…
Bodrum turizminin yıllardır konuşulan, her mayıs ayında yeniden keşfedilen bir sorunu var:
Nitelikli eleman yok.
Otelci aşçı, garson, barmen, resepsiyonist arıyor. Restoran ve kafeler aynı personelin peşinde. Bir işletmenin yetiştirdiğini diğeri transfer ediyor, başka şehirlerden çalışan getiriliyor.
Eylül geliyor, sezon bitiyor…
Sorun da gelecek mayısa kadar unutuluyor.
Oysa rakamlara baktığınızda bunun sezonluk bir personel sıkıntısı olmadığı görülüyor.
Bodrum turizmi insan gücü açısından SOS veriyor.
Yalnız BODER çatısı altında 322 otel, yaklaşık 61 bin yatak ve 13 bin çalışan bulunuyor. Buna restoranları, kafeleri, barları, beach club’ları, seyahat acentelerini, marinaları ve tekneleri eklemedik bile.
2026’nın ilk yedi ayında Bodrum’a hava ve deniz yoluyla yaklaşık 550 bin yabancı turist geldi. Yerli turist bunun içinde yok.
Yatak var…
Otel var…
Turist var…
İş var…
Peki insan nerede?
…
ÖĞRENCİ DE VAR!
Araştırmaya başlayınca ilginç bir tablo çıktı.
Bodrum’da meslek okulu yok değil.
Var.
Öğrenci yok değil.
O da var.
Bodrum Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yüzlerce öğrenci, Gündoğan Fahriye Ilıcak MTAL’de 254 öğrenci bulunuyor.
Bodrum Esnaf ve Sanatkârlar Odası Mesleki Eğitim Merkezi’nin güncel MEB sayfasında ise 1.082 öğrenci görünüyor.
Üstelik Bodrum ekonomisinin aradığı mesleklerin önemli bölümü okullarda mevcut.
Elektrik-elektronik var.
Klima ve soğutma var.
Mobilya var.
Gemi ve yat yapımı var.
Yiyecek-içecek var.
Turizm var.
MESEM var.
Yani yapbozun parçaları masanın üzerinde.
Bir türlü resmi tamamlayamıyoruz.
…
Asıl çarpıcı tablo Turgutreis Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde.
MEB’in alan bazındaki kayıtlarında okulda yiyecek-içecek hizmetlerinde 162, konaklama ve seyahat hizmetlerinde yalnız 52 öğrenci görünüyor.
Dikkat…
52 mezun değil.
Dört sınıfın toplamı.
Karşı tarafta yalnız BODER üyesi otellerde yaklaşık 61 bin yatak var.
Elbette bir otel yatağına bir öğrenci hesabı yapmıyoruz.
Ama rakamlar bize şunu soruyor:
Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birinde konaklama sektörüne dört yılda toplam 52 öğrencilik insan kaynağı hazırlıyorsak, sezon geldiğinde resepsiyonisti nereden bulacağız?
Sonra mayıs ayında ilan veriyoruz:
“Tecrübeli eleman aranıyor.”
İyi de tecrübeyi kim verecek?
Mesleği kim öğretecek?
İnsanı kim yetiştirecek?
…
İşte asıl soru bu.
Bodrum’da öğrenci var.
Örneğin MEB’in güncel sayfasında Şehit Türkmen Tekin imam hatip kampüsünde 758 öğrenci görünüyor.
Bunu “İmam hatipte neden çocuk okuyor?” tartışmasına çevirmek yanlış.
Çocuğun hiçbir kabahati yok.
Asıl soru şu:
Türkiye’nin en büyük turizm merkezlerinden birinde öğrencileri, o kentin gelecekte ihtiyaç duyacağı mesleklere yeterince yönlendirebiliyor muyuz?
Bodrum aşçı arıyor.
Garson arıyor.
Resepsiyonist arıyor.
Klima ustası arıyor.
Elektrikçi arıyor.
Marangoz arıyor.
Yat ustası arıyor.
Öğrenci de var.
Ama eğitim planlamasıyla ekonomik ihtiyaç aynı masada buluşmuyor.
İşte Ankara’nın merkezi eğitim politikasıyla Bodrum’un gerçeğinin ayrıldığı nokta burası.
Ankara müfredatı yapabilir.
Okul türünü belirleyebilir.
Kontenjan açabilir.
Ama Bodrum’un beş yıl sonra kaç aşçıya, kaç resepsiyoniste, kaç klima teknisyenine, kaç yat ustasına ihtiyaç duyacağını Bodrum’un kendisi bilmek zorunda.
…
Madem eğitim planlamasını Bodrum ekonomisine göre yapamıyoruz, çözüm kolay!
İşleri zaten pek parlak olmayan otellere, restoranlara, kafelere ve barlara bir de:
“İmam hatip mezunu istihdam kotası”
koyarız.
Garson tamam…
Resepsiyon tamam…
Mutfak tamam…
Barmen bölümünde küçük bir müfredat uyuşmazlığı çıkabilir!
Onu da çözeriz.
Eğitim sistemini Bodrum ekonomisine uyduramadıysak, Bodrum ekonomisini eğitim sistemine uydururuz.
Gerekirse menüyü değiştiririz.
Barı değiştiririz.
En sonunda turisti değiştiririz!
Yeter ki planlama yanlış çıkmasın.
Şaka bir yana…
Mesele imam hatip değil.
Mesele insan gücü planlaması.































