Bodrum Gümüşlük sahilindeki kaçak yapılaşma ve Çayıraltı Halk Plajı’nın işgal edilmesi iddiaları resmi olarak yargıya taşındı. Gümüşlük sakinleri, kıyıların anayasal güvence altında olduğunu ve herkesin eşit kullanımına açık olması gerektiğini belirterek, sahillerdeki işgallere müdahale edilmediği gerekçesiyle Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci hakkında “görevi ihmal” suçlamasıyla Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Bodrum Gümüşlük sahilindeki kaçak yapılaşma ve Çayıraltı Halk Plajı’nın işgal edilmesi iddiaları resmi olarak yargıya taşındı. Gümüşlük sakinleri, kıyıların anayasal güvence altında olduğunu ve herkesin eşit kullanımına açık olması gerektiğini belirterek, sahillerdeki işgallere müdahale edilmediği gerekçesiyle Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci hakkında “görevi ihmal” suçlamasıyla Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ağustos ayı meclis toplantısında da gündeme gelen bu gelişme, doğayla iç içe, betondan uzak bir Bodrum arzulayan vatandaşların kıyı savunmasındaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Gümüşlük sahilinde işgal var!
Bodrum Belediye Meclisi’nin ağustos ayı olağan toplantısında Gümüşlük Forumu adına söz alan Levent Dinçer’in kürsüden dile getirdiği iddialar, 5 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sunulan resmi bir şikayet dilekçesiyle yasal bir boyuta ulaştı. Sahillerin doğal yapısının korunması ve artan betonlaşmanın önüne geçilmesi amacıyla hareket eden vatandaşlar, sezon öncesinden bu yana yaptıkları tüm uyarılara ve diyalog çağrılarına rağmen belediyeden somut bir adım gelmemesi üzerine hukuki yollara başvurduklarını açıkladılar. Savcılığa sunulan dilekçede, özellikle Gümüşlük Sahili Özel İşletme Bölgesi, Club Gümüşlük Özel İşletme Bölgesi ve Çayıraltı Halk Plajı’nda yaşanan ihlallere dikkat çekilerek, buralardaki uygulamaların yasal mevzuata aykırı olduğu vurgulandı.
Denizin içine kadar uzanan kaçak yapılar!
Başsavcılığa sunulan suç duyurusunda, Anayasa’nın 43. maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunularak, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, yararlanma bakımından herkesin eşit ve serbest olduğu hatırlatıldı. Dilekçede, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında yerel yönetimlerin kıyıları ücretsiz ve eşit kullanıma açık tutmak, ruhsatsız yapılaşmayı önlemek, mevcut yıkım kararlarını uygulamak ve zabıta görevi bakımından kıyılardaki işgalleri kaldırmak gibi çok temel sorumlulukları bulunduğu belirtildi. Tüm bu yasal zorunluluklara rağmen, Gümüşlük’te adeta denizin içine kadar uzanan kaçak yapılara, tren vagonu kalıntılarından oluşturulan beton zeminli ticari alanlara ve halk plajının işletmeler tarafından tamamen yutulmasına göz yumulduğu ifade edilerek, Türk Ceza Kanunu’nun 257/2 maddesi uyarınca görevi ihmal suçunun işlendiği iddia edildi.
Zabıta neden işlem yapmıyor diye sordular
Meclis toplantısındaki konuşmasında da konunun altını çizen Dinçer, kıyı kenar çizgisi ihlallerini denetlemek üzere bölgeye giden zabıta ve destek hizmetleri ekiplerinin hiçbir cezai işlem veya müdahalede bulunmadan geri döndüklerini, vatandaşın şikayetlerinin geçiştirildiğini belirtmişti. Bodrum’un doğal güzelliklerinin ve ortak yaşam alanlarının korunması gerektiğine inanan yöre halkı, bu hukuki adımla birlikte sadece Gümüşlük için değil, tüm yarımada genelinde doğaya saygılı, kanunların tavizsiz uygulandığı ve kıyıların halka geri verildiği bir yönetim anlayışı talep ediyor. Daha önce MUÇEP’in Kalyon İnşaat projesiyle ilgili yaptığı şikayetin ardından, Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’ye yönelik yapılan bu yeni suç duyurusu, gözleri bir kez daha yerel yönetimin sahillerdeki kaçak yapılaşmaya karşı alacağı somut önlemlere çevirdi.
xbodrum
































