Bodrum’da yaz ortasında elektrik kesilir; turist karanlıkta kalır, esnaf jeneratör çalıştırır, evdeki yiyecek bozulur. Şimdi de bu kentin sokakları kazılıyor. Altyapı yenilensin, kablolar yer altına alınsın; buna kim itiraz eder? Ama hizmet diye yola çıkıp halkı toza, çukura ve bitmeyen trafiğe mahkûm ederseniz, bir yerde durup “Bu iş kimin sorumluluğunda?” diye sorarlar.
…
Nereye baksanız bir iş makinesi, hangi sokağa dönseniz açık bir kazı. Yollar delik deşik, trafik kilit. Rüzgâr estiğinde Bodrum’un mavisi değil, kazıdan kalkan toz yüzünüze vuruyor. Esnaf dükkânını temizlemeye çalışıyor; vatandaş aracının alt takımını korumaya. Sanayide tamir kuyruğu uzarken, bu işlerin günlük bedelini yine Bodrumlular ödüyor.
…
Yağmur yağınca kazıların bıraktığı manzara daha da ağırlaşıyor. Açıkta kalan toprak çamura dönüşüyor, yollar su ve balçıkla kaplanıyor; Bodrum’un sokakları adeta bataklığa dönüyor. Yaya da sürücü de hem çukurlardan hem çamurdan yol bulmaya çalışıyor. Altyapı çalışması, yağmurun ardından kentin üstüne ikinci bir yük bırakmamalı.
…
Üstelik bazı kazı alanlarında uyarı levhası ve işi kimin yaptığını gösteren tabela bulunmadığı yönünde ciddi şikâyetler var. Şantiye görünür, sorumlusu görünmez olunca soru da büyüyor: Bu çalışmayı kim yürütüyor, ne zaman bitirecek, çevre ve güvenlik önlemlerinden kim sorumlu? Tabelayı asmayınca halkın öfkesi de adresini şaşırmıyor; yalnızca hesap sormayı zorlaştırıyorsunuz.
…
Altyapı çalışması elbette zahmetli. Fakat bu zahmetin ölçüsü, haftalarca açık bırakılan çukurlar ve her yeri aynı anda kapatan kazılar olamaz. İşler bölüm bölüm yürütülmeli; bir sokaktaki çalışma güvenli biçimde tamamlanıp yol kullanılabilir hale gelmeden öteki noktaya geçilmemeli. Gündüz trafiğinin yoğun olduğu turizm kentlerinde çalışma saatleri, gürültü ve trafik yükü de buna göre planlanmalı.
…
Yurt dışından örnek verelim. İngiltere’de sokak çalışmaları izinleri, yapılacak işin hangi sokakta ve ne kadar süreyle yürütüleceğini belirliyor. Resmî uygulama rehberleri çalışma alanının levha, ışık ve bariyerlerle güvenli hale getirilmesini; iş bitince yolun belirlenen standarda göre onarılmasını istiyor. Münih Belediyesi ise kentteki mevcut ve planlanan şantiyeleri çevrimiçi haritada gösteriyor. Yani orada da yol kazılıyor; ama işin yeri, süresi ve trafik düzeni kamuya duyuruluyor. Bodrum’da da vatandaş en azından kimin çalıştığını, ne zaman biteceğini ve güvenli geçişin nereden sağlanacağını bilmek istiyor.
…
Kazı alanında tarih ve sorumlu kurum açıkça yazmalı. Geçici kapatma, bariyer ve aydınlatma eksiksiz olmalı; toz kontrolü için yollar gerektiğinde sulanmalı, hafriyat bekletilmeden kaldırılmalı. Bunlar lüks değil, insanların canını, malını ve günlük yaşamını korumak için en temel tedbirler. Bir işin ne zaman biteceğini bilmek isteyen vatandaşa “Çalışma sürüyor” demek yetmez; takvim ve sorumlu gerekir.
…
Bodrum’da yapılması gereken de karmaşık değil: AYDEM ve çalışmayı üstlenen yükleniciler, kazı alanlarına şirket ve yetkili kurum bilgisini, izin ve iş takvimini, planlanan bitiş tarihini, şikâyet hattını koymalı. Bodrum Belediyesi ile ilgili kurumlar da sahada denetim yapmalı; güvenlik, toz ve yolun eski haline getirilmesi şartlarını izlemeli. Kurallara uymayan çalışmaya yaptırım uygulanıp uygulanmadığı kamuoyuna açıklanmalı.
…
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na, EPDK’ya, Muğla Valiliği’ne ve Bodrum Belediyesi’ne soruyoruz: Yarımadada yürüyen kazıların izin ve takvimi kimde? Çalışmalar hangi kurum tarafından, ne sıklıkla denetleniyor? Uyarı levhası, güvenli geçiş, toz önlemi ve yolun onarımı için belirlenmiş şartlar neler? Şikâyetler üzerine hangi adımlar atıldı?
…
Bodrum halkı altyapıya karşı değil. İnsanlar, yaşadıkları kentin daha güvenli ve sağlam olmasını istiyor. Fakat yatırımın yükü yalnızca vatandaşa bırakılırsa buna hizmet denmez. AYDEM’den beklenen, tabelasını saklamak değil; yaptığı işi, sorumlusunu ve bitiş tarihini açıkça duyurmak. Yetkililerden beklenen de bu sorulara sahada ve kamuoyu önünde yanıt vermek.
…
Bodrum’un sokakları kazılabilir; ama sorumluluk örtülemez. Bu kentin sabrı, açık bırakılan her çukurla biraz daha azalıyor. Şimdi sıra, tabelayı asıp hesabı vermekte.
YanıtlaYönlendir
Tepki ekle































