Bodrum Kadın Platformu üyeleri, kadınların eşit yurttaşlık, eğitim ve çalışma haklarını hedef alan paylaşımları nedeniyle Cafer Beydilli hakkında suç duyurusunda bulundu. Platform tarafından yapılan açıklamada, kadın düşmanı söylemlerin “sehven” denilerek geçiştirilemeyeceği vurgulanırken, kadınların kamusal yaşamdan çekilmeyeceği mesajı verildi.
Bodrum Kadın Platformu’ndan Kayseri Kızılay Başkanı Hakkında Suç Duyurusu
Sosyal medya üzerinden kadınların eve kapatılması çağrısı yaptığı ve şeriat göndermelerinde bulunduğu iddia edilen Cafer Beydilli hakkında yapılan suç duyurusunun ardından açıklama yapan platform üyeleri, söz konusu ifadelerin yalnızca bireysel görüş olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
“Bu Söylemler Anayasal Haklara Saldırıdır”
Platform tarafından paylaşılan açıklamada, kadınları toplumsal yaşamdan dışlayan söylemlerin anayasal hakları hedef aldığı ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şüphelinin söylemleri, kadını toplumsal yaşamdan dışlamayı amaçlayan, onu eşit birey olarak görmeyen ve kazanılmış haklarını hedef alan ayrımcı, gerici bir zihniyetin açık ifadesidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın eşitliği düzenleyen 10. maddesi ile eğitim hakkını güvence altına alan 42. maddesi açıkça ihlal edilmiştir.”
Ayrıca söz konusu ifadelerin, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde yer alan “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile 122. maddesinde düzenlenen “nefret ve ayrımcılık” suçları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
Bodrum Kadın Platformu’ndan Kayseri Kızılay Başkanı Hakkında Suç Duyurusu
“Kızılay Gibi Bir Kurumun Temsilcisine Yakışmaz”
Açıklamada, kamu yararına faaliyet yürüten bir kurumun yöneticisinin ayrımcı söylemler kullanmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
“Kadınlara yönelik düşmanca ve ayrımcı bir yaklaşımın; yardım, afet, sağlık ve dayanışma hizmetleri yürüten bir kurumun temsilcisi tarafından dile getirilmesi kabul edilemez.”
Kadınların kriz ve afet dönemlerinde büyük sorumluluk üstlendiğine dikkat çekilen açıklamada, kadın emeğini yok sayan anlayışın toplum vicdanında güven duygusunu zedelediği ifade edildi.
“Sehven Savunmasını Kabul Etmiyoruz”
Platform üyeleri, yapılan açıklamaların ardından gelen “sehven paylaşım” savunmasını da reddettiklerini belirtti.
Yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Kadın düşmanlığı yalnızca sözden ibaret değildir. Kadınların eğitim hakkını tartışmaya açan her söylem, çocuk yaşta evlilikleri meşrulaştıran anlayışı besler. Kadınların çalışma hakkını hedef alan her çağrı, ekonomik bağımsızlığa yönelik bir saldırıdır.”
Kadınları eve kapatmayı savunan anlayışın şiddeti, eşitsizliği ve görünmez emeğin sömürüsünü büyüttüğü belirtilirken, yaşananların bir “yanlışlık” değil sistematik bir zihniyetin yansıması olduğu ifade edildi.
“Kadınları Aşağılamak Bu Kadar Kolay Olmamalı”
Adliye önünde açıklama yapan platform temsilcileri, suç duyurusunun cezasız kalmaması gerektiğini söyledi.
Platform adına yapılan açıklamada, şu ifadeler öne çıktı:
“Kadınları aşağılamak, ötekileştirmek ve ayrıştırmak bu kadar kolay olmamalı. Bu ülkede büyüyen kız çocuklarını düşünerek duruşumuzu ortaya koymak zorundayız.”
Türkiye’nin farklı kentlerinde de benzer suç duyurularının yapıldığı belirtilirken, kadın haklarına yönelik nefret söylemlerine karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.
“Haklarımızdan da Hayatlarımızdan da Vazgeçmiyoruz”
Bodrum Kadın Platformu açıklamasını şu kararlı mesajla sonlandırdı:
“Kadınların nasıl yaşayacağına, okuyup okumayacağına, çalışıp çalışmayacağına kimse karar veremez. Kadınlar eve kapanmayacak. Kız çocukları eğitim hakkından vazgeçmeyecek. Kadınlar kamusal yaşamdan, üretimden ve sokaklardan çekilmeyecek. Eşitlikten, özgürlükten ve laiklikten asla ödün vermeyeceğiz. Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmiyoruz.”


























