Muğla’nın Milas ilçesindeki dünyaca ünlü Bargilya Kuş Cenneti, lüks konut projeleri ve kaçak hafriyat dökümleriyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yaban Hayatı Eylem Grubu ve Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı tarafından yapılan ortak basın açıklamasında, “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsündeki sulak alana yönelik tecavüzlerin derhal durdurulması çağrısı yapıldı.
Açıklamada, yetkili kurumların kaçak yapılaşmaya göz yumduğu iddia edilirken, doğa savunucuları lagünü kurtarmak için hukuki mücadele başlatacaklarını ve uluslararası sözleşmeleri devreye sokacaklarını duyurdu.
Muğla’nın eşsiz doğa ve kültür miraslarından biri olan Milas Boğaziçi’ndeki Bargilya Kuş Cenneti, namıdiğer Metruk Tuzla, ardı arkası kesilmeyen işgal ve tahribat girişimleriyle boğuşuyor. Yaban Hayatı Eylem Grubu ve Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı’nın kamuoyu ile paylaştığı basın açıklamasına göre, yüzlerce kuş, bitki ve su canlısına ev sahipliği yapan bu 2500 yıllık ekosistem, çeşitli rant ve yapılaşma baskıları uğruna parça parça yok ediliyor. Cumhurbaşkanlığı kararı ile “Kesin Korunacak Hassas Alan” ilan edilen bölgede, gölü besleyen kılcal derelerin hafriyatlarla yönünün değiştirildiği, önüne setler çekildiği ve doldurulan alanların ilan siteleri üzerinden satışa sunulduğu belirtiliyor.
Bölgedeki Cindye ve Bargilya antik kentleri nedeniyle birinci derece arkeolojik sit alanlarına komşu olan bu hassas ekosisteme yönelik en büyük tehditlerden birinin ise geniş çaplı konut projeleri olduğu vurgulanıyor. Açıklamada yer alan bilgilere göre, doğaseverlerin tüm itirazlarına, daha önce kazanılan davalara ve yargının verdiği iptal kararlarına rağmen, Shelton İnşaat Pazarlama A.Ş. tarafından yapılması planlanan 359 konutluk projeye Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 28 Ağustos 2026 tarihinde “ÇED Olumlu” kararı verildiği açıklandı. Yüzyıllardır bu topraklarda zeytini ve doğasıyla barışık yaşayan bölge halkının ve sivil toplum kuruluşlarının, doğayı tehdit eden bu projelere boyun eğmeyeceklerinin altı çiziliyor.
Yaşanan çevre sorunlarının boyutunu gözler önüne seren bir diğer olay ise birkaç hafta önce sulak alanın hafriyat kamyonlarıyla getirilen moloz ve toprakla doldurularak bir sedde oluşturulmaya çalışılması oldu. Dörttepe Muhtarı’nın başvurusu üzerine, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün uygun görüşüne dayanılarak başlatıldığı ifade edilen bu yasadışı müdahale, Muğla Çevre İl Müdürlüğü ve Boğaziçi Jandarma Karakolu ekiplerinin zamanında müdahalesiyle durduruldu ve iş makineleri alandan çıkarıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden alınan resmi yanıtlara göre, hafriyat dökümünü gerçekleştiren ilgili firmaya idari işlem uygulandığı ve konunun 21 Ağustos 2026 tarihinde ilgili tüm kurumlara bildirildiği ifade ediliyor. Ayrıca 3 Eylül 2026 tarihinde Muğla İl Çevre ve Şehircilik Şube Müdürlüğü tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu bilgisi de basın mensuplarıyla paylaşıldı.
Yaban Hayatı Eylem Grubu adına Süha Umar ve Yaban Hayatı ve Doğa Koruma Vakfı adına Fulya Massizzo’nun imzasıyla yayımlanan açıklamada, yerel yönetimlere yönelik ciddi eleştiriler de yer alıyor. Özellikle Milas Belediyesi’nin alandaki ruhsat alması mümkün olmayan kaçak iş yerlerine ve yapılara göz yumarak talana zemin hazırladığı, dolgu faaliyetlerine seyirci kalarak görev suçu işlediği iddia ediliyor. Doğa savunucuları, dökülen molozların kaldırılarak alanın ivedilikle eski haline getirilmemesi durumunda konuyu Ramsar ve Bern sözleşmelerinin uluslararası denetim mekanizmalarına taşıyacaklarını belirtiyor. Yaban hayatının ve lagünün asıl sahiplerinin haklarını korumakta kararlı olan kuruluşlar, yasal süreçlerin takipçisi olacaklarını vurguluyor.




























