Nefes Gazetesi yazarı Memduh Bayraktaroğlu, Bodrum turizmi üzerinden Türkiye’nin makroekonomik tablosunu değerlendirdiği son yazısında, lüks mekanların doluluğu ile yerel esnafın siftahsız günleri arasındaki uçuruma dikkat çekti. Fatih Altaylı’nın Bodrum izlenimlerine atıfta bulunan yazar, dünya markası ilçemizin aslında gelir dağılımındaki bozulmanın en net izlendiği “küçültülmüş bir fotoğraf” olduğunu vurguladı.

Bodrum, yaz sezonu boyunca lüks segment turizmdeki hareketlilik ile çarşı esnafının yaşadığı durgunluk arasındaki tezatla Türkiye gündemindeki yerini koruyor. Nefes Gazetesi yazarı Memduh Bayraktaroğlu, “Bodrum, iki ayrı ve adaletsiz Türkiye’nin aynasıdır” başlıklı son köşe yazısında, ilçemizin sadece eşsiz bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin tam bir yansıması olduğunu kaleme aldı. Gazeteci Fatih Altaylı’nın lüks otellerdeki yüksek doluluk oranlarına karşılık sokaktaki esnafın kriz yaşadığına dair tespitlerine değinen Bayraktaroğlu, bir yerel esnafın “Fatih Bey, lüks mekanların ful çektiği doğru ama bizim tarafta yaprak kımıldamıyor, siftahsız kepenk kapatıyoruz” şeklindeki serzenişini okuyucularıyla paylaştı.
Bodrum, Türkiye ekonomisinin küçültülmüş bir fotoğrafı
Ortada aslında bir çelişki olmadığını ve Bodrum’un Türkiye ekonomisinin küçültülmüş bir fotoğrafı olduğunu belirten Bayraktaroğlu, bir tarafta servetini enflasyondan koruyan bir kesim varken diğer tarafta tatil için aylarca para biriktiren milyonların bulunduğunu ifade etti. Ekonominin sağlığının lüks mekanların doluluğuyla ölçülemeyeceğini savunan yazar, “Orta gelirli aileler bırak tatile çıkmayı, eylül ayının başında maaşlarını almadan, çocuklarının eğitim masraflarını karşılayabiliyorlar mı?” sorusunu yönelterek, yerel esnafın yaşadığı durgunluğun temelinde yatan ulusal alım gücü kaybına dikkat çekti. Yazısında, “Birkaç pahalı restoranın dolu olması refah göstergesi değil, gelir dağılımındaki bozulmanın kanıtıdır” ifadelerini kullanan Bayraktaroğlu, paranın küçük bir azınlığın elinde toplanmasıyla tüketimin dar bir alana sıkıştığını vurguladı.
Bodrum, İki Ayrı ve Adaletsiz Türkiye’nin Aynası!
Bodrum’un eşsiz sahillerinin bugün iki farklı ekonomik gerçekliği bir araya getirdiğini belirten deneyimli yazar, durumu “Bodrum bugün iki ayrı Türkiye’yi aynı sahilde buluşturuyor: Birinde güneş parlıyor, şampanyalar açılıyor… Diğerinde esnaf yaklaşan borç fırtınasını seyrediyor” sözleriyle özetledi. Sağlıklı bir ekonominin göstergesinin milyonların harcama imkanına sahip olup olmadığıyla ölçüleceğinin altını çizen Bayraktaroğlu, zenginlerin harcamalarının sokağı canlandırmaya yetmediğini dile getirdi. Bodrum’un kendi dinamiğinden ziyade genel ekonomik iklimin bir sonucu olan bu tabloyu tarihi bir uyarıyla noktalayan yazar, “Bodrum’un aynasında görünen manzara Türkiye’de paranın bitmediğini gösterse de bu para, halkın elinden çekilip çok küçük bir azınlığın elinde toplanan paradır” diyerek, geçmişten günümüze uzanan “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” deyişini hatırlattı.





























