CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Muğla’da yaptığı açıklamada çevre, tarım, kıyılar ve enerji politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaya, “İşçiyle ağaç birbirinin düşmanı değildir. Hem emeği hem de doğayı birlikte korumak zorundayız. Ağacı da koruyacağız, işçinin emeğini de” dedi.
CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, partisinin Muğla İl Başkanlığı binasında düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulundu. Toplantıya CHP Muğla İl Başkanı Halil Karahan, ilçe başkanları ve partililer katıldı.
Muğla’nın çevre sorunlarına ve doğal kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaya, kentin geçmişten bugüne çevre mücadelelerinin önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
“Muğla Orman Güvenliği programını başlatacağız”
Muğla’nın Akbelen, Yatağan ve Milas’taki çevre mücadelelerine dikkat çeken Kaya, ormanların korunması gerektiğini belirtti.
Kaya, her yaz yaşanan orman yangınlarına değinerek, “Halkın iktidarında Muğla Orman Güvenliği programını mutlaka başlatacağız” dedi.
Belediyeler, kamu kuruluşları, üniversiteler, meslek odaları ve orman köylülerinin birlikte çalışacağı bir sistem kurulacağını belirten Kaya, riskli bölgelerin belirlenmesi, orman yolları ve su müdahale noktalarının önceden hazırlanması gerektiğini ifade etti.

“Kıyılar birkaç işletmenin değil halkın ortak mirasıdır”
Muğla’nın kıyılarındaki kullanım ve yönetim tartışmalarına da değinen Kaya, halkın denize erişiminin önüne ekonomik veya idari engeller konulmaması gerektiğini söyledi.
Kıyı yönetiminde kamu yararı, şeffaflık ve halkın erişim hakkının esas alınması gerektiğini belirten Kaya, “Muğla’nın koyları, sahilleri ve denizleri birkaç işletmenin değil halkın ortak mirasıdır” ifadelerini kullandı.
Kaya ayrıca kamu arazilerinin plansız yapılaşma, imar rantı ve ayrıcalıklı özel kullanım amaçlarıyla değerlendirilmesine karşı olduklarını söyledi.
“Ağacı da koruyacağız, işçinin emeğini de”
Enerji dönüşümünde çalışanların durumuna da dikkat çeken Kaya, Yatağan Termik Santrali ve madenlerde çalışan emekçilerin dönüşüm sürecinde mağdur edilmemesi gerektiğini savundu.
Kaya, “Enerji dönüşümünü, işçiyi işsiz bırakarak yapmayacağız. Termik santrallerin ve madenlerin dönüşümünden etkilenecek işçiler için Muğla’da adil dönüşümü mutlaka gerçekleştireceğiz” dedi.
Kaya sözlerini, “Bizim siyasetimizde işçiyle ağaç birbirinin düşmanı değildir. Hem emeği hem de doğayı birlikte korumak zorundayız. Ağacı da koruyacağız. İşçinin emeğini de koruyacağız” ifadeleriyle sürdürdü.
“Üretici yüksek maliyetler altında eziliyor”
Muğla’nın tarımsal üretimine de değinen Kaya; zeytin, zeytinyağı, narenciye, incir, bal ve arıcılığın kent ekonomisi açısından önemine dikkat çekti.
Üreticilerin yüksek mazot, gübre, ilaç, elektrik ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Kaya, “Üretici bu koşullar sürerse eğer, zeytini ve narenciyeyi ağaçta bırakmakla karşı karşıya” dedi.
Kaya, Muğla’nın katma değerli tarım ürünleri üreten bir kent haline getirilmesi gerektiğini savunarak çiftçilere “Üretimden vazgeçmeyin” çağrısında bulundu.
“Muğla’nın ormanları ranttan büyüktür”
Kaya, açıklamasının sonunda Muğla’ya ilişkin yaklaşımını çeşitli başlıklarla özetledi.
Kaya, “Ranta değil halka, betona değil ormana, madene değil zeytine, sömürü değil emek, güvencesizlik değil adalet, bağımlılık değil özgür gençlik, karanlık değil Cumhuriyet” ifadelerini kullandı.
Muğla’nın ormanlarının, zeytinliklerinin, kıyılarının ve üretim gücünün korunması gerektiğini belirten Kaya, “Muğla’nın ormanları ranttan büyüktür. Muğla’nın zeytini madenden değerlidir. Muğla’nın kıyıları paradan değerlidir. Muğla’nın emeği sermayenin kârından değerlidir” dedi.



























