Kızıldeniz üzerinden Ege ve Akdeniz kıyılarına ulaşarak hızla çoğalan istilacı tür cüce balon balığı (Torquigener flavimaculosus), denizlerimizde ciddi bir hayati tehdit oluşturuyor. Deniz Biyoloğu Mert Gökalp’in paylaştığı son verilere göre; siyanürden 35 kat daha zehirli olan, pişirilse dahi zehri yok olmayan bu türün bilinen bir panzehiri bulunmuyor. Balon balığı zehirlenmesi belirtileri ve oltaya takıldığında yapılması gerekenler, kıyı şeridinde yaşayan vatandaşlar için hayati önem taşıyor.
Kızıldeniz’den Gelen Ölümcül İstilacı
Son yıllarda kıyılarımızda sayıları giderek artan küçük benekli cüce balon balığı, Süveyş Kanalı yoluyla sularımıza giren en tehlikeli istilacı türlerin başında geliyor. Boyutunun küçük olmasına rağmen taşıdığı zehirle büyük bir risk barındıran bu tür hakkında Deniz Biyoloğu Mert Gökalp çarpıcı veriler paylaştı. Gökalp’in bilimsel verilere dayandırdığı uyarılarına göre, bu balığın sadece iç organları değil, eti ve derisi de ölümcül düzeyde tetrodotoksin (TTX) adı verilen sinir zehrini içeriyor.
Sınırın 7 Kat Üzerinde Zehir: En Tehlikeli Kısım Derisi
Kuzeydoğu Akdeniz’de yapılan ilk bilimsel ölçümler, tehlikenin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Normal şartlarda birçok balon balığı türünde zehir iç organlarda toplanırken, cüce balon balığının etinde bile kabul edilen güvenli sınırın (yaklaşık 2 mikrogram) en az 7 katı zehir bulunuyor. Ölçümlere göre balığın derisi gram başına 34 ile 140 mikrogram arasında zehir barındırarak en ölümcül bölge olarak öne çıkıyor. Ayrıca balığın karaciğerinde 7 ile 107, gonadlarında 5 ile 101, bağırsaklarında 13 ile 86, etinde ise 16 ile 86 mikrogram zehir tespit edildi. Özellikle dişi bireylerin zehir oranının daha yüksek olduğu ve zehir düzeyinin kış aylarında zirveye ulaştığı belirtiliyor.
Pişirmek ya da Dondurmak Zehri Yok Etmiyor
Cüce balon balığının taşıdığı tetrodotoksin, protein yapılı olmayan son derece güçlü küçük bir molekül zehri. Asıl üreticisi denizlerdeki bakteriler olan ve besin zinciriyle balıkta biriken bu nörotoksin, sinir ve kas hücrelerindeki sodyum kanallarını tıkayarak sinir sinyallerinin iletilmesini engelliyor ve felce yol açıyor. Bu zehrin en tehlikeli özelliklerinden biri ise yüksek ısıya dayanıklı olması. Balığı pişirmek, yağda kızartmak veya dondurucuda bekletmek zehrin ölümcül etkisini kesinlikle ortadan kaldırmıyor.
Siyanürden 35 Kat Daha Güçlü, Panzehiri Yok
Ağız yoluyla vücuda alındığında siyanürden yaklaşık 25 ile 35 kat daha güçlü bir etki gösteren tetrodotoksinin, insanda yalnızca 1 veya 2 miligramı dahi kesin ölüme neden olabiliyor. En zehirli örneklerde, insanı öldürebilecek bu doz balığın yalnızca 7 ile 14 gramlık derisinde bulunuyor. Bilinen hiçbir panzehiri olmayan bu zehirlenme vakalarında uygulanabilecek tek tedavi yöntemi, hastanede acil olarak sağlanan solunum desteği.
Balon Balığı Zehirlenmesi Belirtileri Nelerdir?
Zehirlenme belirtileri, balığın tüketilmesinin ardından dakikalar içinde kendini göstermeye başlıyor. Dudak, dil ve ağız çevresinde aniden başlayan uyuşma, karıncalanma ve şiddetli bulantı ilk hayati işaretler olarak ortaya çıkıyor. İlerleyen dakikalarda kol ve bacaklarda uyuşma, konuşma zorluğu ve yutma güçlüğü yaşanıyor. Ağır vakalarda tablo çok hızlı bir şekilde tam felç ve solunum durmasına kadar gidebiliyor. Uzmanlar, en ufak bir belirti başlangıcında vakit kaybetmeksizin 112 acil sağlık hattının aranması gerektiğinin altını çiziyor.
Oltanıza Takılırsa Ne Yapmalısınız?
Kıyılarımızda balık avlayan vatandaşların ve amatör denizcilerin oltalarına sıklıkla takılabilen cüce balon balığına karşı temas kurallarına harfiyen uyulması gerekiyor. Mert Gökalp; oltaya takılan bu türün kesinlikle tüketilmemesi, çıplak elle temas edilmemesi ve sokak hayvanlarına (kedi, köpek) kesinlikle verilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Balığın iğneden veya ağdan çıkarılması işlemi sırasında mutlaka kalın koruyucu eldiven kullanılması gerekiyor.































