (İkaria Rifti), İkaria, Sakız ve Samos adaları arasında uzanıyor. Akdeniz’in en önemli su altı kanyonlarından biri olan bu çukur, 1.100 ila 1.400 metre arasında değişen derinliğiyle derin dalış yapan deniz memelileri için adeta biyolojik bir otoban görevi görüyor.
Bölgeyi 25 yılı aşkın süredir sistematik olarak izleyen Takımadalar Enstitüsü, bu su altı kanyonunda şu ana kadar 7 farklı deniz memelisi türü kaydetti. Gezegenin en büyük dişli balinası olan ispermeçet balinalarının yanı sıra, yakalanması zor gagalı balinalar ve yunuslar da bu koridorun daimi ziyaretçileri arasında yer alıyor.

ARİSTOTELES’İN NOTLARINDAN GÜNÜMÜZE: İNSANLA REKABET ETMİYORLAR
Bilim insanları, milyonlarca yıldır dünya denizlerinde varlığını sürdüren bu dev canlıların Antik Çağ’dan beri Yunan denizlerinde bilindiğini ve ünlü filozof Aristoteles’in eserlerinde bile bu balinalara dair etkileyici kayıtların yer aldığını belirtiyor.
İspermeçet balinalarının insan faaliyetleri açısından en sevindirici özelliklerinden biri ise beslenme alışkanlıkları. 1000 metreyi aşan derinliklere dalabilme yeteneğine sahip olan bu devler, genellikle derin deniz mürekkep balıkları ve büyük ahtapotlarla besleniyor. Bu sayede insanların avladığı balık türleriyle rekabete girmeden, deniz ekosisteminin dengesini korumada kritik bir rol oynuyorlar.
Uzmanlar, kamuoyu tarafından pek bilinmeyen İkaria Çukuru gibi hassas ekosistemlerin korunmasının, Akdeniz’deki deniz yaşamının geleceği için hayati önem taşıdığını vurguluyor.




































