Kasksızlar, ehliyetsizler, araçların arasında slalom yapanlar, tek teker üzerinde gazlayanlar, kaldırımı yol zannedenler, zamana karşı yarışan moto kuryeler…
Bir de üç-dört tekerlekli, otomobil desen değil motosiklet desen değil, Bodrum yollarını mesken tutan tuhaf araçlar eklendi. Trafik zaten kilitli; kuralsızlık ise son gaz ilerliyor.
Peki Bodrum’da motosiklet kullanmak ne zaman ulaşım olmaktan çıkıp “bulduğun boşluktan geçme özgürlüğüne” dönüştü?
…
Bodrum’da trafiğe çıkarken eskiden sağa sola bakmak yeterliydi. Artık öne, arkaya, aynaya, kör noktaya, kaldırıma bakacaksınız… Sonrası biraz dikkat, biraz refleks, biraz da Allah’a emanet! Çünkü motosikletin nereden çıkacağını kestirmek zor. İki otomobil arasında otuz santim boşluk mu var? Geçilir. Sağ kapalıysa soldan, sol kapalıysa sağdan… İkisi de kapalıysa biraz bekleneceğini düşünüyorsanız Bodrum trafiğine hâlâ alışamamışsınız.
…
Bazı motosiklet sürücülerinin kendilerine özel trafik yönetmeliği var sanki: Kırmızı ışık otomobiller için, tek yön öneri, şerit isteyen kullansın, kaldırım alternatif güzergâh, kask ise herhalde saç modelini bozduğu için isteğe bağlı!
…
Araçların arasında slalom yapanlar ayrı bir alem. Sağ aynada görüyorsunuz, bir saniye sonra kayboluyor; ardından sol aynada beliriyor. Otomobil sürücüsü sinyal verip şerit değiştirmeye kalkınca korna: “Beni görmüyor musun?” Görmüyor kardeşim. Adı üzerinde: Kör nokta! Siz saniyeler içinde üç şerit değiştirince otomobil sürücüsünün aynasına radar sistemi yüklenmiyor.
Bir de Bodrum yollarının MotoGP adayları var. Ön teker havada, gaz sonuna kadar açık, egzoz bağıra bağıra ilerliyor. Gece yarısı bütün mahalle motorun kaç devir çevirdiğini öğreniyor. Sürücü keyifli; mahalle de onun mutluluğunu birkaç kilometre çapında paylaşmak zorunda. MotoGP’nin Bodrum etabı başladı da takvime yazmayı mı unuttular?
…
Asıl trajikomik olan kaldırım.
Yaya, trafikten kurtulup kaldırıma çıkıyor. Tam “Burada güvendeyim” diyecek, arkasından motor sesi geliyor. Yaşlıysan çekil, çocukla yürüyorsan çocuğu yanına al, bebek arabasıyla gidiyorsan manevraya hazırlan!
Bodrum’da bazı motosiklet sürücülerinin gözünde kaldırım artık yayaya ait güvenli alan değil, trafik sıkışınca açılan kaçak şerit.
İşin kara mizahı da burada: Otomobil yola giremiyor, motosiklet kaldırımdan giriyor. Yaya nereye gidecek?
Denize mi?
Yol otomobile, aradaki boşluk motosiklete, kaldırım yine motosiklete kaldıysa yayaya Bodrum’da yeni bir güzergâh çizmek gerekiyor.
…
Ama rakamlar hiç komik değil.
Muğla’da 2025 yılında 389 bin 146 motosiklet denetlenmiş; 118 bin 419 sürücüye işlem yapılmış, 82 bin 179 sürücü yalnızca kask kullanmadığı için ceza yemiş. Seksen iki bin!
Demek ki bazı kafalar hâlâ kasktan daha sert.
Bodrum Belediyesi de 2025’te kendi yetki alanındaki uygulamalarda 887 motosiklet sürücüsüne yaklaşık 2,6 milyon lira ceza kesmiş.
İyi de bu kadar ceza kesiliyorsa bu kaos neden azalmıyor?
Demek ki birkaç saatlik uygulama, birkaç kavşakta denetim yetmiyor. Ceza yazılan motosiklet gidiyor, kuralsızlık yerinde kalıyor.
…
Bir de Bodrum trafiğinin hızla büyüyen ordusu var: Moto kuryeler.
Arkada yemek kutusu, önde kilitlenmiş Bodrum trafiği, telefonda yeni sipariş… Sağdan giriyor, soldan çıkıyor, iki otomobilin arasından milimlerle geçiyor.
Yemek mi yetişiyor, kurye mi yarıştırılıyor?
Ama bütün suçu kuryeye yüklemek kolay. İşletmelere ve platformlara da soralım: Bir kurye günde kaç sipariş yetiştiriyor? Kaç saat motor üzerinde? Teslimat baskısı var mı? Koruyucu ekipmanı yeterli mi? Motosikletin bakımı yapılıyor mu? Ehliyeti ve gerekli belgeleri gerçekten kontrol ediliyor mu?
Müşterinin hamburgeri biraz soğuyabilir.
Yeter ki kurye sağ salim evine gitsin.
…
Derken Bodrum yollarına yeni bir familya daha katıldı.
Üç tekerlisi var, dört tekerlisi var; elektriklisi, üstü açığı, kapalısı var. Motosiklet desen değil, otomobil desen biraz iddialı, golf arabası desen golf sahası kilometrelerce uzakta…
Bazılarını görünce insan markasını değil, “Bu ne?” diye soruyor.
Eskiden benzerlerini otellerde, tatil köylerinde, sitelerde görürdük. Şimdi Bodrum’un ana arterlerinde önümüzde ağır ağır ilerliyor. Arkasında otomobil, minibüs, otobüs…
Araç önde Bodrum’u seyrediyor.
Manzara güzel, acelesi yok. Arkadakilerin de artık yok!
Elbette bunların karayoluna çıkmaya uygun, tescilli ve plakalı olanları vardır. Mesele hepsini yasaklamak değil. Mesele denetlemek: Bu araç hangi sınıfta? Trafiğe çıkabilir mi? Plakası, sigortası var mı? Sürücüsünün gerekli ehliyeti var mı?
Yoksa Bodrum’un yeni trafik mevzuatı çok daha kısa mı:
Teker dönüyorsa buyursun!
…
Türkiye’de 2025 yılında 1.334 motosiklet sürücüsü ve 191 motosiklet yolcusu hayatını kaybetti, 130 binden fazla motosiklet sürücüsü yaralandı.
İşte burada gırgır bitiyor.
Çünkü bunların her biri bir insan.
O nedenle Bodrum Kaymakamlığına, Emniyete, Jandarmaya ve Belediyeye soralım: Bodrum’da kaç motosiklet var? Kaç kişiye bir motosiklet düşüyor? Yazın dışarıdan gelenlerle sayı kaça çıkıyor? Yılda kaç motosiklet kazası oluyor? Kaç sürücü ehliyetsiz, kaçı kasksız? Kaçı moto kurye? Kaç kişiye kaldırımda motosiklet kullanmaktan işlem yapılıyor? Üç ve dört tekerlekli küçük araçların kaçı trafiğe çıkmaya uygun?
Ve hepsinden önemlisi:
Bu kadar kuralsızlık varsa sürekli denetim nerede?
Bodrum’un trafik envanteri artık müze gibi: Otomobil, minibüs, otobüs, kamyon, motosiklet, moto kurye, scooter, ATV, üç tekerli, dört tekerli, elektrikli…
Araç çeşidi bol. Bir tek yol kıt!
Sonra hep birlikte trafikte oturup “Bodrum trafiği neden gitmiyor?” diye soruyoruz.
Nereye gitsin?
Teker koyacak yer kalmadı!
Bodrum yolları yarış pisti, kaldırımlar motosiklet yolu, kırmızı ışık dekor, kask aksesuar değildir. Trafik kuralları da isteyenin uyduğu, istemeyenin pas geçtiği tavsiye hiç değildir.
Bu gidişle Bodrum girişindeki tabelaya küçük bir ek yapmak gerekecek:
BODRUM’A HOŞ GELDİNİZ
TEKER SAYISI ÖNEMSİZDİR
BULDUĞUNUZ BOŞLUKTAN DEVAM EDİNİZ!




























