Dördüncü Bölüm
Bazen bir yangın…
Yalnız ağaçları yakmaz.
Bize yıllarca unutamayacağımız dersler de bırakır.
…
Bodrum’un en büyük orman yangınlarından Kızılağaç Yangını da bunlardan biriydi.
O gün yalnız alevlerle mücadele edilmedi.
Bilgi ile bilgisizlik…
Hazırlık ile hazırlıksızlık…
Doğru karar ile yanlış karar da karşı karşıya geldi.
…
Yangın Torba tarafından ilerliyordu.
İlk dumanlar ormanlık alanda fark edildi.
Bölgeyi çok iyi tanıyan Bodrum Orman Şefi, yangının nereye yönelebileceğini önceden okuyabiliyordu.
Rüzgârı…
Vadileri…
Bitki örtüsünü…
Ve alevlerin izleyeceği muhtemel güzergâhı biliyordu.
Müdahale de buna göre başladı.
…
Ancak daha sonra bölgeyi yeterince tanımayan farklı bir yönetim anlayışı devreye girdi.
Komuta değişti.
Kararlar değişti.
Ve yangının seyri de değişmeye başladı.
Yanlış yönlendirilen bir arazöz çıkmaz bir noktada alevlerin arasında kaldı.
Hem araç kaybedildi…
Hem de değerli zaman.
Yangın kısa sürede büyüdü.
Rüzgârın da etkisiyle Kızılağaç yönüne ilerledi.
…
Alevlerle yerleşim alanı arasında artık yalnız onlarca metre kalmıştı.
Hemen önünde ise büyük bir çiftlik bulunuyordu.
Yangın çiftliği aşsaydı…
Arkasındaki akaryakıt istasyonu…
Ve ardından Kızılağaç yerleşimi çok daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacaktı.
…
Fakat burada çok önemli bir fark vardı.
Yıllar önce bu ihtimali düşünülmüş.
Ve hazırlık yapılmıştı.
…
Yüzlerce tonluk su depoları…
Güçlü hidrofor sistemi…
Elektrik kesintilerine karşı jeneratör…
Orman sınırı boyunca yerleştirilmiş hidrantlar…
Yangına dayanıklı özel hortumlar…
Hepsi çalışmaya hazırdı.
…
Orman işçileriyle çiftliktekiler birlikte hareket etti.
Hidrantlar aynı anda devreye alındı.
Orman sınırında adeta su duvarı oluşturuldu.
Alevler durdurulmaya çalışılırken…
Rüzgârın taşıdığı yanan kozalaklar bahçeye düşüyordu.
Bu kez içerideki hidrant sistemi ve büyük kapasiteli seyyar söndürücüler devreye girdi.
Yangın çiftliğin içine giremedi.
…
O gün kurtarılan yalnız bir çiftlik değildi.
Belki de Kızılağaç’ın tamamıydı.
Çünkü yangın yerleşim alanına ulaşsaydı…
Bunun bedelini yalnız orman değil…
İnsanlar da ödeyecekti.
…
Yangın söndürüldükten sonra da örnek bir çalışma başladı.
Orman şefi, yanan alanlar kaderine terk etmedi.
Türkiye’ye örnek bir davranış sergiledi.
…
Toprağı yeniden hazırladı.
Fideler dikti.
Daha dayanıklı türlerle yeni bir planlama yaptı.
Ön sıralarda yangına daha dirençli ağaçlar…
Arkalarında çamlar…
Ve yemyeşil bir bitki örtüsü.
Bugün o bölgeye bakan birçok kişi…
Bir zamanlar orada büyük bir yangın yaşandığını anlayamaz.
…
Kızılağaç Yangını bize çok önemli bir gerçeği gösterdi.
Yangını yalnız cesaret söndürmez.
Hazırlık söndürür.
Bilgi söndürür.
Tecrübe söndürür.
Doğru yönetim söndürür.
Ve bazen…
Yıllar önce alınan tek bir önlem…
Binlerce insanın hayatını değiştirebilir.
…
İşte bu yüzden…
Orman yangınlarıyla mücadelede en büyük yatırım…
Yangın başladıktan sonra değil…
Yangın çıkmadan önce yapılan yatırımdır.
…
Yarın…
Dünyanın orman yangınlarıyla mücadelede kullandığı yeni teknolojileri…
Yapay zekâyı…
Drone sistemlerini…
Ve Türkiye’nin bu alanda neler yapabileceğini konuşacağız.































