…
Bazı başarılar kürsüde başlar sanılır… Oysa madalya, kimsenin görmediği sabahlarda, bitmeyen antrenmanlarda, yorulunca yeniden havuza dönmekte kazanılır. Ece Koşar’ın Antalya’daki başarısının ardında da böyle bir emek, sağlam bir irade ve her kulaçta büyüyen bir hayal var.
Kimi gittiği şehirden bir magnet alır; Ece Antalya’dan beş madalyayla döndü, Bodrum’a da büyük bir gurur yaşattı. Odasına girseniz duvarları göremezsiniz. Madalyalar dolaplara, çekmecelere, kutulara sığmış; her biri başka bir yarışın, başka bir mücadelenin hatırası olmuş. Ece’nin madalyaları çoğaldıkça Bodrum’un gururu da büyüyor.

…
Ece’yi özel kılan yalnızca kazandığı madalyalar değil. Güler yüzü, güzel kalbinin dışa yansıması gibi… Herkese yardım ediyor, kimseye tepeden bakmıyor. Odası madalyalarla dolu ama bir gün olsun “Bu kadar madalyam var” diye övündüğünü duyamazsınız. Başarısını sessizce taşıyor; alçak gönüllülüğüyle de gönülleri kazanıyor.
…
Havuzda her kulaç bir mücadele… Ece suya girdiğinde rakiplerini geride bırakmak, kendi sınırlarını aşmak ve finişe en önce dokunmak için bütün gücünü ortaya koyuyor. Yarışın son metrelerinde yorgunluk ağırlaşsa da vazgeçmiyor; bir kulaç daha, bir nefes daha… Sonunda dokunduğu duvar, yalnızca yarışın bitişi değil, verdiği emeğin karşılığını aldığı an oluyor.
Antalya’da beş yarışa girdi ve beşinde de kürsüye çıktı. 100 metre sırtüstünde, 50 metre sırtüstünde ve 50 metre kelebekte şampiyon oldu; üçünde de Türkiye rekorunu yeniledi. 50 metre serbestte ve 100 metre kelebekte Türkiye ikinciliğini aldı. Beş madalya, üç rekor… Her derece, havuzda gün gün biriken emeğin ve son ana kadar süren mücadelenin eseri.

…
Bu başarıda sporcu kadar, ona yol gösteren antrenörün emeği ve Ece’nin hocasına duyduğu saygı da var. Antrenmanlarda kurulan güven, yarışın en zorlu anında Ece’ye güç veriyor. Birlikte verilen emek, kürsüde kazanılan madalyada karşılığını buluyor.
Türkiye Yüzme Federasyonu’nun düzenlediği Antalya şampiyonası, sporculara yeteneklerini gösterme ve emeklerini yarışta ortaya koyma olanağı sundu. Böylesi organizasyonlar, sporcuların kendilerini sınayacağı ve başarılarını ortaya koyacağı önemli buluşmalar. Ece’nin rekorları bu yarış ortamında geldi; federasyonun şampiyonayı düzenleyerek sunduğu katkıyı da bu başarının parçası olarak anmak gerekir.
…
Yarış bitince Ece’nin gözleri tribünlerde babasını arıyor. Babasının yüzündeki gurur, kızının yıllar süren çabasına verilen en güzel karşılık… Annesinin sıcacık sarılışı bütün yorgunluğu bir anda unutturuyor. Ece havuzda tek başına kulaç atıyor; ama başarısının arkasında ona inanan, sevgisini ve desteğini esirgemeyen bir aile var.
Bir zamanlar havuzda hayaller kuran küçük kız, bugün Bodrum’un altın kızı. Her madalyasında ailesinin sevgisi, antrenörünün emeği ve kendi kararlılığı parlıyor. Madalyaları odasının duvarlarına sığmayabilir; ama kazandığı gurur çoktan Bodrum’un kalbine yerleşti.
Tebrikler Ece! Sen yalnızca Bodrum Yüzme İhtisas Kulübü’nün değil, emek vererek hayaline yürüyen herkesin örneğisin. Kimi şehirlerden magnet getirir; sen Antalya’dan madalyalarla döndün, Bodrum’a da unutulmayacak bir gurur bıraktın.































