Muğla’da yürütülen soruşturma kapsamında 20 Ekim 2026’da gözaltına alınan ve 24 Ekim’de Muğla Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderilen Doruk Topuz’un avukatı Dilara Yavuz, yazılı basın açıklaması yaptı. Yavuz, müvekkiline yöneltilen suçlamalara tepki göstererek tutuklama kararının hukuka ve vicdana aykırı olduğunu ileri sürdü.
“Anayasal çalışma özgürlüğünü kullanmıştır”
Müvekkili Doruk Topuz’un 2015 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduğunu belirten Avukat Dilara Yavuz, Topuz’un mesleği kapsamında mühendislik, danışmanlık ve iş takibi hizmetleri sunduğunu ifade etti.
Topuz’un yalnızca mesleki faaliyetlerini yürüttüğünü savunan Yavuz, belediyeye teslim edilmesi gereken dosya ve evrakları ilgili memurlara ulaştırdığını belirtti.
Müvekkilinin belediye başkanının oğlu olmasını kullanarak herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini ve Fevzi Topuz’un makamına dahi gitmediğini kaydeden Yavuz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Müvekkilim herhangi bir belge hazırlamamıştır; kendisine gelen noter tasdikli, kaşe ve imzalı belgeleri belediyeye götürmüştür. Resmî bir evrakın sahte olup olmadığının anlaşılması ancak bilirkişilerce mümkünken müvekkilden bunu anlaması beklenemez.”
“Suç duyurusunu belediye başkanı yaptı”
Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un söz konusu belgelerle ilgili 27 Mart 2026’da bizzat suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Yavuz, bu durumu müvekkilinin suçlamalarla bağlantısı bulunmadığı yönündeki savunmasının bir parçası olarak değerlendirdi.
Yavuz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Müvekkilim ve belediye başkanımızın suça bir dahili olsaydı nasıl olur da oğlunu ve kendisini ihbar edebilirdi? Bu durum akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırıdır.”
MASAK ve HTS kayıtlarına dikkat çekti
Soruşturmanın yürütüldüğü merciye ilişkin hukuki itirazlarını da dile getiren Avukat Dilara Yavuz, suçun işlendiği yerin Milas olduğunu belirterek soruşturmanın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu.
Dosyadaki delillere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yavuz, müvekkilinin banka hesaplarının 2017 yılına kadar incelendiğini ve bu incelemelerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını ileri sürdü.
Telefon trafiği ve HTS kayıtlarında da olumsuz bir bulguya ulaşılmadığını belirten Yavuz, dosyada yer alan diğer şüphelilerin ifadelerinde Doruk Topuz’un örgüt üyeliğine veya rüşvete aracılık ettiğine ilişkin herhangi bir iddia ya da görgü bulunmadığını öne sürdü.
“Hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz”
Tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olduğunu vurgulayan Yavuz, müvekkilinin somut deliller olmadan tutuklandığını savundu.
Tutuklama kararına tepki gösteren Yavuz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Hal böyleyken müvekkilime istisnai koruma tedbiri olan tutuklamanın uygulanması hakka, hukuka ve vicdana aykırıdır. Müvekkilim suçsuzdur.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adalet ve hukuk üzerine sözlerini de hatırlatan Yavuz, müvekkilinin suçsuzluğu ortaya çıkana ve özgürlüğüne kavuşana kadar hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.
Yavuz ayrıca, süreç boyunca müvekkiline ve ailesine yönelik asılsız karalamalarda bulunulduğunu savunarak bu paylaşımlar ve açıklamalar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılacağını belirtti.


































