Günlerdir beklenen ve Meteoroloji tarafından uyarıları yapılan gök gürültülü sağanak yağışlar, Bodrum’da şiddetini artırarak etkisini sürdürüyor. Yağışın etkisiyle ilçenin farklı mahallelerinden peş peşe olumsuz haberler gelmeye başladı. Dere yataklarının ıslah edilmemesi ve geçmişten gelen hatalı imar politikalarının bir sonucu olarak, yaşanan doğa olayları Bodrum’da bir kez daha krize dönüştü.
Gümüşlük Koyunbaba’da İstinat Duvarı Çöktü
Yağışın en çok etkilediği noktalardan biri olan Gümüşlük Koyunbaba’da bir siteye ait istinat duvarı çöktü. Yıkılan devasa duvarın altında kalan 2 motosiklet kullanılamaz hale gelirken, cadde ve sokaklar adeta dere yatağına döndü. Suyun şiddetiyle yollarda oluşan taşkınlar, ulaşımı ciddi ölçüde aksattı.
Vatandaşlar Suyun Tahliyesi İçin Kendi İmkânlarıyla Seferber Oldu
Şiddetli yağışlar, ilçe genelinde çok sayıda ev ve iş yerinde su baskınlarına neden oldu. Sular altında kalan dükkanlarında ve konutlarında mahsur kalan bölge sakinleri, kendi imkânlarıyla sularla mücadele etmek zorunda kaldı. Ellerinde süpürgeler ve basit temizlik ekipmanlarıyla evlerine ve iş yerlerine dolan suyu sokağa tahliye etmeye çalışan vatandaşların çaresizliği dikkat çekti. Su baskını riski ve yollarda oluşan derin su birikintileri nedeniyle birçok Bodrumlu evinden çıkıp işine gidemedi.

Kronikleşen Altyapı Sorunu ve Yetersiz Kalan Çözümler
Yaşanan sel manzaraları, Bodrum’un yıllardır çözülemeyen altyapı sorununu tüm çıplaklığıyla bir kez daha gözler önüne serdi. Aynı bölgelerde daha önce yaşanan su baskınlarının ardından Bodrum Belediyesi ve MUSKİ tarafından ortak bir borulama çalışması yapılmıştı. Ancak dün geceden bu yana yağan yağmur, yapılan bu altyapı müdahalesinin yetersiz kaldığını gösterdi. Döşenen yeni boruların suyun debisini kaldıramaması ve taşkınların tekrarlaması üzerine bölge halkı duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar, yağmurun aynı şiddetle devam etmesi halinde evlerini yeniden su basması korkusunu yaşarken; hatalı imar, dere yataklarının tahribatı ve yetersiz altyapıdan oluşan üçlü sarmal, Bodrum’un çözüm bekleyen en hayati sorunu olarak masada durmaya devam ediyor.






























