Çevre örgütü Greenpeace Türkiye, bölgedeki termik santrallerin yarattığı yıkımı ve su krizini gözler önüne seren çarpıcı bir video yayınladı. Videoda konuşan Bodrum sakini Ali Gönenli, bölge halkının yaşadığı mağduriyeti ve susuzluğun asıl nedenini tüm çıplaklığıyla anlattı.
“Su Yok Değil, Su Var Ama Adil Paylaşılmıyor”
Greenpeace tarafından hazırlanan sosyal medya paylaşımlarında, Bodrum’da yaşayan yazar Ali Gönenli’nin değerlendirmeleri dikkat çekti. Milas-Bodrum bölgesinin tamamında su sorunu yaşandığını anlatan Gönenli, bu durumun temelinde suyun eşit paylaşılmamasının yattığını vurgulayarak, isyanını şu sözlerle dile getirdi;
“Su yetersiz. Yetmiyor! Bodrum Yarımadasının birçok yeri… Bitez, Gümüşlük, Gündoğan, Yalıkavak, Torba… suya ulaşamıyorlar.
Bir hafta boyunca suya ulaşamayan Bodrum Yarımadasında yerler var. Tankerle taşıyorlar. İçme suyu zaten hep damacanayla.
Günlerce biz burada susuz kalıyoruz. Bodrum Yarımadasının tamamı susuz kalıyor. Su yok değil, su var. Ama adil paylaşılmıyor.”
Bodrum’un Suyu Termik Santrallerin Soğutma Sistemine Gidiyor
Greenpeace tarafından hazırlanan paylaşımlara göre; Bodrum ve Milas’ın kullandığı su kadar büyük bir miktar, Yatağan ve Yeniköy Termik Santrallerinin soğutma sistemlerinde kullanılıyor. Geyik Barajı’ndan sağlanan bu suların santrallere aktarılması, bölgedeki su krizini derinleştiriyor.
Yeniköy Linyit Sahası ve termik santrallerin gölgesindeki yaşamı özetleyen Gönenli, “Termik santrallerin varlığı, buradaki yaşamın yokluğuyla eş değerde” diyerek şu acı gerçeği paylaşıyor:
“Termik santral bizim bahçemizi alıyor, suyumuzu alıyor… kültürümüzü alıyor, yaşam alanımızı alıyor… her şeyimizi alıyor. Bize kötülükten başka bir şey vermiyor.”
Çözüm İçin Gözler COP31 İklim Zirvesi’nde: “Zirveye Taşı”
Yaşanan bu çevre felaketine ve susuzluğa “dur” demek isteyen Greenpeace, Antalya’da düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi vesilesiyle “Zirveye Taşı” (zirveyetasi.org) adlı yeni bir kampanya başlattı. “Dünyanın gözü Antalya’dayken, tam zamanı!” sloganıyla duyurulan kampanya, Türkiye’nin dört bir yanında kömür projelerine ve plastik kirliliğine karşı toprağını, suyunu ve geçimini savunan insanların sesini duyurmayı hedefliyor.
Greenpeace, yetkililerden şu iki ana konuda acil adım atılmasını istiyor:
Fosil Yakıtlardan Çıkış Taahhüdü: Yeni kömürlü santral planlarının iptal edilmesi, yenisinin yapılmayacağı taahhüt edilmesi ve kömür emekçilerini geride bırakmayan adil bir çıkış tarihinin açıklanması.
Plastik Atık İthalatına Tam Yasak: Başka ülkelerin plastik atıklarını almanın Sıfır Atık hedefiyle çeliştiği vurgulanarak, plastik atık ithalatının tamamen yasaklanması.
Muğla Akbelen’den yükselen bu feryat, suyumuz, toprağımız ve geleceğimiz için kömürden acil ve adil bir çıkışın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.





























