Yeni Parti Muğla Kurucu İl Başkanı Nail Kızıl, Yeni Parti Muğla İl Başkanlığı binasında yaptığı açıklamada, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Türkiye’de siyasi yargı operasyonları, basına yönelik saldırılar ve kayyım uygulamaları üzerinden hukuksuzlukların sürdüğünü savunan Kızıl, Halk TV’ye yönelik kararın yalnızca kanalı değil, özgür basını ve halkın haber alma hakkını da hedef aldığını ifade etti.
Ülkenin her sabah yeni bir karanlığa uyandığını belirten Kızıl, halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonlarının, gazetecilere ve basına yönelik saldırıların, kayyım uygulamalarının ve hukuksuzlukların devam ettiğini söyledi.
“Özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef alıyor”
Halk TV’ye polis baskınıyla kayyım atanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kızıl, kararın zamanlamasına da dikkat çekti. Kızıl, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır.”
İktidarın amacının mevcut düzeni sürdürmek olduğunu savunan Kızıl, devletin imkânlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan küçük bir azınlığın özgür basını bastırmaya, değişim isteyen milyonları susturmaya ve toplumu umutsuzluğa sürüklemeye çalıştığını ileri sürdü.
İmamoğlu davası ve fon krizi vurgusu
Halk TV’ye kayyım atanmasının zamanlamasının tesadüf olmadığını savunan Kızıl, kararın Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de savunmasına başladığı gün alındığını belirtti. Kızıl, devam eden davanın hukuksuz olduğunu ve siyasi operasyon niteliği taşıdığını öne sürerek, basına yönelik müdahalenin halkın haber alma hakkına zarar verdiğini ifade etti.
Kızıl, açıklamasında kamuoyunda tartışılan fon krizine de değindi. Söz konusu krizin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde kayyım kararının alındığını savunan Kızıl, yaklaşık 500 bin yurttaşın doğrudan mağdur edildiğini, aileleriyle birlikte milyonlarca kişinin etkilendiğini belirterek yaşananların üzerinin örtülmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Yemen’e asker gönderilmesi tartışmasına değindi
Mehmetçiğin Yemen’e gönderilmesinin tartışıldığına da dikkat çeken Kızıl, Meclis’e sunulmuş bir anlaşma metni bulunmadığını savundu. Kızıl, uluslararası anlaşmalar ve yurt dışına asker gönderilmesi konusunda Meclis’in yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerinin hatırlatılması gerektiğini belirterek, iktidarın bu tartışmaları kamuoyunun gündeminden uzaklaştırmaya çalıştığını öne sürdü.
“Gerçekler hapsedilemez”
Türkiye’nin 81 ilinde farklı siyasi görüşlerden ve toplumun çeşitli kesimlerinden yurttaşlarla birlikte demokrasiye sahip çıkma çağrısında bulunan Kızıl, iktidarın siyasi yargı operasyonları, kolluk müdahaleleri ve kayyım uygulamalarıyla halkın iradesini kontrol altına alamayacağını söyledi.
Özgür basının sansüre boyun eğmeyeceğini vurgulayan Kızıl, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez. Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak.”





























