Türkiye, Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde “geçinemiyorum” diyerek yaşamına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun acı haberiyle sarsılırken, bu kahreden olaydan saatler sonra Bodrum’da emekliler meydanlara inerek sefalet dayatmasına isyan etti.
DİSK Devrimci Emekli-Sen Bodrum Şubesi’nin düzenlediği eylemde, seyyanen zammın tüm emeklilere yansıtılması talebi yinelenirken; Ankara’daki acı tablo ile Bodrum’daki haklı talepler arasındaki kahredici paralellik, emeklinin içler acısı halini ve hayatta kalma mücadelesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Türkiye’de emekli varoluş mücadelesi veriyor!
Ankara’da yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan trajik olay, milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu ekonomik buhranın en acı özeti olarak kayıtlara geçti. Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde düzenlenen eylem sırasında “Emekliyim. Geçinemiyorum. Gelinim işsiz, damadım işsiz” feryadıyla intihar girişiminde bulunan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Boynunda Türk bayrağı ile adaletin tecelli edeceği en yüksek mahkemenin kapısında can veren Şekeroğlu’nun acı sonu, emeklilerin sadece ekonomik bir krizle değil, kelimenin tam anlamıyla bir varoluş mücadelesiyle karşı karşıya kaldığını acı bir şekilde kanıtladı.
Ankara’daki bu elim olayın sıcaklığı sürerken, saatler sonra Bodrum’dan yükselen sesler, yaşanan trajedinin münferit bir olay olmadığını ve milyonların ortak çığlığını yansıttığını gösterdi. DİSK Devrimci Emekli-Sen Bodrum Şubesi, Bodrum Belediye Meydanı’nda toplanarak emeklilerin gasp edilen hakları için kapsamlı bir basın açıklaması düzenledi. Üzerlerinde DİSK amblemli kırmızı yelekleri bulunan emekliler, “DİSK / Devrimci Emekliler Sendikası Bodrum Şubesi” yazılı bir pankartın etrafında kenetlenerek haklı taleplerini haykırdılar. Ankara’daki acı kayıptan bağımsız olarak planlanan ancak zamanlamasıyla emeklinin ortak kaderini simgeleyen bu eylemde okunan metin, Türkiye’deki sefalet düzeninin de net bir fotoğrafını çekti.
Emeklinin öfkesi ertelenemez!
Eylemde grup adına basın açıklamasını okuyan Bekir Yetimoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın temel niteliklerinden olan sosyal hukuk devleti ilkesinin ve kanun önünde eşitlik kuralının fiilen askıya alındığını vurguladı. Siyasi iktidarın ekonomi politikalarının, emeklileri toplumun en korumasız ve en derin yoksullukla sınanan kesimi haline getirdiğini belirten Yetimoğlu, milyonlarca emeklinin öfkesinin artık ertelenemez ve görmezden gelinemez bir boyuta ulaştığının altını çizdi.
Açıklamada özellikle “seyyanen zam” ayrımcılığına geniş ve sert eleştiriler yöneltildi. Seçim öncesinde bizzat en üst düzey siyasi makamlar tarafından verilen sözlerin tutulmadığı, çıkarılan torba yasayla seyyanen ek ödemenin sadece çalışan memurlara verilerek tüm emeklilerin bu hakkın tamamen dışında bırakıldığı hatırlatıldı. Yetimoğlu, bu adaletsiz uygulamanın anayasal bir suç olduğunu ifade ederek, yıllarca aynı okulda ders vermiş veya aynı hastanede hayat kurtarmış meslektaşlar arasında, salt biri emekli olduğu için devasa bir gelir uçurumu yaratıldığını kaydetti. Açıklamada, sadece memur emeklilerinin değil, açlık sınırının çok altında yaşam mücadelesi veren SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin de yok sayılarak derin bir sefalete mahkum edildiği belirtildi.

Emeklilik lütuf ya da sadaka değil!
Bodrum meydanından yükselen seste, emekliliğin bir lütuf veya sadaka olmadığı; tarlalarda, fabrikalarda ve hastanelerde dökülen alın terinin anayasal karşılığı olduğu vurgulandı. Yargıtay Onursal Üyesi’nin açtığı davanın Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının tarihi bir adalet sınavı olduğu hatırlatılan açıklamada, emeklilerin çözüm bekleyen talepleri kesin bir dille sıralandı. Seyyanen zammın statü ayrımı gözetilmeksizin tüm işçi, esnaf ve memur emeklilerine derhal yansıtılması, aylık bağlama oranlarının adil seviyelere çekilmesi, kök aylık garabetine son verilerek en düşük maaşın insanca yaşam standardına yükseltilmesi ve kapsamlı bir intibak yasasının acilen çıkarılması talep edildi. Sağlık hizmetlerine erişimde emeklilerden kesilen muayene katılım payı ve ilaç farkı ücretlerinin de tamamen kaldırılması gerektiği belirtilen açıklama, Ankara’da yaşanan acı intiharın gölgesinde, emeklilerin onurlu yaşam mücadelesinden asla geri adım atmayacağının ilanı oldu.






























