Sabah ailesiyle birlikte büyük bir heyecanla Bodrum’a geldi…
Valizler otele bırakıldı…
Denize girecek, kumda oynayacak, tatilin tadını çıkaracaktı…
Ama tatilinin ilk günü ambulans sirenleriyle sona erdi…
Bitez sahilinde, Mobydick Hotel önünde meydana gelen kazada, ailesiyle birlikte yürüyüş yapan 4 yaşındaki Türk çocuk, iddiaya göre sahil yürüyüş yolunda ilerleyen bir motosikletin çarpması sonucu yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri küçük çocuğa ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırdı. Vücudunda yaralanmalar ve kanamalar olduğu öğrenilen çocuğun tedavisi sürüyor.
Henüz tatiline başlamadan hastane odasında tedavi görmek zorunda kalan bu küçük çocuk, aslında yıllardır göz göre göre büyüyen bir sorunun son mağduru oldu.
…
Bir çocuğun gözünden bakalım…
Dört yaşındaki bir çocuk trafik hesabı yapamaz…
Arkasından motosiklet gelip gelmediğini kontrol edemez…
Kör noktayı bilmez…
Motor sesinin hangi taraftan geldiğini anlayamaz…
Çünkü o sadece oyun oynamak isteyen bir çocuktur.
Onun güvenliğini sağlamak; sürücülerin, belediyenin ve denetimden sorumlu kurumların görevidir.
…
Bitez başta olmak üzere Bodrum’un birçok sahilinde yürüyüş yolları ne yazık ki zaman zaman motosiklet yoluna dönüşmüş durumda.
İnsanlar deniz kenarında yürüyüş yapmak isterken arkalarından motosiklet sesi duymaya alıştı. Bebek arabası süren aileler, çocuklar, yaşlılar ve turistler sürekli arkalarını kontrol ederek yürümek zorunda kalıyor.
Oysa yürüyüş yolları motosikletler için değil, yayalar içindir.
Vatandaşların iddiasına göre yıllardır belediyeye dilekçeler verildi, motosiklet girişini engelleyecek bariyerler, uyarı levhaları ve fiziksel önlemler talep edildi. Ancak kalıcı bir çözüm üretilemedi.
Bugün yaşanan kaza da bu ihmaller zincirinin yeniden tartışılmasına neden oldu.

…
Sorun motosiklet değil… Kuralsızlık.
Motor kullanmak sadece gaz vermek değildir.
Motor kullanmak; disiplin, öz denetim ve kurallara saygıdır.
Ne yazık ki Bodrum’da artık herkesin alıştığı görüntüler var…
Ana caddelerde tek teker üzerinde metrelerce giden motosikletler…
Kavşaklarda drift atanlar…
Araçların kör noktasından aniden çıkanlar…
Yoğun trafikte birkaç saniye kazanmak uğruna sürekli şerit değiştirenler…
Koruyucu ekipman kullanmadan yüksek hızlara çıkanlar…
Ve en tehlikelisi…
Trafiğe kapalı sahil yürüyüş yollarında çocukların, yaşlıların ve turistlerin arasından hızla geçen motosikletler…
Bunlar cesaret değildir…
Bunlar ustalık değildir…
Bunlar hem sürücünün hem de hiç tanımadığı insanların hayatını tehlikeye atan davranışlardır.
Gerçek sürücülük, gaz kolunu sonuna kadar çevirmek değildir.
Gerçek sürücülük…
Bir çocuğu görünce yavaşlamaktır…
Yayanın olduğu yerde frene basmaktır…
Kimse görmese bile kurallara uymaktır.
…
İstatistikler alarm veriyor…
Bu olay tek başına değerlendirilemez.
Türkiye’de 2025 yılında meydana gelen 288 binin üzerinde ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasında, kazaya karışan araçların yaklaşık üçte birini motosikletler oluşturdu.
Aynı yıl 1.334 motosiklet sürücüsü ile 191 motosiklet yolcusu hayatını kaybetti.
Bu rakamlar sadece sayı değildir…
Her biri yarım kalan bir hayat…
Yıkılan bir aile…
Sönen umutlar…
Evladının telefonunu bir daha hiç açamayacak anne ve babalar…
Çocuğunun odasına girip sessizce ağlayan aileler…
Bir daha doğum günü kutlayamayacak gençler…
Bir daha “Anne, geldim…” diyemeyecek evlatlar…
Aşırı hız…
Kuralsızlık…
Dikkatsizlik…
Koruyucu ekipman kullanmamak…
Ve birkaç saniyelik acele…
Bazen bir ömrün en büyük pişmanlığına, bazen de bir ailenin hiç dinmeyecek gözyaşına dönüşüyor.
…
Turizm kentine yakışıyor mu?
Bodrum, milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri.
Bir çocuğun tatilinin ilk gününde ambulansla hastaneye kaldırılması yalnızca o aile için değil, Bodrum’un güvenliği ve turizm itibarı açısından da düşündürücüdür.
İnsanlar deniz kenarında yürürken denizi seyretmeli…
Arkalarından motosiklet gelip gelmediğini düşünmemeli.
…
Çözüm aslında çok basit…
Vatandaşların yıllardır söylediği talepler belli…
• Yürüyüş yollarına motosiklet girişini engelleyecek fiziksel bariyerler…
• Acil durum araçları için kontrollü geçiş noktaları…
• Daha fazla uyarı levhası…
• Kamera destekli denetimler…
• Özellikle yaz sezonunda sürekli trafik kontrolü…
• Trafiğe kapalı alanlarda sıfır tolerans uygulaması…
Bunlar lüks yatırımlar değil…
İnsan hayatını koruyacak en temel önlemler.
…
Son söz…
Bugün ambulansın kapısı kapandı…
Siren çaldı…
Bir anne ile babanın yüreği ağzına geldi.
Sabah denize girmek için hazırlanan küçücük bir çocuk, akşam hastane odasında ağrı içinde uyumaya çalıştı.
Belki oyuncaklarını soracak…
Belki “Denize ne zaman gideceğiz?” diyecek…
Belki de Bodrum’u, mavisini değil…
Ambulansın sirenini hatırlayacak.
…
Bu yazı motosiklet düşmanlığı değildir.
Bu yazı, kurallara uyan binlerce motosiklet sürücüsünü suçlamak için de yazılmadı.
Bu yazı…
Bir çocuğun canının, birkaç saniyelik aceleden daha değerli olduğunu hatırlatmak için yazıldı.
Çünkü…
Hiçbir hız tutkusu…
Hiçbir tek teker gösterisi…
Hiçbir drift…
Hiçbir “Bana bir şey olmaz” düşüncesi…
Bir çocuğun gözyaşından daha değerli değildir.
Bugün Mobydick Hotel önünde yere düşen sadece 4 yaşındaki bir çocuk değildi…
Aslında yere düşen…
Bodrum’un güvenlik anlayışıydı.
Umarız bu kaza son olur.
Umarız bir daha hiçbir anne, tatilin ilk gününde ambulansın peşinden koşmak zorunda kalmaz.
Umarız hiçbir baba, çocuğunun elinden deniz kovasını alıp hastane dosyasını taşımak zorunda bırakılmaz.
Ve umarız…
Bodrum’u ziyaret eden çocuklar, bu güzel kenti ambulans sirenleriyle değil…
Martı sesleriyle…
Dalgaların kıyıya vuruşuyla…
Ve mutlu anılarıyla hatırlar.
Çünkü Bodrum’un sahilleri motosikletlerin değil… çocukların kahkahalarının yankılandığı yerler olmalıdır.


























